ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'nin Yemen'deki Husilere karşı askerî müdahaleye katılması ihtimaline ilişkin açıklamaları, Ankara'da devam eden asker gönderme tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Trump, 13 Ekim 2026 Salı günü gazetecilerin sorularını yanıtlarken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan Suudi Arabistan'ın savunulması konusunda destek isteyebileceğini söyledi.Erdoğan ile yakın ilişkisine vurgu yapan Trump, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın olası bir talebine olumlu karşılık vereceğini düşündüğünü ifade etti.
Trump: “Erdoğan benim çok iyi dostum”
Trump'a, Türkiye'nin Yemen'deki Husilere karşı yürütülecek askerî faaliyetlere katılmasını isteyip istemeyeceği soruldu.
ABD Başkanı, böyle bir talepte bulunabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:“İsteyebilirim. Bildiğiniz gibi Erdoğan benim çok iyi dostum ve bunu yapabilirim. Türkiye Cumhurbaşkanı'na büyük saygı duyuyorum. Bence Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinden istediğim şeyi yapacaktır.”Trump, Türkiye'den henüz resmî bir askerî katılım talebinde bulunduğunu açıklamadı. Erdoğan'ın böyle bir talebi kabul ettiğine ilişkin de doğrulanmış bir bilgi bulunmuyor.
Özgür Özel: “Türk askerini Yemen'e göndermek Trump'ın planıdır”
Trump'ın açıklamasından önce aynı gün TBMM'deki grup toplantısında konuşan Özgür Özel, Türk askerinin Yemen'deki çatışmalara dahil edilmesine karşı çıktı.Özel, Türkiye'nin bölgedeki savaşın tarafı hâline getirilmemesi gerektiğini savunarak şöyle konuştu:“Türk askerini Yemen'e göndermek, Türkiye'nin planı, programı değildir. Türk askerini Yemen'e göndermek Trump'ın planıdır. İsrail ve Amerika'nın çıkarlarına hizmet etmektir. Türkiye bu savaşın tarafı haline getirilmemelidir.”
Özel, Türkiye'nin kendi dış politika öncelikleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek başka ülkelerin askerî planlarına dahil olunmaması çağrısında bulundu.“Trump'ın figüranı olmaya, İsrail'in koruyucusu olmaya, Mehmetçiği burada kullanmaya kimsenin hakkı yoktur. Sonuna kadar karşı çıkacağız” ifadelerini kullandı.Özel ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesinde TBMM'nin anayasal yetkisine dikkat çekti.Anayasa'nın 90 ve 92'nci maddelerini hatırlatan Özel, uluslararası anlaşmaların onay süreçleri ile yurt dışına asker gönderme kararlarının Meclis devre dışı bırakılarak yürütülemeyeceğini savundu.
DEM Parti: “Türkiye bölgeye asker değil, diplomasi ihraç etmeli”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda Türkiye'nin Suudi Arabistan'a asker göndermesi ihtimaline karşı çıktı.Hatimoğulları, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında asker gönderilmesinin tartışıldığını belirtti.Konuyla ilgili TBMM Genel Kurulundan henüz bir karar çıkmadığını söyleyen Hatimoğulları, şu değerlendirmede bulundu:“Bu anlaşma gerekçe gösterilerek Suudi Arabistan'a Türkiye'den asker gönderilmesi konuşuluyor. Türkiye bölgeye asker ve çatışma değil, diplomasi ve müzakere ihraç etmeli.”Hatimoğulları, Türkiye'nin
Yemen ile Suudi Arabistan arasında barış görüşmelerinin başlatılması için diplomatik girişimlerde bulunması gerektiğini savundu.
Çatışmalarda sivillerin yaşamını yitirdiğine dikkat çeken DEM Parti Eş Genel Başkanı, taraflara saldırıları durdurma çağrısında bulundu.
Perinçek: “Mehmetçiği Yemen'e gönderen baş aşağı gider”
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de Türkiye'nin Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Yemen'deki çatışmalara askerî olarak dahil edilmesine karşı çıktı.11 Ekim'de 16. Kocaeli Kitap Fuarı'nda düzenlenen “Türkiye Nereye Gidiyor?” konferansında konuşan Perinçek, iktidarın ekonomik kaynak arayışı nedeniyle Türkiye'yi bölgesel çatışmaların içine çekebilecek bir politika izlediğini savundu.Perinçek, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye'den Yemen'e asker göndermesini isteyeceğini ileri sürerek bu talebi dış finansman arayışıyla ilişkilendirdi.Türkiye'nin ekonomik destek karşılığında askerî müdahaleye katılmaması gerektiğini savunan Perinçek, “Mehmetçik, Yemen'in üzerine gönderilemez. Gönderenler baş aşağı gider” dedi.Perinçek, daha önce 9 Ekim'de düzenlediği basın toplantısında da Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın TBMM tarafından onaylanmaması çağrısında bulunmuştu.Anlaşmanın Türkiye'yi ABD ve İsrail'in bölgedeki askerî hedefleri doğrultusunda hareket etmeye zorlayabileceğini iddia eden Perinçek, ortak savunma kapsamındaki askerî kuvvet konuşlandırma hükümlerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.Perinçek ayrıca anlaşmanın bazı savunma yükümlülüklerinin kamuoyundan gizlendiğini ileri sürerek hükümetin TBMM'ye ayrıntılı bilgi vermesi gerektiğini savundu.
Bahçeli: “Suudi Arabistan'ın savunmasına her türlü askerî destek verilmeli”
Muhalefetin açıklamalarının aksine MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, aynı günkü grup toplantısında Suudi Arabistan'ın savunmasına askerî destek verilmesini savundu.Bahçeli, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarını kınayarak Mekke Ortak Savunma Anlaşması çerçevesinde Türkiye'nin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirtti.MHP lideri, “Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi” gerektiğini söyledi.Bahçeli, saldırıların bölgesel güvenliği, enerji taşımacılığını ve uluslararası ticareti tehdit ettiğini savundu.Bununla birlikte Yemen'de kalıcı siyasi çözüm sağlanmasını ve bölgesel anlaşmazlıkların diplomasi yoluyla sona erdirilmesini de istedi.
Mekke Ortak Savunma Anlaşması Meclis gündeminde
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülke arasında karşılıklı savunma iş birliğini öngörüyor.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Ekim'deki Kabine Toplantısı'nın ardından anlaşmanın onay için yakında TBMM'ye sunulacağını açıklamıştı.Türkiye'nin Suudi Arabistan'a sağladığı askerî ve teknik destek de anlaşma çerçevesinde gündemde bulunuyor.Ancak Suudi Arabistan'ın savunmasına yönelik teknik veya askerî destek sağlanmasıyla Türk askerinin Yemen topraklarında doğrudan muharip operasyonlara katılması aynı anlama gelmiyor.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da daha önce yaptığı açıklamalarda Türkiye'nin desteğinin savunma amaçlı olduğunu ve başka bir ülkeye saldırı amacıyla asker gönderilmesinin öngörülmediğini belirtmişti.
Yemen'deki saldırılar gerilimi artırdı
Trump'ın açıklamaları, Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi.Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırıda 13 kişinin hayatını kaybettiği, 300'den fazla kişinin yaralandığı bildirilmişti.Saldırılar, Suudi Arabistan'ın güvenliği ve Kızıldeniz üzerinden yapılan ticaret açısından endişeleri artırdı.Trump, Husilerin saldırılarının petrol fiyatlarını yükseltmeyi amaçladığını öne sürerek İran'ın bölgedeki rolünü eleştirdi.
Türkiye'nin Yemen'e asker gönderme kararı bulunmuyor
13 Ekim itibarıyla Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan resmen askerî katılım istediğine veya Ankara'nın Yemen'e muharip birlik gönderme kararı aldığına ilişkin doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.Özgür Özel ve Tülay Hatimoğulları'nın asker gönderilmesine karşı açıklamaları da Trump'ın son sözlerinden önce, aynı gün düzenlenen TBMM grup toplantılarında yapıldı.Dolayısıyla muhalefetin açıklamaları, Trump'ın sözlerine verilmiş doğrudan yanıtlar değil, Türkiye'nin olası askerî katılımına ilişkin önceden ortaya konulmuş siyasi tutumlar niteliğinde.Yemen'deki çatışmaların genişleme ihtimali, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onay süreci ve Türkiye'nin sağlayabileceği askerî desteğin kapsamı, Ankara'nın dış politika gündemindeki yerini koruyor.