Anayasa Mahkemesi (AYM), hukuka aykırı tahsil edilen vergilerin iadesinde vatandaşların uğradığı ekonomik kayıpları ilgilendiren önemli bir karar verdi.
Mahkemenin 18 Mayıs 2026 tarihinde verdiği
Emine Oya Yüksel kararı, 30 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı.Kararda, vergi idaresi tarafından tahsil edilen ve daha sonra yargı kararıyla iade edilen paranın değer kaybının karşılanmamasının, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkını ihlal ettiği sonucuna varıldı.
Tazminattan yaklaşık 170 bin lira vergi kesildi
Karara konu olayda, özel bir şirkette çalışan kişinin iş sözleşmesi, tarafların karşılıklı anlaşmasıyla sona erdirildi.
Başvurucuya bu kapsamda 474 bin 911 lira 66 kuruş iş sonu tazminatı ödendi. Ödeme üzerinden 169 bin 823 lira 66 kuruş gelir vergisi kesildi.Vergi kesintisinin hukuka aykırı olduğunu savunan başvurucu, 28 Haziran 2018 tarihinde vergi idaresine başvurdu.Başvurusunun ardından başlayan yargı sürecinde, söz konusu ödemenin ilgili dönemde gelir vergisine tabi tutulamayacağına karar verildi.Başvurucuya 166 bin 219 lira 8 kuruş tutarında
vergi iadesi yapıldı.Ancak bu kez, kesilen paranın iade edilinceye kadar geçen sürede uğradığı değer kaybının karşılanması konusunda yeni bir hukuki uyuşmazlık ortaya çıktı.
Faiz talebi önce kabul edildi, sonra reddedildi
Başvurucu, verginin tahsil edildiği tarihten iade edildiği tarihe kadar geçen süre için
faiz ödenmesini istedi.
İstanbul 9. Vergi Mahkemesi, talebi haklı bularak ilgili dönem için faiz ödenmesine karar verdi.Bu karar doğrultusunda başvurucuya 121 bin 524 lira 60 kuruş faiz ödemesi yapıldı.Ancak vergi idaresinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak faiz talebini kesin olarak reddetti.Başvurucu bunun üzerine mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurdu.
AYM: Paranın değer kaybı göz ardı edilemez
Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, hukuka aykırı şekilde tahsil edilen paranın uzun süre kamu idaresinde kalmasının kişi açısından ekonomik kayba yol açabileceğini değerlendirdi.Kararda, kişinin parasını kullanamadığı süre boyunca enflasyon nedeniyle meydana gelen değer kaybının dikkate alınması gerektiği vurgulandı.Mahkeme, hukuka aykırı tahsilatın yalnızca anapara üzerinden giderilmesinin somut olayda başvurucuya orantısız bir külfet yüklediği sonucuna ulaştı.Bu gerekçeyle
Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine oybirliğiyle karar verildi.
Yeniden yargılama yapılacak
Anayasa Mahkemesi, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla kararın yeniden yargılama yapılmak üzere İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesine iletilmesine hükmetti.
Kararın bir örneğinin bu amaçla İstanbul 9. Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar verildi.Mahkeme ayrıca başvurucuya 487 lira 60 kuruş harç ve 40 bin lira vekâlet ücretinden oluşan toplam
40 bin 487 lira 60 kuruş yargılama gideri ödenmesine hükmetti.Bu tutar, vergi iadesinden doğan faiz alacağı değil, başvurucunun yargılama giderlerini karşılamaya yönelik bir ödeme.Faiz uyuşmazlığının ihlalin giderilmesi kapsamında nasıl sonuçlanacağı yeniden yargılamada belirlenecek.
Vergi iadesi alan herkes faiz talep edebilir mi?
Anayasa Mahkemesinin kararı, benzer hukuki uyuşmazlıklar açısından dikkate alınabilecek önemli bir değerlendirme içeriyor.Ancak bu karar, geçmişte vergi iadesi alan herkese kendiliğinden faiz ödeneceği anlamına gelmiyor.Verginin hangi nedenle tahsil edildiği, iade süreci, ilgili yasal düzenlemeler, başvuru süreleri ve somut olayın koşulları ayrı ayrı değerlendirilmeli.Bununla birlikte karar, vatandaşların kamu idaresinden olan alacaklarında yalnızca paranın geri verilmesinin değil, tahsilat ile iade arasında ortaya çıkan ekonomik kaybın da önem taşıdığını ortaya koyuyor.
AYM'nin kararı, hukuka aykırı vergi tahsilatından kaynaklanan mağduriyetlerin giderilmesinde mülkiyet hakkının korunmasına ilişkin anayasal güvenceleri bir kez daha gündeme taşıdı.