• Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
00:30
Antalya Havalimanı'nda 18,9 kilo likit metamfetamin ele geçirildi
00:19
Üsküdar'da kritik seçim öncesi Ekrem Baki tutuklandı
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Eğitim
  3. TMMOB: Üniversiteler, eğitim süresi kısaltılarak değil, yeniden kamusallaştırılarak güçlenir
Eğitim
Yayınlanma: 20 Ocak 2026 - 16:20

TMMOB: Üniversiteler, eğitim süresi kısaltılarak değil, yeniden kamusallaştırılarak güçlenir

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), üniversitelerde dört yıllık lisans programlarının süresinin fiilen kısaltılmasına yönelik açıklamalara ilişkin, "Eğitim süresinin kısaltılması mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı eğitimini, sermayenin ihtiyaçlarına göre standartlaştırılmış, bilimsel bilgi ve teknik üretmeyen, yalnızca işgücü belgesi dağıtılan bir yapıya dönüştürme riskini doğuracaktır." dedi.

Eğitim
20 Ocak 2026 - 16:20
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
TMMOB: Üniversiteler, eğitim süresi kısaltılarak değil, yeniden kamusallaştırılarak güçlenir
TMMOB Yönetim Kurulu, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın üniversitelerde dört yıllık lisans programlarının süresinin fiilen kısaltılmasına yönelik ifadelerinin ardından, yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, YÖK Başkanı Özvar’ın, "mevcut sekiz yarıyıllık eğitimin korunacağını, ancak derslerin daha yoğun planlanmasıyla öğrencilerin lisans eğitimini üç yıl içinde tamamlayabilmesinin hedeflendiğini" duyurduğu hatırlatıldı. Yeni sistemle birlikte akademik takvimin yeniden yapılandırılmasının, bir öğretim yılının yaz döneminin bir bölümünü de kapsayacak şekilde üç sömestr olarak düzenlenmesinin ve bir sömestrin 12-14 haftaya düşürülmesinin planlandığı belirtildi. Ayrıca açıklamada bu düzenlemenin, resmi açıklamalarda "daha yoğun ve daha kompakt bir eğitim" olarak ifade edildiği ve 2026-2027 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmasının öngörüldüğü aktarıldı.

TMMOB, resmi açıklamalarda öne çıkarılan modelin, "istihdama duyarlılığı, uygulama temelli eğitimi, beceri temelli müfredatları ve sektörün doğrudan Eğitim süreçlerine katılımını sağlayan" bir yaklaşım olarak tanımlandığını; bugüne kadar verimsiz kaldığı belirtilen staj uygulamalarının da "işyeri temelli mesleki eğitime" dönüştürülmesinin planlandığını kaydetti. Açıklamada şu ifadeler kaydedildi:

"Anayasamıza göre üniversiteler özerk kuruluşlardır. Akademik konularda kararlar almak, ders programlarını yapmak ise yükseköğretim kanununa göre üniversite senatolarına verilmiş bir görevdir. Yükseköğretimde derslerin sıradan bir şekilde üst üste dizilip verilmesiyle bilimsel eğitim yapıldığından söz edilemez. Açıklamalarda iddia edildiğinin aksine ön lisans, lisans ve yüksek lisans hiyerarşisiyle sürdürülen günümüz yükseköğretim sistemi bu haliyle hayata erken atılmak isteyen gençlere zaten hizmet etmektedir. Diğer yandan, üniversite eğitimi yalnızca bir meslek sahibi olmayı değil, bilimsel bakış açısının kazanılmasını, araştırma, sorgulama, sorun tanımlama ve çözüm geliştirme becerilerinin geliştirilmesini, dünyayı anlamayı, değişimi yönlendirmeyi ve değişime uyumu, öğrenmenin öğrenilmesini ve yeni bilgi üretimini sağlayan yapısal bir süreçtir. Üniversite eğitimi, kuramsal ve uygulamalı dersler, temel bilimler, sosyal bilimler, kültür, sanat, laboratuvar çalışmaları, saha araştırmaları gibi birbirini bütünleyen farklı alanları kapsar. Yükseköğrenimden bunları çıkarır, sadece meslek derslerini bırakırsanız geriye yalnızca meslek okulu kalır. Akademik eğitim, 'işyeri temelli mesleki eğitim' yaklaşımıyla meslek lisesi ya da ön lisans eğitimine sıkıştırılamaz.

"Eğitimin ticarileşmesi ve eğitimi dinselleştirme uygulamaları ortaöğrenim kurumlarını giderek etkinsizleştirmektedir"

Ülkemizdeki yükseköğretimin temel sorunlarının başında, ortaöğretimin niteliğindeki gerileme gelmektedir. Eğitimin ticarileşmesi ve eğitimi dinselleştirme uygulamaları, ortaöğretimdeki niteliksizleşmeyi katlayarak artırmaktadır sınav odaklı eğitim, okulların fiziksel altyapı ve donanım eksiklikleri, kalabalık sınıflar, ikili öğretim, taşımalı eğitim, çocuk ve gençlerin dini cemaat ve vakıflara yönlendirilmeleri ile mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik uygulamaları ortaöğrenim kurumlarını giderek etkinsizleştirmektedir.

Böylesine bir yapıda üniversite sınavlarında eksi matematik ve fen netleriyle üniversitelerin mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı bölümlerine giren öğrenciler mevcuttur. Öğrenciler ilk yıllarında bu programlar için zorunlu temel matematik ve fen derslerini, kültür, ekonomi gibi genel altyapı derslerini almakta; ancak ondan sonra mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı alanlarına ilişkin derslere geçmektedirler. Alan dersleri olarak adlandırılan mesleğe yönelik dersler de zincir şeklinde birbirleriyle ilintili olmakta ve ilki tamamlanılmadan devam dersleri alınamamaktadır. Öte yandan öğretim izlencelerinde çağın gerektirdiği çok disiplinli çalışmalar, projeler ve bu bağlamda açılan çok sayıda seçmeli ders de yer almaktadır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı programlarının üç yılda tamamlanması zordur.

"Eğitimi dört yıldan üç yıla indirerek üniversite mezunu arzını artırmak ucuz işgücünü yaratmaktan başka bir işlev görmeyecektir"

Bilindiği üzere Türkiye, Dünya Bankası verilerine göre üniversite mezunlarının işsizlik oranının, genel işsizlik oranının üstünde olduğu yegâne Avrupa ülkesidir. Eğitimi dört yıldan üç yıla indirerek üniversite mezunu arzını artırmak, kendilerinden bütünü ve parçaları kavrayarak çözüm tanımlama, tasarlama ve gerçekleştirme bilgi ve becerisi beklenen mühendis, mimar ve şehir plancılığı mezunlarının düzeyini 'ara eleman'a, maaşlarını da asgari ücret seviyelerine indirmek, dolayısıyla sermayenin istediği ucuz işgücünü yaratmaktan başka bir işlev görmeyecektir.

YÖK verilerine göre, 2002’de 93 olan üniversite sayısı, 2025 yılı itibarıyla 208’e çıkarılmıştır. 2006’da dillendirilen 'her ile bir üniversite' sloganının ardından yılda ortalama 5 üniversite kurulmuştur. Hiçbir üretim ve istihdam planlamasına dayanmayan niceliksel artış, niteliksel artışı beraberinde getirmemiştir. Atanmış rektörler eliyle ülkenin köklü üniversitelerine karşı yürütülen akıl ve bilim dışı uygulamalarla bilimsel bilginin dışlandığı, yetişmiş akademik kadroların ilişiklerinin kesildiği böylesi bir dönemde akademik eğitimden de vazgeçilmektedir.

"Bu yaklaşım, akademik kadroları yalnızca ders veren bir işleyişe zorlayacaktır"

Üniversitelerin akademik kadroları, fiziksel yapıları, personel durumları ve bütçeleri dikkate alındığında YÖK Başkanının açıkladığı modelin uygulanması oldukça sıkıntılı görünmektedir. Bu yaklaşım, özellikle akademik kadroları yalnızca ders veren bir işleyişe zorlayacaktır. Yükseköğretimdeki akademik kadrolar araştırma yapmaktan, bilimsel çalışmalara katılmaktan, proje üretmekten ve kendilerini geliştirmekten uzak kalacaklardır. Bölüm dersleri giderek bilimsel ve teknik niteliğini yitirecek, öğretim üyelerinin 12 ay ders vermesini gerektirerek üniversitelerde araştırmayı bitirecek, öğrencileri ise yılda 12 ay ders almaya kilitleyerek sosyal ve kültürel bir hayat sürmelerini engelleyecektir.

Öngörülen modelin bir diğer amacı da kamusal harcamaların azaltılmasıdır. Eğitim süresinin kısaltılması; burs, barınma, beslenme, ulaşım ve sosyal destekler gibi alanlarda devletin sorumluluğunu daha da azaltma aracı olarak kullanılmaktadır. Kamusal yükseköğretim adım adım tasfiye edilirken maliyet öğrencilere ve ailelere yüklenmektedir. Gerçek sorun çok ders ya da uzun süreli yükseköğretim değildir; içeriği boşaltılmış, bilimsel niteliğini yitirmiş üniversite programlarıdır. YÖK’ün asıl yapması gereken eğitimin süresini değil, eğitimin niteliği ve derinliğini tartışmaktır.

"Üniversiteler, yeniden kamusallaştırılarak güçlenir"

Hedeflenen model, açıklamalarda yer alan 'esneklik', 'verimlilik' ya da 'uluslararası uyum' gibi kavramlarla gerekçelendirilmeye çalışılsa da arka planda yatanın yükseköğretimin akademik eğitimden uzaklaştırılması, sistemli biçimde piyasalaştırılması ve daraltılması olduğunun bilinmesi gerekir. Eğitim süresinin kısaltılmasının temel amacının, yükseköğretimi kamusal alan olmaktan çıkarıp sermayenin kısa erimli gereksinimlerine göre yeniden yapılandırmak olduğu açıktır. Eğitim süresinin kısaltılması mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı eğitimini, sermayenin ihtiyaçlarına göre standartlaştırılmış, bilimsel bilgi ve teknik üretmeyen, yalnızca işgücü belgesi dağıtılan bir yapıya dönüştürme riskini doğuracaktır.

Bugün ihtiyaç duyulan şey hızlandırılmış diplomalar değil, gençlere gelecek sunan, kamusal sorumluluğu olan, bilimsel ve özerk üniversitelerdir. Üniversiteler, eğitim süresi kısaltılarak değil, yeniden kamusallaştırılarak güçlenir. Aksi halde süre kısalır; ama gençliğin geleceği daha da daralır."

# TMMOB# Eğitim
EDİTÖR
Editör
Editör
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Öğretmenlerden
Öğretmenlerden "kayıt parası" tepkisi: "Ne kadar para, o kadar eğitim anlayışı kabul edilemez"
New York’tan okullarda yapay zekâya fren: Yaklaşık 600 bin öğrenciyi kapsayacak
New York’tan okullarda yapay zekâya fren: Yaklaşık 600 bin öğrenciyi kapsayacak
Son Haberler
Arca Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar:
Arca Çorum FK Teknik Direktörü Uğur Uçar: "Çorum FK'yı en iyi yere...
Antalya Havalimanı'nda 18,9 kilo likit metamfetamin ele geçirildi
Antalya Havalimanı'nda 18,9 kilo likit metamfetamin ele geçirildi
Üsküdar'da kritik seçim öncesi Ekrem Baki tutuklandı
Üsküdar'da kritik seçim öncesi Ekrem Baki tutuklandı
SpaceX'e Avrupa'dan yeni rakip: Alman Spectrum roketi yörüngeye ulaştı
SpaceX'e Avrupa'dan yeni rakip: Alman Spectrum roketi yörüngeye ulaştı
Marmara Denizi için 400 milyon avroluk plan: Öncelik ileri biyolojik arıtmada
Marmara Denizi için 400 milyon avroluk plan: Öncelik ileri biyolojik...
Para piyasası fonlarında stopaj değişti: Kimleri kapsıyor, eski fonlara ne olacak?
Para piyasası fonlarında stopaj değişti: Kimleri kapsıyor, eski fonlara...
Çok Okunan Haberler
Oğuz Çepni Boyu Dernekleri Federasyonu'ndan Türkistan'a kültür ziyareti
Oğuz Çepni Boyu Dernekleri Federasyonu'ndan Türkistan'a kültür ziyareti
Nuri Aslan, İmamoğlu'nun 30 Ağustos mesajını okudu:
Nuri Aslan, İmamoğlu'nun 30 Ağustos mesajını okudu: "Teslim olmayacağız"
Alper Taş:
Alper Taş: "Bizum Rize" kitaptan öte, başka bir zeminin inşası için...
Kılıçdaroğlu’nun “aday göstermeyin” dediği isimler arasında gösterilmişti: Gökhan Yüksel’den genel merkeze ziyaret
Kılıçdaroğlu’nun “aday göstermeyin” dediği isimler arasında...
ABD ile İran bir ay sonra yeniden çatıştı: Brent petrol 90 doların üzerinde kapandı
ABD ile İran bir ay sonra yeniden çatıştı: Brent petrol 90 doların...
Himalaya felaketinde yeni kabus: 933 hidroelektrik çalışanından haber alınamıyor
Himalaya felaketinde yeni kabus: 933 hidroelektrik çalışanından haber...
Trump duyurdu: ABD’den İran hedeflerine geniş çaplı saldırı
Trump duyurdu: ABD’den İran hedeflerine geniş çaplı saldırı
TÜED Genel Başkanı Ergün'den milletvekillerine: "Memur emeklilerine verilen yüzde 18,60 zam ve bin lira seyyanen artış, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine neden uygulanmıyor?"
TÜED Genel Başkanı Ergün'den milletvekillerine: "Memur emeklilerine verilen yüzde 18,60 zam ve bin lira seyyanen artış, SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine neden uygulanmıyor?"

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Kadın
Politika
Siyaset
Yerel
İnsan Hakları
Kültür-Sanat
Spor
Çevre
Bilim ve Teknoloji
Asayiş
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.