Şüpheli kadın ölümlerinde ailelerden adalet çağrısı: "Dosyalar karanlıkta bırakılmasın"
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun raporuna göre 2026'nın ilk altı ayında 150 kadın öldürüldü, 151 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Yakınlarını kaybeden aileler, etkin soruşturma yürütülmesini ve kapatılan dosyaların yeniden açılmasını istedi.
(İSTANBUL) Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin hazırladığı raporu Bilim Beyoğlu'nda düzenlenen basın toplantısıyla açıkladı.
Rapora göre yılın ilk altı ayında 150 kadın öldürüldü, 151 şüpheli kadın ölümü kayıtlara geçti. Geçmiş yıllarda şüpheli ölüm olarak değerlendirilen 12 kadının ölümünün ise daha sonra kadın cinayeti olduğunun ortaya çıktığı belirtildi.
Platform, kadın ölümlerine ilişkin dosyaların etkin soruşturma yürütülmeden "intihar", "kaza" veya "belirsiz ölüm" olarak kapatılmasının kabul edilemez olduğunu bildirdi.
Açıklamada, "Kadınların ölümü karanlıkta bırakılmamalıdır. Etkin soruşturma yalnızca geçmişteki adaletin sağlanması için değil, bundan sonra yaşanabilecek kadın cinayetlerinin önlenmesi açısından da hayati önemdedir" denildi.
Basın toplantısında şüpheli şekilde yaşamını yitiren kadınların yakınları da devam eden adalet mücadelelerini anlattı.
"Kardeşimin katili dışarıda geziyor"
İzmir'de 2024 yılında evinde şüpheli şekilde hayatını kaybeden 25 yaşındaki Havin Aşkan'ın ağabeyi Bedirhan Aşkan, kardeşinin eşi tarafından öldürüldüğünü öne sürdü.
Soruşturma dosyasındaki gizlilik kararının yaklaşık bir buçuk yıl sonra kaldırıldığını belirten Aşkan, dosyada yeterli inceleme yapılmadığını savundu.
Aşkan, "Kardeşimin tırnaklarında DNA bulunmasına rağmen delillerin yetersiz olduğu söyleniyor. Kardeşimin katili dışarıda geziyor, kardeşim mezarda. Adalet istiyoruz" dedi.
Mekiye Akyel'in ailesinden cenazenin bulunması çağrısı
Siirt'te 2024 yılından bu yana haber alınamayan Mekiye Akyel'in ablası Halime Pirgil, kardeşinin öldürüldüğünü savunarak cansız bedeninin hâlâ bulunamadığını söyledi.
Tehditlere rağmen mücadelesinden vazgeçmeyeceğini belirten Pirgil, "Mekiye'nin kendisine ait bir kimliği, doğum tarihi olmadı. En azından bir mezarı olsun. Kardeşimin hakkı alınana kadar durmayacağım" ifadelerini kullandı.
Aysun Yıldırım'ın annesi: Dosya iki kez kapatıldı
2018 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren Aysun Yıldırım'ın annesi Hüsniye Yıldırım, kızının ölümünün intihar olarak değerlendirildiğini ancak dosyada şüpheli bulgular bulunduğunu ileri sürdü.
Yıldırım, kızının tırnaklarında başka bir kişiye ait DNA bulunduğunu belirterek soruşturmanın etkin yürütülmediğini savundu. Dosyanın iki kez takipsizlikle kapatıldığını söyleyen Yıldırım, Adalet Bakanlığından açıklama beklediğini ifade etti.
"Benim kızımın intihar ettiğine dair delil nerede?" diye soran Yıldırım, dokuz yıldır adalet mücadelesi verdiğini söyledi.
"Bir insan dizlerinin üzerinde kendini asabilir mi?"
Ocak 2021'de İstanbul Esenler'deki evlerinin çatı katında cansız bedeni bulunan Eda Küçükbaltacılar'ın annesi Nurhayat Küçükbaltacılar da kızının ölümünün intihar olmadığına inandığını dile getirdi.
Dosyanın uzun süredir Anayasa Mahkemesinde bulunduğunu belirten Küçükbaltacılar, olayla ilgili telefon kayıtlarının, görüntülerin ve bazı kişilerin binaya giriş çıkışlarının yeterince incelenmediğini savundu.
Kızının bir arkadaşına gönderdiğini söylediği sesli mesajı da hatırlatan anne, "Başıma bir şey gelirse kendime hiçbir şey yapmadım, intihar etmedim, demişti. Bu delil değil mi?" diye konuştu.
Duygu Bölükbaş'ın annesi: Dosya delil yetersizliğinden kapatıldı
İzmir'de 2022 yılında evinin banyosunda ölü bulunan Duygu Bölükbaş'ın annesi Nuriye Bölükbaş ise kızının ölümüne ilişkin yargılamada sanığın yaklaşık bir buçuk yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildiğini ve dosyanın delil yetersizliği gerekçesiyle kapatıldığını söyledi.
Kızının tırnaklarında DNA bulunduğunu belirten Bölükbaş, olayın fiziksel koşullarının açıklanamadığını savunarak soruşturmanın yeniden ele alınmasını istedi.
Basın toplantısı, Kastamonu'da 2025 yılında evinde ölü bulunan Elif Özkan'ın ağabeyi Orhan Karadağ ile 2021 yılında Ankara'daki evinde yaşamını yitiren Ceren Ünal'ın annesi Yurdagül Doğan'ın konuşmalarının ardından sona erdi.
Kaynak: Beril KALELİ/Kamera: Gencer KETEN














