Türkiye'nin savunma sanayisinde faaliyet gösteren önemli kuruluşlarında, elektrikli ve bağlantılı araçların bilgi güvenliği açısından oluşturabileceği riskler gündeme geldi.
TUSAŞ Motor Sanayii (TEI) Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit, Denizli'de katıldığı konferansta, yabancı elektrikli otomobillerin bazı savunma sanayisi kuruluşlarının yerleşkelerine alınmadığını açıkladı.Pamukkale Üniversitesi tarafından Serinhisar ilçesinin Yatağan Mahallesi'ndeki İslami Bilimler Enstitüsünde düzenlenen “Gelişen dünyada değişen tehditler, yapay zekâ, biyoloji ve genetik” konulu konferansta konuşan Akşit, yapay zekâ ve akıllı sistemlerin
güvenlik açısından doğurabileceği tehditlere dikkat çekti.
“Yabancı elektrikli arabaları artık kampüsün içine sokmuyoruz”
ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI'nin yabancı elektrikli araçlara yönelik uygulamasından söz eden Akşit, söz konusu otomobillerin çevreyi algılayan sistemlerinin kritik tesisler açısından risk taşıdığını savundu.
Akşit, araçlardaki kamera ve sensörlerin çevresel veri toplayabildiğini, bu sistemlerin kontrolünün üretici veya başka bir ülkenin elinde bulunmasının güvenlik endişesi oluşturduğunu belirtti.Yerli araçlara izin verildiğini söyleyen Akşit, bu yaklaşımın gerekçesini yazılım ve kontrol sistemleri üzerindeki denetim imkânlarıyla açıkladı.Akşit'in açıklamalarında belirli bir yabancı otomobil markası hedef alınmadı. Uygulamanın hangi modelleri, araç sınıflarını ve üreticileri kapsadığına ilişkin ayrıntılı bir yönerge de paylaşılmadı.
Elektrikli araçların kameraları ve sensörleri neden risk oluşturuyor?
Akşit'in açıklamasında öne çıkan güvenlik endişesi, otomobillerin elektrikli motorlarından çok dijital donanımları ve bağlantı özellikleri oldu.Günümüzde birçok modern araçta çevreyi görüntüleyen kameralar, park ve sürüş destek sensörleri, konum belirleme sistemleri, internet bağlantısı ve uzaktan yazılım güncelleme özellikleri bulunuyor.Bu sistemler sürüş güvenliği ve kullanıcı konforu sağlarken araçların çevrelerinden çeşitli veriler toplamasına da imkân tanıyor.
Özellikle savunma sanayisi tesisleri, askeri bölgeler ve kritik araştırma merkezleri açısından bu verilerin nasıl işlendiği, nerede saklandığı ve kimlerin erişimine açık olduğu önem taşıyor.Kamera görüntülerinin, konum bilgilerinin veya çevresel sensör verilerinin yetkisiz kişilere ulaşması, hassas tesislerin güvenliği açısından potansiyel tehdit oluşturabiliyor.Ancak bağlantılı araçların veri toplayabilmesi, bu verilerin mutlaka üçüncü taraflara izinsiz aktarıldığı veya yabancı otomobil üreticilerinin casusluk yaptığı anlamına gelmiyor.
Yazılım kontrolü ve siber güvenlik vurgusu
Elektrikli ve otonom araçların siber saldırılara karşı korunması gerektiğini belirten Akşit, araçların yazılım üzerinden kontrol edilebilmesinin özellikle kritik tesislerde dikkate alınması gereken bir risk olduğunu ifade etti.Olası bir çatışma veya siber saldırı durumunda bağlantılı araçların kötü amaçlarla kullanılabileceği yönünde değerlendirmelerde bulunan Akşit, yazılım üzerindeki kontrolün önemini vurguladı.Yazılımın kontrolünün kurumda veya güvenilir bir tedarikçide bulunmasının müdahale imkânını artırabileceğini savunan Akşit, yabancı sistemlere yönelik güvenlik endişelerinin bu nedenle arttığını belirtti.Bununla birlikte araçların uzaktan ele geçirilmesi, üreticilerin olağan kontrol yetkileri ve saldırganların güvenlik açıklarını kullanması farklı teknik durumlardır. Her bağlantılı aracın uzaktan yönlendirilebildiği veya benzer risk düzeyine sahip olduğu söylenemez.
Uluslararası siber güvenlik standartları da veri kontrolüne dikkat çekiyor
Bağlantılı araçların siber güvenliği yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası alanda da düzenleyici kurumların üzerinde çalıştığı konular arasında yer alıyor.İngiltere hükümetinin bağlantılı ve otonom araçlar için yayımladığı siber güvenlik ilkelerinde, araç yazılımlarının yaşam döngüsü boyunca korunması, verilerin güvenli biçimde saklanması ve iletilmesi ile sistemlerin saldırılara karşı dayanıklı olması gerektiği belirtiliyor.
ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsünün (NIST) nesnelerin interneti cihazlarına ilişkin güvenlik rehberleri de kurumların kullanacakları bağlantılı cihazların üretici, yazılım ve veri güvenliği risklerini değerlendirmesini öneriyor.Bu rehberler, savunma kuruluşlarında kullanılan bağlantılı teknolojilerin güvenlik kontrollerine tabi tutulmasının önemini ortaya koyuyor. Ancak söz konusu belgeler, Türkiye'deki dört kuruluşun açıkladığı uygulamanın doğrudan hukuki veya teknik dayanağı olarak gösterilemiyor.
Yapay zekâ ve akıllı ev cihazları için de uyardı
Konferansta yapay zekâ teknolojilerine de değinen Akşit, bu sistemlerin gerçekte bulunmayan bilgileri ve kaynakları doğruymuş gibi sunabildiğini belirtti.Özellikle bilimsel araştırmalarda yapay zekâ tarafından üretilen bilgilerin doğrulanması gerektiğini vurgulayan Akşit, kişisel verilerin analiz edilerek insanların ilgi alanları ve hassasiyetlerinin belirlenebildiğini, bunun da yönlendirme amacıyla kullanılabileceğini söyledi.Akıllı ev sistemleri, internet bağlantılı kameralar ve robot süpürgeler gibi cihazların da siber güvenlik riski taşıyabileceğini ifade eden Akşit, bu cihazların kötü niyetli kişiler tarafından ele geçirilebileceği konusunda uyarıda bulundu.TEI'de kritik bilgilerin korunması amacıyla internetten fiziksel olarak ayrılmış sistemler kullanıldığını da açıkladı.
Savunma tesislerinde veri güvenliği tartışması
Akşit'in açıklamaları, savunma sanayisinde güvenlik önlemlerinin yalnızca bilgisayarlar, haberleşme ağları ve üretim sistemleriyle sınırlı olmadığını gösteriyor.Kamera, sensör ve internet bağlantısı taşıyan otomobillerin de fiziksel güvenlik ile siber güvenliğin kesiştiği alanlardan biri hâline geldiği görülüyor.Öte yandan yabancı elektrikli araçlara yönelik uygulamanın kurumlar bazındaki kapsamı, hangi güvenlik kriterlerine dayandığı ve yerli araçların hangi teknik şartlarla değerlendirildiği konusunda ayrıntılı bilgi paylaşılmış değil.Akşit, konferansta yaptığı konuşmanın kişisel değerlendirmelerini de içerdiğini belirterek dijital teknolojilerin sunduğu imkânlardan yararlanırken güvenlik risklerine karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.