Saadet–Yeniden Refah Görüşmesi Sonrası Sert Mesajlar: Ekonomi, Gazze ve Erken Seçim
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Konya'da partisinin belediye başkanlarının AK Parti'ye katılmasına ilişkin, "Baskılar dolayısıyla ya da birtakım sağlanacak kolaylıklar ve menfaatler dolayısıyla maalesef omurgalı bir duruş sergileyemediler, milletin iradesine sahip çıkamadılar" dedi.
Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi tabanlarının birbirine sevgi beslediğini, genel başkanlar düzeyindeki görüşmelerin de bunun bir göstergesi olduğunu dile getiren Erbakan, şöyle devam etti:
"İnşallah birlikte ülkemiz için, milletimiz için, İslam alemi için, rahmetli Erbakan Hocamızın her zaman ifade ettiği gibi 8 milyar insanın kurtuluşu için hayırlı, olumlu adımlar atmak nasip olur. Türkiye'de yapılan araştırmalarda yüzde 30'un üzerinde kararsız seçmen olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun bize söylediği gerçek şudur: Ne iktidardan ne ana muhalefetten memnun olan çok ciddi bir seçmen kitlesi vardır. Bu seçmen kitlesi iktidarın değişmesini istemekte, iktidardan memnun olmamakta; ancak mevcut ana muhalefetin de kendi derdine derman olabileceği konusunda şüphe taşımaktadır. Bu kitle büyük oranda yeni bir heyecanın, yeni bir umudun doğmasını beklemektedir, istemektedir. Bu umudun ve heyecanın oluşturulması için biz de Yeniden Refah Partisi olarak üzerimize düşenleri yapmaya hazır olduğumuzu ifade ediyorum. Bu konuda Saadet Partisi ile görüşmelerimiz bundan sonra da daha sık ve daha yoğun bir şekilde devam edecektir. Ülkemiz için, milletimiz için hayırlı adımlar atmak inşallah nasip olur."
"Türkiye'de ekonomik sorunlar, vatandaşa sorulduğunda en önemli problem olarak karşımıza çıkıyor"
Fatih Erbakan, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların sorulması üzerine ise şunları söyledi:
"Emeklilerin ve asgari ücretlilerin durumu gerçekten de biraz önceki görüşmemizde en önemli gündem maddelerinden bir tanesiydi. Türkiye'de ekonomik sorunlar, vatandaşa sorulduğunda en önemli problem olarak karşımıza çıkıyor. Emeklilerimizin yüzde 90'ı açlık sınırının altında maaş alıyor. Açlık sınırı 32 bin lira olmuş durumda; emeklilerin yüzde 90'ı 32 bin liranın altında maaş alıyor. Asgari ücret maalesef açlık sınırının altında. Yoksulluk sınırının 100 bin lira seviyesine geldiği bir Türkiye'de yaşıyoruz. Böyle bir tabloda 28 bin lira asgari ücret, 20 bin lira en düşük emekli maaşı karşımıza çıkıyor ve bu tablo bize şunu gösteriyor, Türkiye'de halkın yüzde 45'i açlık sınırının altında, yüzde 80'i ise yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. 'Emeklilerin en düşük maaşını 18 bin küsurdan 20 bine çıkarmak için çok büyük bir lütufta bulunduk' diyen iktidar, 110 milyar liralık bir maliyete katlandı. Bu rakam, iktidarın 15 günlük faiz ödemesine eşittir. Yani milyonlarca emeklinin maaşını 20 bin liraya çıkarmak için ayrılan meblağ, 15 günde faize verilen parayla aynıdır. Dolayısıyla 'kaynak yok' ifadesini kabul etmemiz mümkün değildir. 23 senedir bütçe yapıp faize giden trilyonları kurtarsaydınız, bunu emekliye, emekçiye verseydiniz, bununla beraber imtiyazlı holdinglere aktarılan haksız kaynakları, muafiyetleri ve kamudaki israfı ortadan kaldırıp emekliye aktarsaydınız çok daha farklı bir tablo olurdu."
"İran'dan sonra sıranın Türkiye'ye gelmesi ihtimaliyle karşı karşıyayız"
İkili görüşmede dış politikanın görüşülüp görüşülmediğine ilişkin soruya ise Erbakan, şu yanıtı verdi:
"Gazze konusunda tam manasıyla Genel Başkan'a katılıyoruz. Gazze'de bu Barış Kurulu planının, Filistinlilerin kendi milli egemenliğine aykırı bir plan olduğunu, Gazze'nin yönetiminin siyonistlere, Amerikalılara ve Tony Blair'a devredilmesinin kabul edilemez olduğunu biz de ifade etmek istiyoruz. Bununla beraber Erbakan Hocamızın Amerika ile ilgili güzel bir sözü vardır, Irak'la ilgili operasyonlar sırasında ifade etmişti; 'Terbiye edilmemiş bir aygır gibi' diyordu. Şimdi maalesef görüyoruz, yaptıkları ortadadır. Şimdi sıra İran'a gelmiş durumda, adeta İran'ı vurmak için gün sayıyorlar. Sayın Genel Başkan'ın da ifade ettiği gibi, Allah vermesin, İran'dan sonra sıranın Türkiye'ye gelmesi ihtimaliyle karşı karşıyayız. Bunu Erbakan Hocamız yıllarca ifade etmiştir."
"2027 yılının seçim yılı olması kuvvetle muhtemeldir"
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, erken seçime ilişkin soruya da "Erken seçimle ilgili bizim tahminimiz 2027 sonbaharında bir seçim yapılması yönündedir. Çünkü anayasa değişikliğini gerçekleştirememeleri halinde Sayın Cumhurbaşkanı'nın tekrar aday olabilmesi için bir erken seçim olması gerekiyor. Bunun da normal zamanından 4, 5 ya da 6 ay önce yapılacağını tahmin ediyorum. Dolayısıyla 2027 yılının seçim yılı olması kuvvetle muhtemeldir. 2026 yılını da seçimden önceki son yıl olarak ifade edebiliriz" yanıtını verdi.
ANKA















