Raporda, yüksek sıcaklıklar, kuraklık, düşük nem oranları, kuvvetli rüzgârlar, plansız yapılaşma ve insan faaliyetlerinin orman alanlarına yaklaşmasının yangın riskini artırdığı ifade edildi.
“Ormanlarla yerleşim alanları arasında tampon bölgeler oluşturulmalı”
Saadet Partisi’nin raporunda, orman alanları ile yerleşim bölgeleri arasındaki sınırların giderek belirsizleştiğine dikkat çekildi. Orman içlerinde veya ormanlara çok yakın alanlarda gelişen konut, turizm ve tarım faaliyetlerinin hem yangınların çıkış ihtimalini hem de yangınların yerleşim alanlarına ulaşma riskini artırdığı belirtildi.Bu kapsamda ormanlarla yerleşim alanları arasında koruyucu tampon bölgeler oluşturulması, bu alanlarda yanıcı bitki örtüsünün azaltılması ve düzenli bakım yapılması önerildi.
Yangın emniyet yolları ve şeritleri güncellenmeli
Raporda, yangın emniyet yolları ve şeritlerinin yangınların yayılmasını sınırlandıran ve müdahale ekiplerinin yangın bölgesine ulaşmasını kolaylaştıran kritik altyapı unsurları olduğu vurgulandı.Mevcut sistemin günümüz koşullarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtilen raporda, yangın emniyet şeritlerinin genişliklerinin bölgesel risklere göre belirlenmesi, bakım eksikliklerinin giderilmesi ve tesislerin entegre biçimde planlanması gerektiği kaydedildi.
“Yangına dayanıklı yapı standartları zorunlu hale getirilmeli”
Saadet Partisi, ormanlara yakın alanlarda yapılaşmanın ciddi risk oluşturduğunu belirterek, yeni yapılaşmalarda güvenli mesafe kurallarının tavizsiz uygulanması gerektiğini bildirdi.Raporda, yangına dayanıklı yapı standartlarının yaygınlaştırılması, yapıların çevresinde yangının ilerlemesini zorlaştıracak açık alanlar oluşturulması ve yanıcı bitki örtüsünün kontrol altında tutulması önerildi.
“Tek merkezli komuta sistemi kurulmalı”
Raporda,
orman yangınları sırasında çok sayıda kamu kurumunun görev aldığı ancak zaman zaman görev ve yetki alanlarında belirsizlikler yaşandığı ifade edildi.Bu durumun müdahale süreçlerinde gecikmelere ve kaynakların etkin kullanılamamasına neden olabildiği belirtilerek, yangın yönetiminde tek merkezli komuta anlayışına dayalı bir model kurulması önerildi. Saadet Partisi, özellikle “Yangın Amirliği” sistemiyle operasyonların tek bir koordinasyon merkezinden yönetilmesi gerektiğini belirtti.
Gönüllülük sistemi kurumsallaştırılmalı
Raporda, yangın söndürme personelinin düzenli eğitimlerden geçirilmesi, yeni teknolojilerin kullanımına yönelik uygulamalı programlar hazırlanması ve kriz yönetimi becerilerinin geliştirilmesi gerektiği ifade edildi.Ayrıca gönüllülük sisteminin daha kurumsal bir yapıya kavuşturulması, gönüllülerin eğitimden geçirilmesi, sertifikalandırılması ve düzenli tatbikatlara katılması önerildi.
Yapay zekâ ve İHA vurgusu
Saadet Partisi’nin raporunda, orman yangınlarıyla mücadelede bilimsel araştırmaların ve teknolojik imkânların daha etkin kullanılması gerektiği de belirtildi.Üniversiteler ile kamu kurumları arasındaki iş birliğinin artırılması, yangın davranış modellerinin geliştirilmesi ve erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılması önerildi.Raporda, yapay zekâ destekli tahmin sistemleri, insansız hava araçları, coğrafi bilgi sistemleri ve dijital risk haritalarının gelecekte yangın yönetiminin temel araçları haline geleceği değerlendirildi.
“Ormanlarımız korunması gereken bir emanettir”
Saadet Partisi’nin basın açıklamasında, orman yangınlarının doğal varlıkların yanı sıra insan hayatını, yerleşim alanlarını, tarımsal üretimi ve ekolojik dengeyi tehdit eden ciddi bir sorun haline geldiği belirtildi.Açıklamada, “Tabiat, üzerinde sınırsız tasarrufta bulunulacak bir kaynak değil; korunması gereken bir emanettir. Ormanlarımızı korumak sadece çevre politikası değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir sorumluluktur” denildi.Saadet Partisi, ilgili kurumları, yerel yönetimleri ve vatandaşları orman yangınlarına karşı daha duyarlı olmaya, önleyici tedbirleri güçlendirmeye ve ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye çağırdı.