CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında bazı portföy yönetim şirketlerine ait yatırım fonlarının işleme kapatılması, tasfiye kararları ve devam eden soruşturmaları değerlendirdi.
Yaşanan sürecin yatırımcılar açısından ne kadar zarara yol açtığının ve bu zararın hangi kaynaklardan karşılanacağının açıklanması gerektiğini belirten Öztrak, kamu kaynaklarının olası zararların finansmanında kullanılmaması gerektiğini savundu.
Öztrak, “Kârlar manipülatörlere, zarar millete anlayışını asla kabul etmiyoruz” diyerek, fon yöneticileri, şirket sahipleri ve olağan dışı kazanç elde ettiği tespit edilen kişilerin sorumluluklarının araştırılması gerektiğini söyledi. Bu ifadeler Öztrak’ın siyasi değerlendirmeleri niteliğinde.
“Haksız kazançlar geri alınmalı”
Devam eden soruşturmalarda gözaltı ve tutuklama kararları bulunduğunu hatırlatan Öztrak, bu tedbirlerin gerekli olduğunu ancak soruşturmanın kapsamının genişletilmesi gerektiğini savundu.
Öztrak şu ifadeleri kullandı:
“Haksız kazançlar geri alınmalı, sorumluluğu yargı kararıyla tespit edilenler yatırımcıların zararından şahsi mal varlıklarıyla da sorumlu tutulmalıdırlar. Hukuk, parayı gittiği yere kadar takip etmelidir.”
Öztrak, olağan dışı kazanç sağladığı belirlenen kişilerin mal varlıklarının incelenmesini ve elde edildiği tespit edilen haksız kazançların öncelikle geri alınmasını istedi.
Denetleyici kurumların sorumluluğu da araştırılsın çağrısı
Öztrak, tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğünün 20 milyar doları aştığını belirterek böylesine büyük bir yapının düzenleyici ve denetleyici kurumların bilgisi dışında uzun süre büyümüş olamayacağını savundu.
Soruşturmanın yalnızca fon yöneticileri, şirket sahipleri ve piyasa oyuncularıyla sınırlandırılmaması gerektiğini ifade eden Öztrak, manipülatif işlemlerin gerçekleştiği dönemde görev yapan düzenleyici ve denetleyici kurum yöneticilerinin sorumluluklarının da incelenmesini istedi.
SPK’nın kendi açıklamasına göre bazı fonlar ile fiili dolaşımı düşük hisseler arasındaki olağandışı fiyat hareketleri 2025’in son çeyreğinde kurumların gündemine girmiş, konu Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nde ele alınmıştı. Bu durum, muhalefetin “neden daha erken müdahale edilmedi?” sorusunun temelini oluşturuyor.
CHP’den Meclis araştırması önergesi
CHP Grubu, “fon krizi” olarak adlandırılan sürecin tüm yönleriyle incelenmesi için TBMM’ye araştırma önergesi sundu.
Önergede yatırımcıların korunması, piyasa bütünlüğü, kamu denetiminin etkinliği ve finansal istikrar açısından yaşanan gelişmelerin araştırılması istendi. CHP, olayın yalnızca Eylül 2026’da ortaya çıkan kısa süreli bir likidite problemi olmadığını, 2025’in sonlarından itibaren gelişen yaklaşık 10 aylık bir sürecin sonunda ödeme sorununa dönüştüğünü savundu.
Öztrak da basın toplantısında “Hiçbir belge saklanmamalı, hiçbir isim korunmamalı, hiçbir siyasi bağlantının üzeri örtülmemelidir. Paranın izinin gittiği yere kadar gidilmelidir” dedi.
Fon soruşturmasında olası piyasa manipülasyonu, para hareketleri ve kamu kurumlarının denetim sorumluluğuna ilişkin incelemeler sürerken, herhangi bir kişi ya da kurum açısından cezai sorumluluk konusunda kesin hüküm ancak devam eden soruşturma ve yargı süreçlerinin sonucunda verilebilecek.















