Greenpeace International İletişim Yöneticisi Julie Amira Byrnes tarafından yayımlanan değerlendirmede, Kanada’daki orman yangınlarından kaynaklanan dumanın Montreal’de gökyüzünü turuncuya çevirdiği ve kent havasında yoğun bir yanmış odun kokusuna neden olduğu aktarıldı. Byrnes, kokunun yakındaki bir kamp ateşinden değil, kıta genelinde yanan milyonlarca hektarlık ormanlık alandan geldiğini belirtti.
Duman Ülke Sınırlarını Aşıyor
Yazıda, Kanada’da 2023 ve 2024 yıllarındaki yangın sezonlarında toplam 20,4 milyon hektar alanın yandığı ifade edildi. Avustralya, Akdeniz ve Amazon’da yaşanan yangınların da iklim değişikliğiyle bağlantılı yangın sezonlarının dünya genelinde daha sık ve daha yıkıcı hâle geldiğini gösterdiği belirtildi.Kanada’da 2023 yılında çıkan yangınlardan yükselen dumanın Atlantik Okyanusu’nu aşarak Batı Avrupa’da hava kalitesi uyarılarına yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun, orman yangınlarının ve hava kirliliğinin yalnızca yerel çevre sorunu olarak değerlendirilemeyeceğini gösterdiği vurgulandı.
İnce Parçacıklar Kan Dolaşımına Ulaşabiliyor
Orman yangını dumanında bulunan ince parçacıkların zehirli kimyasallar, ağır metaller ve siyah karbon taşıdığı; solunum yoluyla vücuda girerek kan dolaşımına kadar ulaşabildiği ifade edildi.Yazıda aktarılan araştırmalara göre
Orman Yangını dumanına maruz kalmak, dumanın dağılmasından sonraki aylarda bile kalp hastalığı, felç ve akciğer rahatsızlıkları riskini artırabiliyor. Birleşmiş Milletler Çevre Programının, emisyonların azaltılmaması durumunda aşırı orman yangınlarının yüzyılın sonuna kadar dünya genelinde yüzde 50’ye varan oranda artabileceği yönündeki uyarısı da hatırlatıldı.Kanada’da devam eden 100’den fazla yangından kaynaklanan
duman nedeniyle New York ve New Jersey’nin bazı bölgelerinde hava kalitesi uyarıları yayımlandı. 16 Temmuz 2026 tarihinde New York ve çevresinde hava kalitesi endeksinin 201 seviyesini aşarak “çok sağlıksız” kategorisine ulaştığı aktarıldı.
Orman Yönetiminde Yeni Yaklaşım Çağrısı
Değerlendirmede, uzun yıllar boyunca uygulanan bütün yangınları söndürme, ormanları tamamen kesme ve tek tip ağaçlardan oluşan plantasyonlar oluşturma politikalarının ormanların direncini azalttığı savunuldu.İklim değişikliğiyle birlikte artan sıcak hava dalgalarının, yoğun ve tek tip bitki örtüsüne sahip ormanlarda büyük yangın riskini yükselttiği belirtildi. Çözüm olarak yerli halkların kontrollü ve düşük yoğunluklu yakma uygulamalarından yararlanılması, ağaç ve bitki çeşitliliğinin artırılması ve yaşlı ormanların korunması önerildi.
Fosil Yakıtların Azaltılması Gerekiyor
Greenpeace, orman yangınlarının temel nedenleriyle mücadele edilebilmesi için fosil yakıtlara verilen kamu desteklerinin sonlandırılması, kaynakların yenilenebilir enerjiye ve orman restorasyonuna aktarılması gerektiğini bildirdi.Ülkelerin Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmesi, metan ve karbon emisyonlarını hızla azaltması gerektiği vurgulandı. Yerli halkların ve yerel toplulukların orman yönetimindeki bilgi ve deneyimlerinin desteklenmesinin de büyük yangınların önlenmesine katkı sağlayabileceği ifade edildi.
Fotoğraf: 2023 yılında Quebec'te, Gouin barajının kuzeyinde, Atikamekw topluluğunun yaşadığı Opitciwan yakınlarında çıkan orman yangınları. Renaud Philippe / Greenpeace