ABD yönetimi, 9 Ekim 2026'da Uluslararası Ceza Mahkemesine (UCM) yönelik yaptırımlarını genişleterek Hollanda'nın Lahey kentinde bulunan mahkemenin kendisini yaptırım listesine ekledi.
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), mahkemenin Özel Olarak Belirlenmiş Kişiler ve Engellenmiş Varlıklar (SDN) listesine alındığını duyurdu.Karar, Norveç Nobel Komitesinin 2026 Nobel Barış Ödülü'nü eski UCM hâkimi ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Navi Pillay'a verdiğini açıklamasından saatler sonra geldi.
ABD, MAHKEMENİN KENDİSİNİ YAPTIRIM LİSTESİNE ALDI
Washington yönetimi, uzun süredir Uluslararası Ceza Mahkemesinin
ABD vatandaşları ve İsrailli yetkililere yönelik soruşturmalarına karşı çıkıyor.
ABD, Roma Statüsü'ne taraf olmadığını belirterek mahkemenin kendisi ve bazı müttefiklerinin vatandaşları üzerindeki yargı yetkisini kabul etmediğini savunuyor.ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından duyurulan yeni yaptırım kararı kapsamında UCM'nin ABD finans sistemiyle ilişkileri, ticari işlemleri ve teknoloji hizmetlerine erişimi ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya kalabilecek.Karar, daha önce bazı mahkeme yetkililerine yönelik uygulanan yaptırımlardan farklı olarak doğrudan kurumu hedef alıyor.
MAHKEMENİN FAALİYETLERİ TAMAMEN DURDURULMAYACAK
ABD Hazine Bakanlığı, yaptırım kararının ardından mahkemenin belirli faaliyetlerinin sürdürülebilmesini sağlayan dört ayrı genel lisans yayımladı.Bu izinler kapsamında çalışan maaşları, sağlık hizmetleri, kira, temel işletme giderleri ve bazı sözleşmelerle ilgili işlemlerin devam etmesine olanak tanındı.13 numaralı genel lisans uyarınca, faaliyetlerin ve mevcut sözleşmelerin sürdürülmesi veya sonlandırılması için gerekli belirli işlemlere 7 Nisan 2027'ye kadar izin verildi.
Ayrıca telekomünikasyon, internet iletişimi, kurumsal yazılımlar, emeklilik ödemeleri ve mahkemenin gözetiminde bulunan belirli tutuklulara ilişkin işlemler için ayrı istisnalar getirildi.Bu düzenlemeler, yaptırım kararının mahkemenin tüm faaliyetlerini derhâl durdurmadığını gösteriyor. Ancak finansal ve teknolojik hizmetlere getirilen kısıtlamaların uzun vadeli etkilerine ilişkin belirsizlik sürüyor.
NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ NAVI PILLAY'A VERİLDİ
ABD'nin yaptırım kararıyla aynı gün Norveç Nobel Komitesi, 2026 Nobel Barış Ödülü'nün Güney Afrikalı hukukçu Navanethem “Navi” Pillay'a verildiğini açıkladı.Komite, Pillay'ın barışın ve uluslararası hukukun geliştirilmesine katkılarını ödülün gerekçesi olarak gösterdi.85 yaşındaki Pillay, Güney Afrika'da apartheid rejimine karşı yürütülen hukuk mücadelesinde görev aldı. Ruanda Uluslararası Ceza Mahkemesinde ve Uluslararası Ceza Mahkemesinde hâkimlik yaptı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği görevini de üstlendi.Nobel Komitesi, Pillay'ın savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırımın yargılanmasına yönelik uluslararası hukuk çalışmalarındaki rolünü vurguladı.
GAZZE SORUŞTURMALARINDAKİ ROLÜ DİKKAT ÇEKİYOR
Pillay, geçmişte başkanlığını yürüttüğü Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonunun Gazze'deki olaylara ilişkin çalışmalarında da yer aldı.Komisyon, İsrail'in Gazze'deki eylemlerine yönelik soykırım suçlamalarını içeren değerlendirmelerde bulundu. İsrail yönetimi ise bu suçlamaları reddetti.ABD ve İsrail'in Uluslararası Ceza Mahkemesine yönelik itirazları, özellikle Gazze'deki savaş kapsamında yürütülen soruşturmalar ve İsrailli yetkililer hakkında çıkarılan yakalama kararları nedeniyle yoğunlaşmıştı.
ULUSLARARASI HUKUKUN GELECEĞİ TARTIŞILIYOR
Nobel Komitesi, ödül açıklamasında uluslararası hukuk kurumlarının giderek artan siyasi baskılarla karşı karşıya kaldığına dikkat çekti.Komite, güçlü devletlerin iradesinden bağımsız işleyen hukuk mekanizmalarının barışın korunması açısından önem taşıdığını vurguladı.Uluslararası Ceza Mahkemesi Başkanı Tomoko Akane ise yaptırım kararının ardından mahkemenin görevini bağımsız ve tarafsız biçimde sürdürme kararlılığını dile getirdi.Avrupa ülkeleri ve çeşitli insan hakları kuruluşları da ABD'nin kararına tepki göstererek uluslararası yargı kurumlarının bağımsızlığının korunması gerektiğini belirtti.Türkiye, UCM'nin kuruluşunu düzenleyen Roma Statüsü'ne taraf ülkeler arasında bulunmuyor.Navi Pillay'ın uluslararası hukuk alanındaki çalışmaları nedeniyle Nobel Barış Ödülü'ne layık görüldüğü gün mahkemenin yaptırım listesine alınması, uluslararası yargı kurumlarının siyasi baskılar karşısındaki konumunu yeniden gündeme taşıdı.Karşı Sav Haber Merkezi