İstanbul'da etkili olan şiddetli yağışların ardından Afet Koordinasyon Toplantısı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un başkanlığında gerçekleştirildi.
AFAD İl Müdürlüğünde düzenlenen toplantıya İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, ilçe belediye başkanları, askerî yetkililer ve ilgili kurumların temsilcileri katıldı.Toplantının ardından açıklama yapan Kurum, selin yol açtığı can kayıpları, hasar tespit çalışmaları ve alınan önlemlere ilişkin bilgi verdi.
İstanbul'da üç kişi hayatını kaybetti, altı kişi aranıyor
Bakan Kurum, İstanbul'daki sel felaketinde üç kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Sarıyer'in Ayazağa bölgesinde beş, Kocaeli'de ise bir kişi hakkında yürütülen arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti.Arama ve kurtarma çalışmalarına AFAD, emniyet, jandarma ve diğer ekiplerin katıldığını söyleyen Kurum, selden etkilenen vatandaşların güvenli alanlara taşındığını ifade etti.
“İstanbul son 83 yılın en yüksek yağışını aldı”
İstanbul'da olağanüstü yoğunlukta yağış yaşandığını belirten Kurum, metrekareye 24 saatte 186 kilogram, yağışın başlangıcından itibaren ise 273 kilogram yağış düştüğünü açıkladı.Kurum, aşırı yağışın özellikle Sarıyer, Şile, Başakşehir ve Güngören'de etkili olduğunu söyledi.Yağışların ardından İstanbul barajlarının doluluk oranının yaklaşık 7 puan arttığını ifade etti.
9 bin 755 ihbar, 48 toprak kayması
Afet Koordinasyon Merkezi'ne toplam 9 bin 755 ihbar ulaştığını bildiren Kurum, bunların 7 bin 800'üne ilk aşamada müdahale edildiğini açıkladı.
Kent genelinde 48 toprak kayması meydana geldiğini ve 53 istinat duvarının yıkıldığını belirten Kurum, ekiplerin hasar tespit çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.Sel nedeniyle toplam 3 bin 57 kişinin güvenli alanlara taşındığını ifade eden Kurum, ihtiyaç sahiplerinin barınma taleplerinin Valilik koordinasyonunda karşılanacağını bildirdi.
Ayazağa'da 300 iş yeri ve 200 araçta hasar tespit edildi
Kurum'un verdiği bilgilere göre yalnızca Ayazağa'da 300 iş yeri ve 200 araç için hasar tespiti yapıldı.Çalışmaların hafta sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini belirten Kurum, hasar gören konutlar, iş yerleri ve diğer malvarlıkları için destek sağlanacağını açıkladı.Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin de olumsuz etkilendiğini söyleyen Kurum, 109 hayvanın telef olduğunu bildirdi.
40 bin kişi elektrik kesintisinden etkilendi
Bakan Kurum, tedbir amacıyla Anadolu Yakası'nda 10 bin, Avrupa Yakası'nda 30 bin olmak üzere yaklaşık 40 bin kişinin elektrik kesintisinden etkilendiğini açıkladı.Eyüpsultan, Sarıyer ve Şile'de toplam altı güzergâhın trafiğe kapatıldığını bildiren Kurum, ulaşımın güvenli şekilde sağlanabilmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi.
Belediyelere dere yatakları ve altyapı uyarısı
Yaşanan felaketi iklim değişikliğinin etkileriyle ilişkilendiren Kurum, şehirlerin geçmiş yılların yağış verilerine göre değil, gelecekte karşılaşılabilecek daha şiddetli hava olayları dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirtti.Özellikle belediyelere seslenen Kurum, dere yataklarının temizlenmesi, dere ıslahlarının düzenli bakımının yapılması, yağmur suyu drenaj sistemlerinin güçlendirilmesi ve taşkın risklerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Merkezi yönetim, yerel yönetimler ve bilim dünyasının birlikte hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Yeni yağışlar için uyarı
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının sürdüğünü belirten Kurum, 16 Ekim'de özellikle İstanbul'un Avrupa Yakası'nda, 17 Ekim Cumartesi günü ise kent genelinde yağış beklendiğini bildirdi.Vatandaşlardan zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamalarını isteyen Kurum, Zonguldak ve Düzce'de de turuncu kodlu meteorolojik uyarının sürdüğünü belirtti.
Selin ardından altyapı ve denetim soruları gündemde
Bakan Kurum'un açıkladığı veriler, İstanbul'da aşırı yağışların neden olduğu hasarın boyutunu ortaya koyarken taşkın riskine karşı yürütülen altyapı ve denetim çalışmalarının yeterliliği sorusunu da gündeme getirdi.Özellikle 53 istinat duvarının yıkılması, 48 toprak kaymasının meydana gelmesi ve binlerce su baskını ihbarı, riskli yapıların ve altyapının afet öncesindeki durumunun incelenmesini önemli hâle getirdi.İlgili kurumların sorumluluk alanları, daha önce yapılan risk değerlendirmeleri ve alınan önlemlerin yeterliliği ise açıklığa kavuşturulması gereken konular arasında bulunuyor.