Orta Doğu'da askerî ve diplomatik dengeleri etkileyebilecek yeni bir savunma yapılanması genişleme tartışmalarıyla gündeme geldi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın 7 Ağustos 2026 tarihinde imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na başka ülkelerin de katılmak istediği açıklandı.Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, 3 Ekim'de yaptığı açıklamada altıdan fazla ülkenin savunma anlaşmasına katılmaya ilgi gösterdiğini söyledi. Dar, diplomatik hassasiyetler nedeniyle ülkelerin isimlerini açıklamadı.
Mısır'ın katılım ihtimali gündemde
Paktın genişlemesine ilişkin tartışmalarda
Mısır öne çıkan ülkeler arasında bulunuyor.
Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin ittifaka katılım seçeneğinin değerlendirildiğine ilişkin açıklamaları basına yansıdı.Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ise 18 Ekim'de Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırıları karşısında askerî destek sağlamaya hazır olduklarını bildirdi. Mısır'ın üst düzey güvenlik organının da Suudi Arabistan'ın savunulmasına yönelik askerî desteğe onay verdiği açıklandı.
Ancak Suudi Arabistan'a askerî destek verilmesi ile Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na resmen üye olunması farklı süreçler.
İran'dan da katılım konusunda açıklama
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın, Al Jazeera'ya verdiği röportajda Mekke İttifakı'na katılım konusunda olumlu mesajlar verdiği basına yansıdı.Pezeşkiyan'ın, bölge ülkelerinin sorunlarını dış müdahaleler olmadan çözebilecek mekanizmalara olumlu yaklaştığını ve ittifaka katılım ihtimalini dışlamadığını belirttiği aktarıldı.
Bununla birlikte İran'ın anlaşmaya resmî üyelik başvurusu yaptığı veya kurucu ülkeler tarafından katılımının kabul edildiği doğrulanmış değil.
İran'ın olası üyeliği, Suudi Arabistan ile arasındaki güvenlik anlaşmazlıkları ve Yemen'de Husiler üzerinden yaşanan gerilim nedeniyle ayrıca önem taşıyor.
İsrail'deki güvenlik araştırmasında Türkiye vurgusu
İttifakın bölgesel etkisi İsrail'deki güvenlik araştırmalarında da değerlendiriliyor.
İsrail merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsünden (INSS) Yoel Guzansky ve
Gallia Lindenstrauss, 20 Ağustos 2026 tarihinde yayımladıkları "Mekke Anlaşması: Gerçek Bir İçerik mi, Yoksa Yalnızca Niyet mi?" başlıklı çalışmada ittifakın olası sonuçlarını ele aldı.Araştırmacılar, Türkiye'nin NATO üyeliğini, gelişen savunma sanayisini ve Pakistan'ın nükleer kapasitesini anlaşmanın stratejik önemini artıran unsurlar arasında değerlendirdi. Bununla birlikte üç ülkenin güvenlik önceliklerinin birbirinden farklı olduğuna dikkat çekildi.Analizde Pakistan'ın Hindistan'a, Suudi Arabistan'ın Körfez ve Yemen'deki gelişmelere, Türkiye'nin ise daha geniş bir bölgesel güvenlik gündemine odaklandığı ifade edildi. Bu farklılıkların ittifakın müşterek askerî müdahale kapasitesini sınırlayabileceği değerlendirildi.
Türkiye'nin savunma sanayisi İsrail açısından neden önemli?
INSS analizinde Türkiye'nin son yıllarda geliştirdiği savunma sanayisi kapasitesine özel yer ayrıldı. Araştırmacılara göre Suudi Arabistan'ın finansman imkânları ile Türkiye'nin savunma teknolojileri alanındaki üretim kapasitesinin birleşmesi, Ankara'nın askerî ve diplomatik etkisini artırabilir.
Pakistan'ın nükleer kapasitesi otomatik koruma sağlamıyor
Araştırmanın bir diğer önemli başlığı Pakistan'ın nükleer silah kapasitesi oldu.INSS araştırmacıları, Pakistan'ın nükleer silahlara sahip olmasının anlaşmaya caydırıcılık değeri kattığını, ancak bunun Türkiye ve Suudi Arabistan'ın otomatik biçimde Pakistan'ın nükleer koruması altına girdiği anlamına gelmediğini vurguladı.Pakistan'ın nükleer caydırıcılık stratejisinin öncelikle Hindistan'a yönelik olduğu ve Orta Doğu'ya genişletilmiş bir nükleer güvenlik taahhüdü verildiğinin ayrıca kanıtlanması gerektiği belirtildi.
İsrailli araştırmacılardan dört senaryo
INSS çalışmasında ittifakın geleceğine ilişkin dört farklı senaryo değerlendirildi.İlk senaryoda iş birliğinin mevcut savunma ilişkileri, ortak tatbikatlar ve savunma sanayisi faaliyetleriyle sınırlı kalabileceği belirtildi.İkinci senaryoda ülkelerin ortak komuta ve koordinasyon mekanizmaları geliştirmesi, askerî tatbikatları artırması ve hava savunma sistemlerinde daha ileri iş birliğine gitmesi ihtimali incelendi.Üçüncü senaryo, ittifakın Mısır gibi yeni ülkeleri kapsayacak şekilde genişlemesine odaklandı.Dördüncü senaryoda ise anlaşmanın temel işlevinin askerî müdahaleden çok bölgesel caydırıcılık mesajı vermek olabileceği değerlendirildi.Araştırmacılar, genişlemenin ittifakın uluslararası ağırlığını artırabileceği gibi üyeler arasındaki farklı çıkarların karar alma süreçlerini zorlaştırabileceğine de dikkat çekti.
İsrail açısından Mısır'ın üyeliği neden önemli?
INSS analizinde Mısır'ın olası katılımının İsrail-Kahire ilişkilerine etkileri de ele alındı.Araştırmacılar, Mısır'ın ittifaka katılmasının İsrail ile diplomatik ilişkilerin yeniden geliştirilmesini zorlaştırabileceğini değerlendirdi. Bununla birlikte Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki farklı bölgesel önceliklerin, ortak savunma mekanizmasının işleyişini nasıl etkileyeceğinin henüz net olmadığını vurguladı.
İsrailli araştırmacılar hangi politikayı öneriyor?
INSS çalışmasında İsrail'in Mekke İttifakı'na doğrudan karşı çıkarak üç ülkenin birbirine daha fazla yakınlaşmasını teşvik etmekten kaçınması gerektiği savunuldu.Araştırmacılar, İsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri, Yunanistan, Kıbrıs ve Hindistan ile ilişkilerini geliştirmesini; Mısır ile diplomatik ilişkileri onarmaya çalışmasını ve Türkiye ile iletişim kanallarını mümkün olduğunca açık tutmasını önerdi.Suudi Arabistan ile ilişkilerin geliştirilmesi de analizde yer alan öneriler arasında bulunuyor.Söz konusu değerlendirmeler INSS araştırmacılarının görüşlerini yansıtıyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun veya hükümetinin açıklanmış resmî kararı olarak değerlendirilemez.
Türkiye'de Meclis onayı bekleniyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 12 Ekim'de yaptığı açıklamada Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın Türkiye Büyük Millet Meclisine onay için sunulacağını duyurdu.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise Türkiye'nin Suudi Arabistan'a verebileceği desteğin savunma ve teknik alanlarda değerlendirildiğini, saldırı amaçlı askerî operasyonlara katılma veya bu amaçla asker gönderme planı bulunmadığını belirtti. Ayrıntılar ise açıklanmadı.
Karşı Sav Haber Merkezi