Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kamu görevlilerinin koruyucu giyim hakkına ilişkin yaşanan sorunların devam ettiğini belirtti.
Toplu sözleşme kapsamında elde edilen kazanımların bazı kamu kurumlarında uygulanmadığını savunan Yalçın, mahkeme kararlarına rağmen bürokratik engellerin sürdüğünü ileri sürdü.
“Mahkeme kararlarını hiçe sayarak hükümete ne demek istiyorsunuz?”
Beş hizmet kolunda binlerce kamu görevlisini ilgilendiren koruyucu giyim kazanımının uygulanmasını engellemeye yönelik girişimler bulunduğunu iddia eden Yalçın, kamu kurumlarına gönderilen yazışmalara dikkat çekti.Yalçın, bazı bürokratların toplu sözleşme hükümlerinin uygulanmaması için kurumlara e-posta gönderdiğini, Sayıştay nezdinde girişimlerde bulunduğunu ve çalışanlara vergi, zimmet ve faiz yükümlülükleri çıkarılarak baskı yapıldığını öne sürdü.
Koruyucu giyim hakkının tasarruf tedbirleri kapsamında da engellenmeye çalışıldığını savunan Yalçın, bu uygulamaların toplu sözleşme sistemini işlevsizleştirdiğini belirtti.
“Toplu sözleşme hükmünü uygulamak için mahkeme koridorlarında mı gezelim?”
Yargı kararlarına rağmen bazı kurumlarda uygulamanın başlatılmadığını ifade eden Yalçın, şu soruları yöneltti:“Toplu sözleşme hükmünü uygulamak için mahkeme koridorlarında mı gezelim? Her madde için defalarca kez yargıya iş, kamuya maliyet mi çıkaralım? Bir toplu sözleşme hükmü, masada kazanıldıktan sonra neden engellenir?”Yalçın, yargı kararlarının uygulanmamasının hem kamu görevlileri hem de kamu maliyesi açısından yeni sorunlara yol açtığını savundu.
“2024, 2025 ve 2026 yıllarında hakkını alamayanlar var”
Koruyucu giyim hakkının yıllardır tartışma konusu olduğunu belirten Yalçın, 2024 ve 2025 yıllarında bu haktan yararlanamayan kamu görevlileri bulunduğunu, 2026 yılında toplu sözleşme maddesi değiştirilmesine rağmen bazı kurumlarda uygulamanın yine hayata geçirilmediğini söyledi.Konuyu Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) gündemine taşıdıklarını ifade eden Yalçın, kamu görevlilerinin yaşanan sorunlara karşı sabrının kalmadığını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatının ardından bazı sorunların çözümü konusunda ilerleme sağlandığını belirten Yalçın, buna rağmen kimi kurumlarda sözleşmelerin imzalanmadığını ve baskının devam ettiğini ileri sürdü.
“Bürokrasinin görevi çalışanı huzursuz etmek mi?”
Sendikal mücadele kapsamında 1124 kazanım elde ettiklerini ifade eden Yalçın, kamu çalışanlarının haklarının korunması için yoğun çaba gösterdiklerini belirtti.Yalçın, bürokrasinin tutumunu eleştirerek, “Bürokrasinin görevi anlaşılanı vermemek, çalışanı germek ve huzursuzluğa hizmet etmek mi?” diye sordu.Koruyucu giyim konusundaki anlaşmazlıkların daha fazla uzatılmaması çağrısında bulunan Yalçın, açıklamasını şu soruyla tamamladı:“Çalışma Bakanı’nın/Kamu İşveren Heyeti Başkanı’nın imzasını tanımayarak, hükümete ne demek istiyorsunuz?”
Koruyucu giyim hakkına ilişkin anlaşmazlık uzun süredir devam ediyor
Memur-Sen, daha önce de koruyucu giyim yardımının uygulanmasına yönelik engellerin kaldırılması için Hazine ve Maliye Bakanlığı'na başvurmuştu.21 Şubat 2025 tarihli açıklamasında konfederasyon, toplu sözleşmeyle elde edilen koruyucu giyim kazanımlarının bürokratik işlemlerle sınırlandırılmasına karşı çıkmış ve Danıştay kararlarının dikkate alınmasını istemişti.Koruyucu giyim malzemelerinin hangi personele, hangi koşullarda ve ne şekilde verileceğine ilişkin uygulamalar, sendikalar ile kamu kurumları arasında uzun süredir uyuşmazlık konusu olmaya devam ediyor.