Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Şehzadeler ilçesinde bulunan bir otelde basın mensuplarıyla bir araya geldi. Dutlulu, "2025 yılını bitiriyoruz. 2026 yılında inşallah güzel projelerimiz var. 2026 yılında üç adet kavşak yapmak istiyoruz. Bir tanesi Yunusemre ilçemizde Saruhan Otel önündeki kavşak. İkincisi Akhisar’da yeni bir üst geçit yapmak istiyoruz. Üçüncüsü, çalışmaların tamamlandığı ve ihale sürecinin başladığı Turgutlu’daki Ergenekon Kavşağı. Taç Bina’yla ilgili arkadaşlar son sondaj çalışmasını, zemin etüdü çalışmasını yapıyordu. O çalışmayı hızlı şekilde bitirdikten sonra Manisa’ya yakışır bir bina yapmak istiyoruz. Bu binada hem sosyal alanlar olacak, hem belediyenin misafirhanesi, hem kafeteryası olacak. Manisa Lisesi ile ilgili İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzle görüşmelerimize devam ediyoruz. Manisa Lisesi’nin yeniden yapımı ve bahçesinin altında otopark olacak şekilde proje gerçekleştirmek istiyoruz. MASKİ'de çalışmalarımız son hızla devam ediyor. Manisa’ya yeni bir isale hattı kazandırıyoruz. Bu, 'Afete Dayanıklı Kentler' kapsamında, Dünya Bankası ve İller Bankası üzerinden ihale süreci devam ediyor. Toplam 20 milyon doları bulacak bir proje. Manisa’nın uzun yıllar susuzluk problemi kalmasın diye bu projeye hız kazandırdık. Muradiye’de çalışmalar devam ediyor. 15 Aralık'tan itibaren çok hızlanacak. İnşallah söz verdiğimiz tarihlerde bitmesi için elimizden geleni yapacağız. Manisa merkezde, Turgutlu’da, Salihli’de, Akhisar’da, Soma’da çok ciddi anlamda MASKİ, özellikle kanalizasyon ve yağmur suyu altyapısı hakkında çalışmalar yapıyor. Amacımız yağmurdan sonra su biriken yollar... Bu görüntüleri ne kadar azaltırsak biz o kadar mutlu olacağız. Bununla ilgili zaman zaman ihalelerle, zaman zaman da kendi imalatlarımızla bu sorunlara noktasal çözümler bulmak için çalışmaya devam ediyoruz" diye konuştu.Kentsel dönüşüm ve deprem riskine ilişkin Dutlulu, şunları kaydetti:"Bizim imar revizyonumuzdaki önceliklerden bir tanesi kentsel dönüşümü desteklemek. İlk imar çalışmamızda bununla ilgili bazı önlemleri aldık ama şu anda devam eden çalışmanın ana ölçeklerinden bir tanesi, imar artışlarının tamamı eski evlerin yenilenmesine yönelik olacak. Kentsel dönüşümü destekliyoruz. Afet öncesi yapılması gereken en önemli şey evlerin yenilenmesi. 2000 yılı öncesinde yapılmış evlerin hepsi riskli. Bununla ilgili elimizde bir harita var. Şimdi onu diğer ilçelere yayacağız. Akhisar, Salihli, Turgutlu ilçelerinde Celal Bayar Üniversitesi ile çalışmaya devam ediyoruz. Bununla ilgili elimizde somut veri olacak. Tüm ilçeleri dijitalleştideceğiz. Allah korusun, afet sonrası için de çok ciddi anlamda bir yatırım yapıyoruz. Deprem sonrasında çadırların kurulabileceği özel parklar, yaşam alanları yaratacağız. Bir tane Şehzadeler’de, bir tane Yunusemre’de. Onun dışında ciddi biçimde çadır, deprem çantası gibi malzemeler için ihaleler yapıyoruz. Vatandaşlarımız bunların hepsini sistemden takip edebilir. Bizim asıl yapmamız gereken, depreme dayanıklı bir şehir inşa etmek. Her yerde, yeni yönetmeliğe göre yapılmış evleri gönül rahatlığıyla alınabilir. Bunlara 7-8 büyüklüğündeki depremlerde hiçbir şey olmaz. Eski evlerin de hızlı şekilde yenilenmesi gerektiğini düşünüyorum. Konut sorununu sadece imar alanı açmakla çözeceğimizi düşünmüyorum. Çünkü imar alanı açtığınız zaman yeni yapılan konutlarda rant meselesi var ve pahalı konut üretiliyor."Kiralama usulüyle vatandaşlara ucuz konut üreteceğiz"Bizim ucuz konut üretmemiz lazım. Yunusemre Belediyemizle bu konuda çok güzel bir projemiz var. Akgedik’te kiralama usulüyle vatandaşlara ucuz konut üreteceğiz. Aylık bugünkü değerlerle söylüyorum asgari ücretin dörtte biri, yani 5 bin lira civarında bir rakamla insanlara konut kiralayacağız. Bunun standartlarını belirleyeceğiz. İlk başta bin 200 evlik bir alanda başlayacağız bu işe, parça parça gireceğiz. Çünkü hepsini bir anda yapmamız mümkün değil; talebi görmek istiyoruz. Bu konut kiralama projesi bizim çok önem verdiğimiz bir proje. Buna yatırım yapacağız. Bununla ilgili imar değişikliğini Yunusemre Belediyemizle beraber önümüzdeki aylarda meclisten geçireceğiz. Ondan sonra hızlı bir şekilde inşaatına başlayacağız. Bu belediyenin projesi. TOKİ iktidarın yaptığı doğru projelerden bir tanesidir. Ucuz şekilde durumu iyi olmayan vatandaşlara konut satıyor. Çok güzel. Ama bizim TOKİ’ye destek olmamız lazım. Bizim alternatif üretmemiz lazım. Mesela orada 7 bin 500 konut yapılacak; bir 2 bin konutu da biz yapabilsek ne mutlu bize. Bu adım adım yapılacak işler ama bir yerden başlamamız lazım. Vatandaşlarımızın özellikle orta ve alt sınıfın yaşayabileceği sağlam konutlar üretmemiz lazım."2000 yılından önce yapılmış binaların hepsini riskli"2005, 2006, 2007 yıllarını hatırlıyorum, çok uygun fiyatlı krediler vardı. Devlet bu kredileri tekrar aktif hale getirmeli. Vatandaş kira öder gibi kendi evini yenileyebilmeli. İnşallah iktidar olduğumuz zaman, şu anda genel merkezde çalışılan projelerden bir tanesi bu. Evini yenileyene nasıl İstanbul’da 'yarısı bizden' kampanyası yapıldıysa, bunun tüm Türkiye’de gerçekleşmesi lazım. 17 ilçemizde özellikle 2000 yılından önce yapılmış binaların hepsini riskli binalar olarak görüyoruz. Manisa’yla ilgili de çok ciddi oranda riskli bina var. Bununla ilgili çalışmayı da Celal Bayar Üniversitesi ile beraber yaptığımız ulaşabilirsiniz. Baktığınız zaman gerçekten endişe edecek bir duruma sahibiz ama çözümsüz bir durumda değiliz. Hızlı bir inşaat ekonomisi var; hızlı bir şekilde özellikle 2000 yılı öncesi evleri yenilememiz lazım.""Yanlış bilgi"Belediyedeki çift maaş iddialarına ilişkin ise Dutlulu, şunları kaydetti:"Çift maaş değil huzur hakkı. Huzur hakkı alabildiğiniz yer de bir tanedir. Yani bir şirketten huzur hakkı alabilirsiniz. İki şirkette yönetim kurulu üyesiyseniz bile, birini seçiyorsunuz, dilekçe veriyorsunuz, bir tanesini seçiyorsunuz. Peki bizde maaş artı huzur hakkı alanlar var mı? Var. Huzur hakları çok daha makul rakamlar. En basitinden şöyle söyleyeyim: Bizim şu anda 26 daire başkanımız var. Bunların hepsini şirketlerin yönetimlerine koydum. Neden? Şirketlerin yönetimine katkıda bulunsunlar, çünkü oradaki yönetime girmek sadece maaş almak değil. Bu şirketlerin her biri milyonlarca lira ciro yapıyor, çok ciddi riskleri var. Hem belediyeyle iç içeler, hem bu şirketlerin yönetimine katkı sağlasınlar, hem şirketler ayrı bir dünya, belediye ayrı bir dünya gibi gitmesin, koordineli çalışsınlar. Bunun karşılığında huzur hakkı alsınlar. Belediyedeki daire başkanlarının aldığı 30 bin lira. En yüksek alan, 140–150 bin lira civarında olan iki üç kişi var, onlar da başka hiçbir yerden maaş almıyor. Belediyeden maaş almıyorlar, sadece yönetim kurulu üyeliklerinden huzur hakkı alıyorlar. Ama öyle 'üç yerden maaş alıyorlar, dört yerden maaş alıyorlar, iki yerden maaş alıyorlar' yanlış bilgi. İyi niyetli midir, değil midir bilemem. Ama bana sorsalar, bu kadar açık, kalem kalem anlatırdım.""Belediyeler fırsat eşitliği yaratıyor"Konser eleştirilerine yönelik ise Dutlulu, "Konserler çok büyük rakamlar gibi telaffuz ediliyor ama aslında konserler bütçemizin yüzde 1’inin altında. Zaten kültür ve sanat etkinliklerine belli bir bütçeyi ayırmamız lazım. Konserler, kültür–sanat kalemleri belediye bütçesinin çok küçük bir kısmını oluşturuyor. Bütçenin önemli kısmını yatırıma yönlendiriyoruz. Bugün bir bilet parasına bakın. Tarkan konseri mesela; kaç paraya satılıyor biletler? Ülkede bir 'kaymak tabaka' var, yüzde 8–10 diyelim. Ülkenin yüzde 10'u çok çok zengin. Biletler 20 bin liraya satılıyor, 10 dakikada bitti. Asgari ücretli bir işçinin çocuğunun böyle bir konseri izleme şansı var mı? Belediyeler orada fırsat eşitliği yaratıyor. Ben bunun, fırsat eşitliği açısından son derece önemli olduğunu düşünüyorum" dedi."Hepsinin ucu AK Partililere çıkıyor"Rant çetesi iddialarına ilişkin Dutlulu, şunları kaydetti:"Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri suçlayan bir sosyal medya sayfası tarafından, çok çirkin bir ithamda bulunuldu: 'Ferdi Başkanımız rahmetli olduktan sonra rant çeteleri Büyükşehir’i ele geçirmiş' dendi. Bununla ilgili Teftiş Kurulu raporunu hazırlıyor. Birkaç haftaya savcılığa başvuracağız. Biz gerçekleşmesini önlediğimiz bir yolsuzluktan bahsediyoruz. Ruhsat iptal oluyor, para verilemiyor, ilgili kişi görevden alınıyor. Bu kişinin belediyeyle ilişkisi kalmaması için süreç ilerliyor. Ama bunların hepsi süreç meselesi. İki üç hafta içinde Teftiş Kurulu raporumuzu tamamlayacağız. Suç unsuru var mı, yok mu; ondan sonra savcılığa bildireceğiz. İktidar cephesinden 'savcılığa suç duyurusunda bulunsun' diyorlar. Tamam, bulunacağız ama bugüne kadar suç duyurusunda bulunduğumuz altı dosya için ne yaptınız? Bazen kendimi bir şaka dünyasında yaşıyor gibi hissediyorum. Altı dosya savcılığın önünde. AK Partililer de biliyor bunu. O dosyalarla ilgili hiçbir şey yapılmamış. Şimdi biz, gerçekleşmesini önlediğimiz yolsuzlukla ilgili suç duyurusunda bulunacağız. Altı dosyayı tek tek uygulamaya sokacaksın da bizimkini öyle mi sokacaksın yoksa biz CHP'li olduğumuz için öne mi geçecek? Ben heyecanla onu bekliyorum. Buradan, AK Parti İl Başkanı’na, milletvekillerine, bu konuda konuşan herkese sesleniyorum: Lütfen dosyamızı merak ettiğiniz gibi o altı dosyayı da merak edin. Bu şehirde bir sürü dedikodu dolaşıyor. 'Belediyeye operasyon olacak, şu belediyeye operasyon olacak' deniyor. Ben dosyaların hepsine bakıyorum, operasyon falan yapamazlar. Neden yapamazlar biliyor musunuz? Hepsinin ucu AK Partililere çıkıyor. İşlerin çoğunu yapanlar AK Partili. Bunu maalesef AK Partililer de biliyor, herkes biliyor, herkes susuyor. O yüzden Manisa’da bir operasyon olmasını heyecanla bekliyorum. Çok eğleneceğiz. Hepimiz 'Aaa, neler neler olmuş bu şehirde' diyeceğiz. Bunların hepsi bu şehrin ilçe belediyelerinde gerçekleşti. Büyükşehir’de gerçekleşen dosyaların hepsi şu anda savcılıkta. Biz de gerçekleşmemiş bir dosyayı savcılığa ileteceğiz. Lütfen o altı dosyayla beraber bizim dosyamızın da takibini yaparsınız.""Manisa'daki insan Türk vatandaşı da İzmir’deki değil mi?"Su sorununa ilişkin Dutlulu, "Manisa’nın suyunun yüzde 100’ü sondajdan, yer altı suyundan karşılanıyor. Bu yer altı suyu bir gün bitecek. Manisa'ya baraj yapılması lazım. Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na söyledim. Gördük Barajı yaptı devlet. Akhisar için de çok önemli. Ama isale hattı yapılmadan hiçbir anlamı yok. Barajda su birikiyor, ama Akhisar halkı suya bakıyor, su da Akhisar halkına bakıyor. İsale hattının 2026 yılı içinde projesi yapılacak daha 2–2,5 sene o suya ulaşamıyoruz. Bu işler yapılırken, baraj yapılırken eş zamanlı olarak isale hattının çalışması yapılmaz mı? Ben DSİ’den iki şey istedim: Manisa için yeni bir baraj ve olan barajın da şehre bağlantısını istiyoruz. Bizim ilçe merkezlerini susuz bırakmamız lazım, alternatifler yaratmamız lazım. Şu anda birçok kentte susuzlukla ilgili sıkıntılar var. Manisa'da yaşanması için mücadele ediyoruz. DSİ ile İzmir Büyükşehir arasında protokol 1983’te yapılmış ve devam ediyor. Manisa o protokolde taraf değil, çünkü o zaman Büyükşehir yasası yoktu. Saruhanlı’daki kuyulardan alınan su neredeyse İzmir’in yüzde 30’unu karşılıyor. Hadi suyu biz kestik diyelim İzmir ne yapacak? Manisa'daki insan Türk vatandaşı da İzmir’deki değil mi? Hepimiz aynı toprakların çocuğuyuz. Bu sorun hepimizin sorunu. İzmir’in şu an yapması gereken deniz suyunu arıtmak. Cumhurbaşkanı Yardımcısı da aynı açıklamayı yaptı. Büyük ihtimalle DSİ bu konuda bir çalışma yapacak. Bizim suya bağımlılık inşallah azalacak" ifadelerini kullandı.
Gündem
Yayınlanma: 25 Kasım 2025 - 16:41
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Dutlulu: "Yarısı bizden kampanyasının tüm Türkiye'de gerçekleşmesi lazım"
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kentsel dönüşüm ve depreme dirençli kent için vatandaşların teşvik edilmesi gerektiği belirterek "2005, 2006, 2007 yıllarını hatırlıyorum, çok uygun fiyatlı krediler vardı. Devlet bu kredileri tekrar aktif hale getirmeli. Vatandaş kira öder gibi kendi evini yenileyebilmeli. Evini yenileyene nasıl İstanbul’da 'yarısı bizden' kampanyası yapıldıysa, bunun tüm Türkiye’de gerçekleşmesi lazım" dedi.
Gündem
25 Kasım 2025 - 16:41
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir















