Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin Kayseri İl Başkanlığı 8. Olağan Kocasinan İlçe Kongresi’nde ekonomi, yönetim sistemi ve son dönemde gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Güçlü devlet, güçlü tek adam demek değildir”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne yönelik eleştirilerini dile getiren Arıkan, 2018’de sisteme geçilirken yaptıkları itirazların bugün daha görünür hale geldiğini savundu.
Arıkan, yüzde 50+1 şartı, yetkilerin tek elde toplanması, Meclis’in denetim gücü ve kurumların bağımsızlığı üzerinden mevcut yönetim modelini eleştirerek, “Güçlü devlet, güçlü tek adam demek değildir. Güçlü devlet; güçlü kurumlar, güçlü hukuk ve güçlü Meclis demektir” ifadelerini kullandı.
Arıkan, sistemde yapılacak sınırlı değişikliklerin yeterli olmayacağını belirterek, asıl sorunun cumhurbaşkanının aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı olması olduğunu savundu.
Üç şart açıkladı
Saadet Partisi’nin yönetim sistemine ilişkin değişiklikleri müzakere etmeye hazır olduğunu belirten Arıkan, üç temel şart sıraladı.
Arıkan, partili cumhurbaşkanlığı uygulamasına son verilerek cumhurbaşkanının tarafsız bir konuma getirilmesini, kuvvetler ayrılığının güçlendirilerek Meclis’in yasama ve denetim yetkisinin artırılmasını ve yargı bağımsızlığının uygulamada güvence altına alınmasını istedi.
Ekonomi politikalarına da eleştiri
Arıkan’ın gündeminde ekonomi de vardı. “AK Parti’nin ekonomi üçgeni” ifadesini kullanan Arıkan; enflasyon, faiz ve vergilerin vatandaş üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını savundu.
Türkiye’nin 2002’de yüksek enflasyon oranına sahip ülkeler arasında bulunduğunu hatırlatan Arıkan, aradan geçen yıllara rağmen bu sorunun çözülemediğini ileri sürdü.
“Hayatı olağanlaştırmak istiyoruz”
Son dönemde belediyelerden şirketlere ve çeşitli kuruluşlara yönelik operasyonlara da değinen Arıkan, suçla mücadele edilmesi gerektiğini ancak ülke gündeminin sürekli operasyonlarla şekillenmemesi gerektiğini söyledi.
Arıkan, Saadet Partisi’nin amacının “hayatı olağanlaştırmak” ve çalışma ile emeği güvence altına almak olduğunu ifade etti.













