LÖSEV, 2–8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında yayımladığı basın açıklamasında, lösemi tanısı alan çocukların uzun ve zorlu tedavi süreçlerine dikkat çekerek her çocuğun ücretsiz ve eşit sağlık hizmetine ulaşması gerektiğini vurguladı.
Vakfın açıklamasında, hastalığın çocukların yalnızca sağlığını değil, eğitimini, sosyal yaşamını ve ailelerini de derinden etkilediği belirtildi.
LÖSEV: “LÖSANTE'de yüzde 94 başarı oranına ulaşıldı”
LÖSEV, 28 yıldır lösemili ve kanserli çocuklara sağlık, eğitim, maddi ve manevi destek sağlamak amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi.Vakfın açıklamasına göre LÖSANTE Hastanesi'nde çocukluk çağı kanserlerinin tedavisinde yüzde 94 başarı oranına ulaşıldı.
LÖSEV, tedavinin yanı sıra çocukların moral ve motivasyonlarının korunması, eğitimlerinin sürdürülmesi ve ailelerinin ekonomik açıdan desteklenmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı.
2–8 Kasım'da Türkiye turuncuya boyanacak
Lösemili Çocuklar Haftası'nın, yıllar önce tedavi gören bir çocuğun kendilerine ait bir farkındalık haftası olmasını istemesi üzerine
LÖSEV tarafından başlatıldığı aktarıldı.Her yıl 2–8 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen etkinliklerde, lösemi konusunda toplumsal farkındalığın artırılması amaçlanıyor.Bu kapsamda okullar, üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve iş yerlerinde çeşitli etkinlikler düzenleniyor. LÖSEV'in farkındalık rengi olan turuncu, hafta boyunca gerçekleştirilen çalışmalarda öne çıkıyor.
Okullara ve kurumlara destek çağrısı
LÖSEV, Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla eğitim kurumlarını, şirketleri, esnafı ve sivil toplum kuruluşlarını etkinliklere katılmaya davet etti.Vakıf, bağış kampanyası düzenlemek, gıda ve oyuncak yardımı yapmak veya LÖSEV ürünlerinin satışına destek vermek isteyen kişi ve kuruluşların öncelikle kendileriyle iletişime geçmesini istedi.
LÖSEV adına yardım ve bağış toplama faaliyetleri için vakıftan yazılı izin alınması gerektiği de hatırlatıldı.Açıklamada, hiçbir çocuğun lösemi veya kanser nedeniyle hayatını kaybetmemesi temennisi dile getirilerek tedavi gören çocukların ve ailelerinin yalnız bırakılmaması çağrısında bulunuldu.