Yunanistan'da sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Batı Nil virüsü, 2026 yılında rekor düzeyde vakaya neden oldu.
Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezinin (ECDC) 30 Ekim'de yayımladığı haftalık rapora göre, 28 Ekim itibarıyla Yunanistan'da 463 yerel kaynaklı vaka bildirildi.Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumunun (EODY) 22 Ekim'e kadar açıkladığı verilere göre ise ülkede virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 51'e ulaştı.Özellikle Atina ve çevresindeki Attika bölgesinde yoğunlaşan vakalar, sonbahar aylarında da sivrisineklerle bulaşan hastalıklara karşı dikkatli olunması gerektiğini gösteriyor.Batı Nil virüsü nedir, nasıl bulaşır?
Batı Nil virüsü, çoğunlukla Culex türü sivrisineklerin ısırmasıyla insanlara bulaşan viral bir enfeksiyon.Virüs doğada esas olarak kuşlar ve sivrisinekler arasında dolaşıyor. Enfekte kuşlardan beslenen sivrisinekler, daha sonra insanları ısırarak hastalığın bulaşmasına neden olabiliyor.Hastalık, gündelik temasla, tokalaşmakla, aynı ortamda bulunmakla veya ortak eşya kullanımıyla insandan insana bulaşmıyor.Kan nakli ve organ nakli gibi yollarla bulaşma ise nadiren mümkün olabiliyor.Batı Nil virüsünün belirtileri nelerdir?
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezlerine (CDC) göre virüsle enfekte olan kişilerin yaklaşık yüzde 80'inde herhangi bir belirti görülmüyor.Yaklaşık yüzde 20'sinde ise grip benzeri şikâyetler ortaya çıkabiliyor.En sık görülen belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bulantı, kusma, ishal ve deri döküntüleri bulunuyor.Belirtiler genellikle enfekte sivrisineğin ısırmasından sonraki 2 ila 14 gün içerisinde ortaya çıkıyor.Hangi belirtiler tehlikeli?
Batı Nil virüsü enfeksiyonlarının yüzde 1'inden azında hastalık beyin ve sinir sistemini etkileyen ağır bir tabloya dönüşebiliyor.Bu durumlarda menenjit, ensefalit veya sinir sistemine bağlı felç gelişebiliyor.Yüksek ateşle birlikte ense sertliği, bilinç bulanıklığı, nöbet, titreme veya ani kas güçsüzlüğü görülmesi halinde acil sağlık değerlendirmesi gerekiyor.Özellikle ileri yaştaki kişiler, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar ve bazı kronik hastalıkları bulunanlar ağır enfeksiyon açısından daha yüksek risk altında.Sivrisineklerden korunmak için neler yapılmalı?
Sağlık kuruluşları, Batı Nil virüsünden korunmanın en etkili yolunun sivrisinek ısırıklarını önlemek olduğunu belirtiyor.Bunun için açık alanlarda uygun sivrisinek kovucuların kullanılması, uzun kollu giysiler tercih edilmesi, kapı ve pencerelere sineklik takılması öneriliyor.Sivrisineklerin üreyebileceği saksı altlıkları, kovalar, kullanılmayan kaplar ve benzeri alanlarda biriken durgun suların düzenli olarak boşaltılması da önem taşıyor.Özellikle sivrisineklerin yoğun olduğu akşam ve gece saatlerinde korunma önlemlerinin artırılması gerekiyor.Hastalığın tedavisi veya aşısı var mı?
Batı Nil virüsüne karşı insanlarda kullanım için ruhsatlandırılmış bir aşı bulunmuyor.Hastalığa özgü, etkinliği kanıtlanmış bir antiviral ilaç da mevcut değil.Hafif vakalarda tedavi, belirtilerin hafifletilmesine yönelik destekleyici bakım şeklinde uygulanıyor. Ağır enfeksiyonlarda ise hastanede takip ve gerekli tıbbi destek sağlanıyor.Antibiyotikler virüse karşı etkili olmadığından hekim önerisi dışında kullanılmamalı.















