Gündem
Yayınlanma: 31 Ekim 2025 - 21:19
Güncelleme: 01 Kasım 2025 - 01:38
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras: "Her şeye zam gelirken belediye gelirleri sabit kalıyor"
Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Belediye Gelirleri Kanunu, her yıl gözden geçirilmeli. Her şeye zam gelirken belediye gelirleri sabit kalıyor. Enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Her şeye zam gelirken, belediyeleri neden zayıflatıyorsunuz? Bu durum halkımıza da, memlekete de fayda sağlamaz. Belediyeleri görev yapamaz hale getirmek, kimseye fayda getirmez. Bir an önce belediyelerin gelirlerinin artırılması yönünde adımlar atılmalıdır" dedi.
Gündem
31 Ekim 2025 - 21:19
Güncelleme: 01 Kasım 2025 - 01:38
(İZMİR) - Kıyı Ege Belediyeler Birliği'nin ekim ayı olağan meclis toplantısı Birlik ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras başkanlığında İzmir'de bir otelde gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Başkan Aras, şunları söyledi:"Bütün belediye birlikleri için söyleyebilirim; bölgelerinde veya görev alanlarında kalkınmanın anahtarlarıdır. Çünkü belediyeler, arkadaşlar, birbirlerinden öğrenirler. Öğrenerek güçlenirler. İletişimin her zaman çok yüksek düzeyde olması gerekir. İyi uygulamaları paylaşmak veya zorlukları yine paylaşarak aşmak birliklerin aslında birinci görevlerindendir. Burada tek bir kentin başarısı bölge açısından çok bir şey ifade etmez. Ülke açısından kentlerimizin başarısı ancak bölgemizi veya ülkemizi daha da güçlü kılar, dönüştürebilir diye düşünüyoruz. O yüzden birliklerin önemini bir kere daha buradan hatırlatmak isterim. Yerel yönetimler olarak bizler, halkla temas eden en yakın kurumlarız. Bizlerden yükselen her adım, hayata geçirdiğimiz her proje, halka dokunduğumuz her nokta ülkenin tamamında karşılık bulacaktır. Bu nedenle bizler hem demokrasinin can damarıyız hem de ülke ekonomisinin lokomotifiyiz. Şehirlerimizde halkın refahını yükseltmek için hep birlikte çalışıyoruz. Birlikte mücadele veriyoruz ve ortaklaştırıyoruz, çabalarımızı birleştiriyoruz. Bütün bölgeye birlikte paylaştığımız bir vizyonu yaymaya gayret ediyoruz.Kıyı Belediyeler Birliğimiz de her geçen gün kendi etki alanını genişletiyor. Yeni üyelerimiz ve yeni projelerimizle, diğer kıyı kentleriyle iletişim içerisinde, özellikle bölgemizde Akdeniz'de, Ege'de, Karadeniz'de emsal belediyelerle ve uluslararası platformda etki alanını genişleterek büyümeye devam ediyoruz. Burada bir arada olmanın, ortak aklın, ülkenin genelinde de karşılık bulduğunu görüyoruz. Ortak akıl her platformda kullanılmak durumunda biz de Kıyı Belediyeler Birliği olarak ortak akla çok büyük önem veriyoruz. Özellikle yaptığımız bilimsel çalıştaylar, ortak problemlere ortak çözümler üretmek açısından çok faydalı oluyor. Bilim insanlarını, yerel yöneticileri, kamu kurumlarını, sivil toplum kuruluşlarını, meslek odalarını bir araya getiriyoruz. Bölgemiz için kalıcı çözümleri hayata geçirmeye gayret ediyoruz."Deprem, bölgemizin ve ülkemizin gerçeği"Deprem gerçeğini masaya yatırdık ve 'Deprem Gerçeği ve Afet Yönetimi' çalıştayını düzenledik. Her belediyemiz, kendi bağlı olduğu veya bölgesinde görev yaptığı inşaat mühendisleri odasıyla görüşerek bu protokolleri yaparsa bir yapı stoğu envanteri çıkar. Daha sonra riskli yapılar tespit edilirse detaylı incelemelerle, vatandaşın da katılımıyla depreme karşı dirençli kentler yaratmak için çalışmalara başlanabilir. TMMOB ile İnşaat Mühendisleri Odası bu protokolleri yaptığında bütçe olarak da çok uygun rakamlara bu analizleri belediye adına yapabiliyor. Böylece kentte deprem riskine karşı bir çalışma başlatmış oluyoruz. Vatandaşlarımız da bundan memnun oluyorlar. Yine yaptığımız çalışmalardan biri de orman yangınlarıyla ilgiliydi. Orman yangınlarıyla mücadele toplantısını yine bu otelde, bölge büyükşehir belediye başkanlarımızın yoğun katılımıyla yapmıştık. Burada, itfaiye teşkilatları büyükşehir belediyelerine bağlı olduğu için konu daha çok onları ilgilendiriyor. Ancak orman yangınları günümüzün gerçeği."İklim krizi ve hava sıcaklıklarındaki artış devam ettiği sürece yangınlar da artarak sürecek"İklim değişikliğinin en somut sonuçlarından biri. Bundan sonra da devam edecek. İklim krizi ve hava sıcaklıklarındaki artış devam ettiği sürece yangınlar da artarak sürecek. Bu toplantıda da ortak kararlar aldık. İtfaiye teşkilatlarımızı bir araya getirerek birbirimize destek olarak bu sorunla mücadele etmenin en doğru yöntem olduğunu gördük. Bunun dışında kuraklıkla ve susuzlukla mücadele konusunda da önemli adımlar attık. Kentlerimizi ilgilendiren bir diğer husus, peyzaj alanlarının sulanması ve idamesi. Bunun için bir 'Susuz Peyzaj Çalıştayı' düzenledik. Bu çalıştaya uluslararası katılım da oldu.Son dönemde yaşadığımız su krizi, her kentte ciddi sorunlara yol açıyor. İzmir, Çeşme, Burdur, Isparta, Ankara, İstanbul, Muğla, Bodrum... Her yerde aynı tablo var. Bu konudaki çalıştayımızı Muğla'da gerçekleştirdik ve çok verimli geçti. Bunun dışında iklim kriziyle mücadelede 'Yerel Taraflar Konferansı'nı düzenledik. Birliğimizin eğitim faaliyetleri de sürüyor. Mevzuat eğitimleri, mali yönetim, ruhsat işlemleri, zabıta, imar ve kıyı kanunları gibi konularda eğitimler veriyoruz. Eğitimlerimiz bundan sonra da devam edecek. Birlik olarak dayanışma içerisinde, afetlere karşı dirençli, adil, doğayla uyumlu kentler inşa etmek için çalışıyoruz. Ancak birçok sorunla da karşı karşıyayız. Bunların başında ekonomik kriz geliyor.Her belediye ekonomik açıdan zor durumdaİklim krizi, bütçe yetersizlikleri, özellikle muhalefet belediyeleri üzerindeki antidemokratik uygulamalar ve ayrımcı politikalar… Buna rağmen belediyelerimiz gelişme ve genişleme çabalarını sürdürüyor. Burada muhalefet ya da iktidar belediyesi gibi bir ayrım yapmak istemiyorum. Her belediye ekonomik açıdan zor durumda. Maliyetlerdeki ve personel giderlerindeki artışlar, enflasyonist ortamda belediyelerin hizmet etme gücünü zayıflatıyor. Bu nedenle Belediye Gelirleri Kanunu'nun yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir. Son dönemde emlak vergileri tartışma konusu. Arsa rayiç bedellerinin artışı emlak vergilerine yansıyor. Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir dönemde beş yılda bir yapılan arsa rayiç belirlemelerinin birkaç kat artması olağandır. Arsalar ve konut fiyatları katlanarak artarken emlak vergilerinin yerlerde sürünmesi beklenemez. Vatandaşlarımızı da zor durumda bırakmadan bu denge sağlanmalıdır. Duyduğumuza göre arsa rayiçlerinde sadece yüzde 50'lik artış kararı alınacağı söyleniyor. Oysa bu makul değildir. İlçe belediyelerimizin ana gelir kalemi emlak vergileridir. Bugün satış fiyatı 10-20 milyon TL olan bir konut için ödenen emlak vergisi yüzlü, beş yüzlü rakamlarda kalmaktadır. Bu düşük bir seviyedir. Hükümetin bu konuda belediyelerin mali durumunu da dikkate alması gerekir."Her şeye zam gelirken belediye gelirleri sabit kalıyor"Belediye Gelirleri Kanunu, her yıl gözden geçirilmeli. Her şeye zam gelirken belediye gelirleri sabit kalıyor. Enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Her şeye zam gelirken, belediyeleri neden zayıflatıyorsunuz? Bu durum halkımıza da, memlekete de fayda sağlamaz. Belediyeleri görev yapamaz hale getirmek, kimseye fayda getirmez. Bir an önce belediyelerin gelirlerinin artırılması yönünde adımlar atılmalıdır.Belediyelerimiz artık sadece yol yapan, kaldırım döşeyen, bitki diken, çöp toplayan kurumlar değildir. Aynı zamanda sosyal ve ekonomik hayatın her noktasında görev yapan kurumlardır. Yerel yönetim ve merkezi yönetim bir bütündür. Bizler hizmeti halka ulaştıran ilk halkayız. Devlet kurumlarıyla belediyeleri karşı karşıya getiren söylem ve eylemlerden uzak durulmalıdır. Son dönemde belediyelerin yetkilerinin azaltılmasına yönelik çalışmalar duyuyoruz. Henüz somut olmasa da bu konuda bir uyarı yapmak isterim. Bugün 25 milyon nüfusu temsil eden belediye başkanlarımız cezaevinde. Daha bir iddianame bile yok. Belediye başkanları tutuksuz yargılanabilir. Tutukluluğu cezalandırma enstrümanına dönüştürmek doğru değildir. Bu, o kentlerin mağduriyetine yol açmaktadır. Ayrıca belediyelerin plan yetkilerinin, hizmet alanlarının törpülenerek merkezi yönetime devredilmesi demokratik sürece zarar verir."Dünyada yerel yönetimler güçlendirilirken, Türkiye'de zayıflatılması anlamsızdır."Demokrasi yerelden başlar. Katılım yerelden başlar. Eğer siz bunlara ket vurursanız, gelişmenin önüne set çekmiş olursunuz. Dünyada yerel yönetimler güçlendirilirken, Türkiye'de zayıflatılması anlamsızdır. Bizler afete karşı dirençli, iklim dostu kentler kurmak, kadınların, gençlerin ve çocukların yaşamının öznesi olduğu demokratik bir yapı inşa etmek, üreticiyi desteklemek, adil ve üretken bir ekonomi yaratmak için çalışıyoruz. Kültürü, tarihi ve ortak değerleri geleceğe taşımak, yerelden yükselen kalkınmayı ülkeye yaymak bizim ortak vizyonumuzdur. Belediyelerimiz doğayla barışık, altyapısıyla güçlü, sosyal yapısıyla adil, yönetimiyle katılımcı, ekonomik yapısıyla üretken kentler inşa etmek için canla başla çalışmaktadır. Birliğimizin gücü ortak akıldan ve dayanışmadan geçmektedir. Bizler günü kurtaran değil, yarını kuran, ortak akıl ve ortak vizyonla çalışan yöneticileriz"
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir















