Siyaset
Yayınlanma: 02 Temmuz 2026 - 17:01
Kılıçdaroğlu'ndan NATO Zirvesi Mesajı: Türkiye Kimsenin İleri Karakolu Değildir
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin NATO üyesi olduğunu ancak hiçbir gücün ileri karakolu ya da stratejik taşeronu olmayacağını söyledi.
Siyaset
02 Temmuz 2026 - 17:01
Sözlerine Madımak Katliamı’nın 33’üncü yılını anarak başlayan Kılıçdaroğlu, 2 Temmuz’un Türkiye’nin hafızasında derin bir acı olarak yer ettiğini belirtti. Başbağlar Katliamı’nı da hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bu iki acıyı hiç unutmamalıyız. Türkiye’nin derin acılarından biridir bu iki acı.” dedi.
“Türkiye yeni dünya düzenini tribünden izleyemez”
NATO Zirvesi öncesinde dünyanın büyük bir dönüşümden geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu, güç merkezlerinin, uluslararası dengelerin, enerji, teknoloji, ticaret ve güvenlik anlayışının yeniden şekillendiğini söyledi.Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bu süreçte edilgen bir aktör olamayacağını ifade ederek, “Türkiye hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacaktır. Hiçbir gücün ileri karakolu olmayacaktır. Hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır.” diye konuştu.Türkiye’nin Karadeniz, Akdeniz, Balkanlar, Kafkasya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında bulunduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, ülkenin yalnızca bölgesel bir güç değil, “stratejik merkez ülke” olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.“Türkiye NATO üyesidir ama NATO’nun ileri karakolu değildir”
Türkiye’nin NATO’nun güçlü ve güvenilir bir müttefiki olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, buna rağmen Türkiye’nin ittifak ilişkilerini bağımsızlık çizgisinden koparmadan yürütmesi gerektiğini söyledi.CHP’nin dış politika anlayışının merkezinde millî çıkarlar, devlet aklı ve uzun vadeli stratejik vizyon bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Türkiye NATO üyesidir; fakat NATO’nun ileri karakolu değildir.” dedi.Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ABD ile kurumsal müttefiklik ilişkisi yürüttüğünü ancak hiçbir büyük gücün stratejik taşeronu olmayacağını belirtti. Türkiye’nin Rusya ve Çin ile de konuşabileceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, bunun herhangi bir gücün yörüngesine girmek anlamına gelmeyeceğini söyledi.“Türkiye bağımsızdır; çünkü otomatik hizalanmaz”
Kılıçdaroğlu, Türkiye için ortaya koydukları vizyonu “bağımsız, kurumsal ve üretken bölgesel güç” olarak tanımladı.Türkiye’nin bağımsız olduğunu çünkü otomatik hizalanmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, dış politikanın kişisel lider ilişkilerine, günübirlik pazarlıklara ve iç politika hesaplarına teslim edilmemesi gerektiğini söyledi.Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin jeopolitik değerinin yalnızca başkalarına hatırlatılarak büyümeyeceğini belirterek, “Türkiye kurumlarıyla, ekonomisiyle, hukukuyla, üretimiyle, diplomasisiyle ve toplumsal bütünlüğüyle büyür ve saygınlık kazanır.” ifadelerini kullandı.“Mesele lider fotoğrafı değil, Türkiye’nin stratejik konumudur”
Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nin dar bir propaganda diliyle ele alınamayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, meselenin bir iktidar başarısı ya da lider fotoğrafı olmadığını belirtti.Kılıçdaroğlu, asıl meselenin Türkiye’nin gelecekteki stratejik konumu olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin büyük güç rekabetinde kendisine biçilen rolü kabul etmek yerine bağımsız karar alanını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.Türkiye’nin görevinin kendi çevresinde savaşların büyümesini önlemek, enerji ve tedarik hatlarını güvence altına almak, Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e, Kafkasya’dan Orta Doğu’ya kadar istikrar üretmek olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, bu yaklaşımı “cumhuriyetçi stratejik özerklik” olarak tanımladı.“Güvenlik bölünemez”
NATO güvenliğinin yalnızca Baltıklar ve Doğu Avrupa’dan ibaret olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye açısından Suriye, Irak, İran, Doğu Akdeniz, Kafkasya, terör örgütleri, göç, enerji hatları, gıda güvenliği, su güvenliği ve devlet dışı silahlı aktörlerin de güvenlik mimarisinin parçası olduğunu söyledi.Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin bu başlıkları NATO masasında dar bir şikâyet diliyle değil, ittifakın stratejik bütünlüğünü hatırlatan kurucu bir dille gündeme getirmesi gerektiğini ifade etti.İttifak kavramının doğru tanımlanması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, “İttifak; ortak akıl, ortak güvenlik, karşılıklı saygı ve eşit egemenlik temelinde yürür.” dedi.“Dış politika içerideki devlet kapasitesiyle kurulur”
Kılıçdaroğlu, dış politikanın yalnızca sınır ötesinde kurulmadığını, içerideki devlet kapasitesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu söyledi.Hukuk devletinin zayıflaması, kurumların aşınması, ekonominin öngörülemez hâle gelmesi, parlamentonun etkisizleşmesi, yargı bağımsızlığının tartışmalı hâle gelmesi ve basın özgürlüğünün güvence altında olmamasının Türkiye’nin dışarıdaki sözünü de zayıflatacağını belirtti.Kılıçdaroğlu, bu gerçekleri hatırlatmanın yalnızca CHP’nin değil, her yurtseverin görevi olduğunu ifade etti.“ABD ile müttefikiz ama Çin stratejisinin taşeronu değiliz”
Türkiye’nin dünyaya vereceği mesajın açık olması gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Biz NATO ittifakının üyesiyiz; ama kimsenin ileri karakolu, taşeronu değiliz. Biz Avrupa güvenliğinin parçasıyız; ama Avrupa’nın çevre ülkesi değil, Avrupa’nın ta kendisiyiz. Biz ABD ile müttefikiz; ama ABD’nin Çin stratejisinin taşeronu değiliz.” dedi.Türkiye’nin görevinin büyük güçlerin projelerinde rol kapmak değil, kendi bölgesinde barış, denge, dayanıklılık ve düzen üretmek olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ittifak kuracağını ancak bağımlı olmayacağını söyledi.“Türkiye masadadır”
Türkiye’nin ihtiyacının kişisel lider diplomasisi değil, cumhuriyetçi devlet aklı olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, dış politikada günübirlik pazarlıklar yerine uzun vadeli stratejik vizyonun esas alınması gerektiğini belirtti.CHP’nin Türkiye’nin NATO içindeki yerini, Avrupa ile ilişkilerini, ABD ile müttefiklik hukukunu, Rusya ve Çin’le dengeli ilişkileri Cumhuriyet’in bağımsızlık çizgisi içinde ele alacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin ne yalnızlaştırılacağını ne de başkalarının planlarında pasif unsur hâline getirileceğini ifade etti.Kılıçdaroğlu, Ankara Zirvesi’nde verilmesi gereken mesajı ise şu sözlerle özetledi:“Türkiye masadadır. Ama Türkiye masada kendisine yer açıldığı için değil; tarihsel hakkı, stratejik ağırlığı ve Cumhuriyet’in bağımsızlık iradesiyle bu masadadır.”Kılıçdaroğlu, açıklamasının ardından gazetecilerden soru almadı.EDİTÖR
İlginizi Çekebilir
















