• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
02:14
Kaboğlu'ndan Saraçhane Çağrısı: Yargı Kararı Gecikmeden Uygulansın
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Sinan Ateş'in vurulduğu yerde mesaj verdi
Gündem
Yayınlanma: 09 Ocak 2025 - 22:20

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Sinan Ateş'in vurulduğu yerde mesaj verdi

Gündem
09 Ocak 2025 - 22:20
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu Sinan Ateş'in vurulduğu yerde mesaj verdi
(ANKARA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile MHP'liler arasında gerilim tırmanıyor. İYİ Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kendisini tehdit eden Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım'a yanıtı, Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürüldüğü yerde basın açıklaması yaparak verdi. “Her ahlaksızlığa cevap vermem” diyen Dervişoğlu, İçişleri Bakanlığı'na seslenerek, 'Bana tahsis edilen korumaları, polisleri geri çekin. Şehit analarının duaları bana yeter' ifadesini kullandı. 

 

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım sosyal medya platformu X'te yayınladığı bir video ile Dervişoğlu'na yönelik "Müsavat, biz senin dansözlük yapma heveslisi olduğunu çok iyi biliyoruz. Sen git, tasmanı tutanları eğlendirmek için dansözlüğünü yap! Sabrımızı sınama; belanı da bizden bulma" dedi. Dervişoğlu yanıtı, Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Sinan Ateş’in öldürüldüğü yerde basın açıklaması yaparak verdi. 

 

 

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun açıklamasına İYİ Partili milletvekilleri, parti kurmayları ve Ülkü Ocakları eski Genel Başkanı Alişan Satışmış da katıldı. Dervişoğlu açıklamasında şunları söyledi:

 

 

"Buraya gelmeden önce televizyonları izliyordum. Müsavat Dervişoğlu'nun bazı kişilere cevap vermek üzere basın toplantısı, tertip ettiğine dair paylaşımlar yapıldı. Burada herhangi bir kimseye cevap vermek için bulunmuyorum. Çünkü her ahlaksızlığa cevap verirsem her ahlaksıza cevap verir o zaman da ahlaksızlığa paya vermiş olurum. Siyasi muhataplarım bellidir. Dolayısıyla mütekabiliyet sınırında kalarak onlara cevap vermeyi demokrasinin şahsıma yüklediği bir sorumlu olarak addediyorum. Neden bu basın toplantısını yapıyorum? Madem ki ahlaksızlara cevap vermeyeceğim. Sorumlulukları olanlara sorumluluklarını hatırlatmak üzere buradayım. Onun için bu açıklamayı yapıyorum. Peki neden buradayım? Biliyorsunuz tehditle karşı karşıya bırakıldım. Adresimi bilemeyebilirler. Beni sağda solda aramalara, aramalarına ihtiyaç bırakmaksızın onların en iyi bildikleri yerde bu basın toplantısını gerçekleştiriyorum.

 

 

"Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Adalet Bakanı, Sayın Meclis Başkanı korkuyorlar mı"

 

 

Bir tehditle hakaretin muhatabı oldum. Üzerinden tam 16 saat geçti. Ben TTBMM'de grubu bulunan bir siyasi partinin genel başkanıyım. Dolayısıyla bir hakaretin ve tehdidin muhatabı olduğunda bu hakaretle tehdide karşı durumdan vazife çıkarması icap eden kurumlar bulunmaktadır. Bunların başında Cumhurbaşkanı gelmektedir TBMM Başkanı gelmektedir. Adalet Bakanı ve İçişleri Bakanı gelmektedir. Üzerinden 16 saat geçmiş olmasına rağmen şu ana kadar bu bahsettiğim kişiler tarafından yapılmış herhangi bir işlem atılmış herhangi bir adım yoktur. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Meclis Başkanı, Sayın Adalet ve İçişleri Bakanı bir siyasi partinin genel başkanı tehditlerin muhatabı olduğunda acaba nerededirler? Bir tweetten bir televizyon programındaki dil sürçmesinden, bir köşe yazısından insanları sabaha karşı evinden alarak ters kelepçeye vurarak karakola götüren, savcılığa götüren bu sorumlular acaba bu bugün neden vaziyet almamaktadırlar? Bunun cevaplanmasını istiyorum. Ve bu vesileyle de kendilerini görevlerini doğru bir biçimde yapmaya davet ediyorum. Korkuyorlar mı? Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Adalet Bakanı, Sayın Meclis Başkanı korkuyorlar mı? Korkuyorlarsa kimden korkuyorlar? Bu katillerin, bu tehditkarların hamilerinden mi çekiniyorlar? Bu soruların cevap bulmasını istiyorum.

 

 

"Can ve mal güvenliğimiz vatandaşlık haklarımızdan kaynaklanıyor"

 

 

Ben bir anayasal hakkı kullanıyorum. Siyaset yapmak bir anayasal haktır. Partimize mensup arkadaşlarım da aynı haktan yararlanarak siyaset yapıyorlar. Bu tehditler sıradan tehditler değil. Bu suçlar sıradan adil suçlar değil. Anayasanın bana tanıdığı bir hakkın gaspı için uğraşıyorlar. Dolayısıyla bu hak gaslına bu devleti yönetenlerin seyirci kalması asla kabul edilebilir değildir. Yoksa öyle bir düzenden geçiyoruz ki bazı insanların suç işleme imtiyazları mı vardır? Ya da bazı insanların başkalarını suça azmettirme özgürlükleri mi vardır? Bu kayıtsızlık, bu sessizlik nereden kaynaklanmalıdır? Acaba arkasında suç işleyenlerin cezasız kalmasını temin etmek bir takım adımlar atan, bunu temin etmeyi sağlayan cezasızlığı bu ülkede genelgeçer kural haline getirenler mi bu ortamı sağlamaktadır? Bu soruları da cevap bulmalıdır. Can ve mal güvenliğimiz TBMM’deki sıfatlarımızdan kaynaklanmıyor. Can ve mal güvenliğimiz vatandaşlık haklarımızdan kaynaklanıyor. Bu devleti yönetenler vatandaşın can ve mal güvenliğini temin etmek mecburiyetindedirler. Özgürlüklerini korumak mecburiyetindedirler. Şimdi buradan söylüyorum. Bu şahsıma yöneltilmiş saldırılar ne zaman başlamıştır? Her şeyin miladı 22 Ekim'dir. Abdullah Öcalan'a Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kürsüde söz hakkı verilmesinin talep edildiği noktada İYİ Parti Genel Başkanı olarak ona karşı duruşundan kaynaklı bir saldırının, bir tehdidin muhatap olmuş durumdayım. Yani Abdullah Öcalan Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gelecek, konuşacak, ona umut hakkı vaat edilecek ve hatta affedilebilmesinin zemine hazırlanacak ama Musavat Dervişoğlu Ankara'nın sokaklarında gezemeyecek. Öyle mi? Havanızı alırsınız. Yaratmak istedikleri Türkiye yüz yılı bu mu acaba? Türkiye'yi nereye sürüklemek istiyorlar?

 

 

"Devletin tüm kurumlarını çıkmış oldukları bu kötü yolculuktan geri dönmeye davet ediyorum"

 

 

Biz siyaset sahnesine çıktığımız andan itibaren hep konuşan Türkiye çağrısı yaptık. Her fırsatta demokrasi çağrısı yaptık. Her Fırsatta cumhuriyetin ve onun değerlerinin savunulması gerektiğinin altını çizerek düşüncelerimizi milletimizle paylaştık. Hayalimiz olan Konuşan Türkiye'de vatandaşlarını susturmak isteyen bir devlet yönetimi anlayışıyla karşı bırakılıyoruz. Dolayısıyla biz bir taraftan konuşan Türkiye isterken bir taraftan demokrasi isterken cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkarken bazıları bu ülkede istibdat rejiminin inşasına zemin teşkil adımlar atmaya kalkışıyorlar. Devletin tüm unsurlarını devletin tüm kurumlarını çıkmış oldukları bu kötü yolculuktan geri dönmeye davet ediyorum. Demokrasi çağrısını da tekrarlıyorum Bakın altını çizerek ifade ediyorum. Biz milliyetçi hareket partisinin karşı karşıya bulunduğu zafiyetten beslenmek niyetinde olan bir siyasi parti değiliz. Biz Türkiye'de merkez siyasetin inşa edilebil cumhuriyetin değerlerinin korunabilmesi, hakkın, hukukun, adaletin teminle tesis edilmesi için siyaset yapıyoruz. MHP herhangi bir alana talip olmadığı için, iktidar istemediği için, iktidara payanda olmakla yetindiği için neresinden bakarsanız bakın bizim siyasi rakibimizle muhattabımız bile değildir. Kendilerini bugün karşı karşıya bulundukları panik halinden uyanmaya davet ediyorum. Burada her zaman söylüyorum.

 

 

"İçişleri Bakanına buradan sesleniyorum, bana tahsis edilmiş koruma polislerini derhal geri çekin"

 

 

Ben siyasi yolculuğuma başladığım andan itibaren hep adalet peşinde koştum. Dolayısıyla benim hakkımın hukukumun çiğnenmesi şahsımın tehdit edilmesi Hiç umurunda değildir. Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının hak ve hukukunu sonuna kadar savunmaya devam edeceğim. Cumhuriyetin değerlerine, milletimizin birliğine, üniter devlet yapımıza halel getirecek her adıma bu dün olduğu gibi bugün de, yarın da karşı çıkacağıma milletime söz veriyorum. Bunun sözünü bir taahhüt olarak kabul etmesini istiyorum milletimin. Ayrıca bu cüret nereden kaynaklanmaktadır? Bu cüreti nereden bul Nereden beslenmektedirler? Bu sistem, bu ucube rejim, bu tek adamlık anlayışı eğer tetikçileri içeri yollayıp azmettiricileri sokakta gezdiriyorsa, yazıklar olsun böyle adalet nizamına. Şimdi devletin memurları tarafından korunuyorum. Buraya gelirken de yine İçişleri Bakanlığının tarafıma tahsis ettiği polis memuru arkadaşlarımızla Birlikte geldim. Siz vatandaşın hakkını savunamayacaksanız, hukukunu savunamayacaksanız, bir genel başkanın siyaset yapma hakkını savunmaktan aciz duruma şayet düşürüldüyseniz o zaman bana yapacak tek şey kalıyor. O da vatandaş gibi yaşamak. İçişleri Bakanına buradan sesleniyorum, bana tahsis edilmiş koruma polislerini derhal geri çekin. Ben hiç kimseden korkmuyorum. Ben bu ülkenin hakkını ve hukukunu savunuyorum. Bu milletin geleceğini savunuyorum. O sebeple diyorum ki sizin bana gönderdiğiniz korumalara ihtiyacım yok. Şehit analarının duaları bana yeter de artar diyorum.

 

 

"Açık ve net olarak da söylüyorum, Türkiye'de istibdata asla geçit vermeyeceğiz"

 

 

Bakın bu 22 Ekim tarihinden itibaren hem partimize hem şahsımıza yönelik tehditler ve saldırılar artmıştır. Bunun arkasında olan şey Türkiye'nin geleceğinin hilafına yapılmış, atılmış adımlara karşı tek milli cephenin İYİ Parti olarak gösterilmesidir. O sebeple bizi yıldırmak istiyorlar. Bizi korkutmak istiyorlar. Biz ilk kez tehdit ve saldırı karşılaşmadık. Burada bulunan arkadaşlarımız bilirler. Defalarca saldırıya uğradık. Defalarca yolumuzdan döndürülmeye çalışıldık. Ama hiçbirimiz teslim olmadık. Çünkü biz kahrolsun istibdat , yaşasın hürriyet diye yola çıkmış, demokrasi mücadelesinden zerre taviz vermeyerek Türk milletinin geleceğine dair söylenmesi icap eden ne varsa onu söylemeye devam ederek bu yolculuğumuzu sürdürdük. Bu bundan sonra da böyle olacaktır. Hayal ettikleri yeni Türkiye yüz yılı eğer istibdat içerisinde yaşayan bir gelecek hayaliyle teşekkül ettirildiyse buradan tekraren ifade ediyorum. Açık ve net olarak da söylüyorum, Türkiye'de istibdata asla geçit vermeyeceğiz. Ve yolculuğumuzu adalet için, hürriyet için, eşitlik için sürdürmeye devam edeceğiz."

 

# Müsavat Dervişoğlu# Sinan Ateş
EDİTÖR
Editör
Editör
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli kente veda etti
Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli kente veda etti
Gürsel Erol: Yoluma Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında devam edeceğim
Gürsel Erol: Yoluma Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında devam edeceğim
TBMM'de emekli aylığı tartışması: Muhalefetten 23 bin 552 liraya tepki
TBMM'de emekli aylığı tartışması: Muhalefetten 23 bin 552 liraya tepki
Belçika Büyükelçisi Van de Velde: Türkiye Avrupa ailesinin bir parçasıdır
Belçika Büyükelçisi Van de Velde: Türkiye Avrupa ailesinin bir parçasıdır
Son Haberler
TBMM’de emekli aylığı düzenlemesini içeren teklifin ilk 7 maddesi kabul edildi
TBMM’de emekli aylığı düzenlemesini içeren teklifin ilk 7 maddesi...
Kaboğlu'ndan Saraçhane Çağrısı: Yargı Kararı Gecikmeden Uygulansın
Kaboğlu'ndan Saraçhane Çağrısı: Yargı Kararı Gecikmeden Uygulansın
İBB'den tarihi çınarlar için bilimsel koruma çalışması
İBB'den tarihi çınarlar için bilimsel koruma çalışması
eMillî Takım’ın eEURO 2026 aday belirleme kampı Riva’da başladı
eMillî Takım’ın eEURO 2026 aday belirleme kampı Riva’da başladı
Başakşehir, Konferans Ligi’nde Inter Turku’yu ağırlayacak
Başakşehir, Konferans Ligi’nde Inter Turku’yu ağırlayacak
Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli kente veda etti
Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli kente veda etti
Çok Okunan Haberler
Naci Görür’den Çanakkale Depremi Sonrası Marmara Uyarısı: “Büyük Depremi Kuzey Kolda Bekliyoruz”
Naci Görür’den Çanakkale Depremi Sonrası Marmara Uyarısı: “Büyük...
Özgür Özel yeni parti kararını açıkladı: İlk adımı milletvekillerimizle atıyoruz
Özgür Özel yeni parti kararını açıkladı: İlk adımı milletvekillerimizle...
Fransa Parlamentosundan Tarihî Karar: Yaşam Sonu Yardımı Yasası Kabul Edildi
Fransa Parlamentosundan Tarihî Karar: Yaşam Sonu Yardımı Yasası Kabul...
"Silivri Soğuktur" Korkusu: Gergerlioğlu'ndan İfade Özgürlüğü...
Kalp Krizi Geçiren Hastaların Yüzde 84’ünde Mikroplastik Tespit Edildi
Kalp Krizi Geçiren Hastaların Yüzde 84’ünde Mikroplastik Tespit...
Vatandaşın bireysel kredi ve kredi kartı borcu 7 trilyon TL'yi aştı
Vatandaşın bireysel kredi ve kredi kartı borcu 7 trilyon TL'yi aştı...
TBMM'de
TBMM'de "15 Temmuz'un Siyasi Ayağı" Tartışması
Engellilerden Maliye Bakanlığı önünde ÖTV protestosu: Yola çıkma özgürlüğümüzü elimizden aldınız
Engellilerden Maliye Bakanlığı önünde ÖTV protestosu: Yola çıkma özgürlüğümüzü elimizden aldınız

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Kadın
Politika
Siyaset
Yerel
İnsan Hakları
Kültür-Sanat
Spor
Çevre
Bilim ve Teknoloji
Asayiş
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.