Küresel petrol piyasalarında gözler yeniden Hürmüz Boğazı’na çevrildi. Bölgede ticari gemilere yönelik saldırılar ve ABD ile İran arasındaki gerilimin devam etmesi, haftanın son işlem gününde petrol fiyatlarının sert yükselmesine neden oldu.Brent petrolün varil fiyatı 14 Ağustos Cuma günü
1,45 dolar, yüzde 1,67 yükselerek 88,52 dolardan kapandı. ABD tipi West Texas Intermediate (WTI) petrol ise
1,15 dolar, yüzde 1,42 artışla 82,40 dolara çıktı. Brent haftalık bazda yaklaşık yüzde 6, WTI ise yüzde 5,4 değer kazandı.Piyasadaki son yükselişte Hürmüz Boğazı’nda yaşanan saldırılar öne çıktı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin devlet petrol şirketi Abu Dhabi National Oil Company (ADNOC), kendisine ait iki geminin 13 Ağustos akşamı boğazdan geçişleri sırasında saldırıya uğradığını açıkladı.BAE Dışişleri Bakanlığı saldırıdan İran’ı sorumlu tutarken, olaylarda yaralanan olmadığı ve durumun kontrol altına alındığı bildirildi. Reuters’ın ilk haberinde İran Dışişleri Bakanlığı veya İran Devrim Muhafızları’ndan suçlamaya ilişkin bir açıklama gelmediği belirtildi. Bu nedenle saldırının İran tarafından gerçekleştirildiği bilgisi, bu aşamada
BAE’nin suçlaması olarak aktarılıyor.
Dünyanın en kritik enerji geçitlerinden biri
Hürmüz Boğazı, küresel enerji ticareti açısından stratejik öneme sahip. Şubat sonunda bölgede savaş başlamadan önce dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık
beşte biri bu dar deniz yolundan geçiyordu.Ancak boğazdaki trafik normal seviyelerin oldukça altında seyrediyor. Kpler verilerine göre 13 Ağustos Perşembe günü Hürmüz’den dokuz emtia gemisi geçti. Ağustos ayındaki günlük ortalama yaklaşık 12 gemi seviyesindeydi. Reuters’ın aktardığı verilere göre savaş öncesinde günlük toplam gemi geçişi 130-140 seviyelerine ulaşabiliyordu.Petrol fiyatlarını destekleyen bir diğer gelişme ise Washington’ın İran’a yönelik deniz ablukasının uzun süre devam edebileceği mesajı oldu. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD Donanması’nın gemileri rotasyonla değiştirerek ablukayı
süresiz şekilde sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi. ABD yönetimi ayrıca İran üzerindeki ekonomik baskının artırılacağı sinyalini verdi.Haziran ayında varılan geçici anlaşmanın bozulmasının ardından ateşkes ve Hürmüz’ün yeniden tam kapasiteyle açılmasına yönelik girişimlerde de ilerleme sağlanamadı. Bu tablo, yatırımcıların bölgedeki arz kesintilerinin kısa sürede sona ermeyebileceğini fiyatlamasına neden oluyor.
Rusya’daki petrol terminalinde de sevkiyat durdu
Petrol piyasasındaki arz endişeleri yalnızca Orta Doğu ile sınırlı değil.Reuters’a konuşan üç kaynağa göre Rusya’nın Karadeniz’deki önemli petrol ihracat noktalarından
Novorossiysk Limanı’ndaki Şeskharis terminalinde ham petrol yüklemeleri, drone saldırısının ardından 14 Ağustos’ta durduruldu.Günde yaklaşık
700 bin varil petrol elleçleyen terminal, Rusya’nın Karadeniz’deki başlıca petrol ihracat merkezlerinden biri konumunda. Bir tankerin saldırı tehdidi nedeniyle terminale yanaşmadan açık denize döndüğü de bildirildi.
Stoklar fiyat artışını durdurabilir mi?
Petrol piyasasında fiyatları aşağı çekebilecek unsurlar da bulunuyor ancak stok görünümü tek yönlü değil.ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin son haftalık verilerinde ABD ham petrol stokları üç buçuk yılı aşkın sürenin en güçlü haftalık artışını kaydetti. Bu gelişme, kısa vadede piyasaya bir miktar arz tamponu sağlayabilecek unsur olarak değerlendiriliyor.Buna karşılık Uluslararası Enerji Ajansı’nın ağustos raporu küresel stokların genel olarak yüksek olduğuna işaret etmiyor. IEA’ya göre küresel gözlenen petrol stokları temmuz ayında
69 milyon varil azaldı. Toplam stoklar savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık
410 milyon varil gerileyerek 7,9 milyar varilin altına indi. Ajans ayrıca 2026’da küresel petrol arzının ortalama 4,3 milyon varil/gün azalmasını bekliyor.Bu nedenle piyasada bir yanda ABD’deki haftalık stok artışı ve zayıflayan talep beklentileri, diğer yanda Hürmüz’deki arz riski, azalan küresel stoklar ve Rusya’daki ihracat kesintileri fiyatların yönünü belirleyen karşıt güçler olarak öne çıkıyor.
Brent petroldeki yükseliş kalıcı hale gelirse Türkiye açısından etkisi öncelikle akaryakıt maliyetleri üzerinden hissedilebilir. Ancak benzin ve motorin fiyatlarının seyri yalnızca Brent petrole değil; döviz kuru, ürün fiyatları, rafineri marjları ve vergiler gibi birden fazla değişkene bağlı.Enerji maliyetlerindeki kalıcı yükseliş ise taşımacılık ve üretim maliyetleri üzerinden daha geniş bir fiyat baskısı yaratma potansiyeli taşıyor.Bu nedenle önümüzdeki günlerde petrol piyasasının yönü açısından
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği, ABD-İran hattındaki diplomatik gelişmeler ve bölgedeki yeni saldırı haberleri yakından izlenecek.