ABD ile
İran arasındaki gerilimin yeniden yükselmesi, Türkiye açısından hem diplomatik hem de ekonomik etkileri bulunan kritik bir başlık olmaya devam ediyor.Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı
Donald Trump arasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinde Türkiye-ABD ilişkilerinin yanı sıra İran gerilimi, Gazze ve bölgesel güvenlik konuları ele alındı.Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre Erdoğan, İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasiden azami ölçüde yararlanılmasının önemine dikkat çekerek görüşmelerin devam etmesi yönündeki temennisini Trump’a iletti.
Erdoğan,
Türkiye’nin barış çabalarına destek vermeyi sürdüreceğini ifade etti. Reuters da Ankara’nın ABD, İran ve arabulucu ülkelerle temaslarını sürdürdüğünü ve taraflar arasında diplomatik rol üstlendiğini aktardı.
ABD ateşkesi uzatmadı, İran'dan sert mesaj
Erdoğan-Trump görüşmesi, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik sürecin yeniden çıkmaza girdiği bir dönemde gerçekleşti.Reuters’a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, kalıcı anlaşma çabalarının sonuç vermemesi halinde İran’ın
“tamamen saldırgan” bir askerî tutuma geçebileceğini bildirdi. ABD Başkanı Trump ise haziran ayında varılan geçici düzenlemenin uzatılmasını düşünmediğini açıkladı.Haziran ayında imzalanan mutabakat, taraflara İran’ın nükleer programı, yaptırımlar ve daha geniş kapsamlı bir barış anlaşması için 60 günlük bir süre tanımıştı. Ancak süreç özellikle stratejik Hürmüz Boğazı’nın kontrolü konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle kısa sürede bozuldu.İran yönetimi, ABD’nin anlaşmadaki koşulları yerine getirmemesi halinde Hürmüz ve çevresindeki askerî gerilimi artırabileceği mesajını veriyor.
Hürmüz'de gemi trafiği hâlâ çok düşük
Petrol ve LNG taşımacılığı açısından dünyanın en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki ticari trafik de normal seviyelerin oldukça altında bulunuyor.
Kpler gemi takip verilerine göre boğazdan
cumartesi günü 3, pazar günü 2 ve pazartesi günü 6 emtia gemisi geçti. Son 10 günlük ortalama ise günlük 11 gemi seviyesinde bulunuyor.Pazartesi günü geçiş yapan gemiler arasında çok büyük ham petrol tankerleri veya LNG tankerleri yer almadı. Reuters, bazı gemilerin transponderlerini kapatarak seyretmiş olabileceği için gerçek geçiş sayısının verilerde görünenden farklı olabileceğini de belirtiyor.Hürmüz’deki sorunun uzaması yalnızca İran’ın enerji ihracatını değil, Körfez ülkelerinin dünya pazarlarına petrol ve doğal gaz ulaştırmasını da etkileyebilecek riskler taşıyor.
Brent petrol yeniden 91 doların üzerinde
Diplomatik belirsizlik enerji fiyatlarına da doğrudan yansıdı.Reuters’ın 18 Ağustos tarihli piyasa verilerine göre Brent petrolün varil fiyatı
91,07 dolara, ABD tipi WTI petrol ise
84,99 dolara yükseldi. Her iki gösterge de gün içinde temmuz sonundan bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaştı.Brent petrol bir önceki işlem gününü
90,87 dolar seviyesinde tamamlamıştı. Petrol fiyatlarının yükselişinde ABD-İran arasında yeni bir anlaşmaya varılacağı yönündeki beklentilerin zayıflaması ve Hürmüz üzerinden enerji sevkiyatındaki aksaklıkların uzayabileceği endişesi etkili oluyor.
Türkiye açısından neden önemli?
Petrol fiyatlarında kalıcı bir yükseliş Türkiye açısından yalnızca akaryakıt fiyatlarıyla sınırlı bir risk anlamına gelmiyor.Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlı yapısı nedeniyle petrol fiyatlarının yükselmesi enerji ithalat faturasını artırabilir. Bu durum cari denge üzerinde baskı yaratırken ulaştırma, üretim ve lojistik maliyetleri üzerinden enflasyon üzerinde de etkili olabilir.Ancak uluslararası petrol fiyatındaki değişimin pompa fiyatlarına bire bir ve aynı hızda yansıması beklenmiyor. Döviz kuru, vergiler, rafineri fiyatları ve dağıtım maliyetleri Türkiye’deki nihai akaryakıt fiyatlarının belirlenmesinde ayrıca rol oynuyor.
Gazze ve ortak savunma anlaşması da gündemdeydi
Erdoğan-Trump görüşmesinde İran geriliminin yanı sıra Gazze’deki gelişmeler de ele alındı.Cumhurbaşkanlığı açıklamasına göre Erdoğan, Gazze barış sürecinin ikinci aşamasına geçilmesinin hedeflendiği dönemde İsrail’in Filistinlilere yönelik eylemlerindeki artışın Türkiye’nin endişelerini artırdığını söyledi.Erdoğan, Türkiye’nin bölgede kalıcı barışın sağlanması ve Gazze’nin yeniden imarı için atılacak adımlara destek vermeyi sürdüreceğini ifade etti.Görüşmede Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan
Ortak Savunma Anlaşması da gündeme geldi. Erdoğan, anlaşmanın bölgesel istikrar ve güvenliğin sağlanması açısından güçlü bir duruş ortaya koyduğunu belirtti.Önümüzdeki süreçte piyasalar ve bölge ülkeleri açısından iki gelişme öne çıkacak:
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğinin yeniden normalleşip normalleşmeyeceği ve Washington ile Tahran arasında yeni bir müzakere zemininin oluşturulup oluşturulamayacağı.