• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
20:02
Greenpeace: "Elektrifikasyon hedefi olumlu ancak fosil yakıtlardan çıkış olmadan yetersiz"
20:00
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ulaştırma ve demiryolu alanında iki mutabakat zaptı imzalandı
19:50
EMEP'li Karaca: "Kürt sorununun çözümü, sürekli yüksek perdeden vaatler öne sürüp hiçbir adım atmadan gerçekleşemez"
19:48
Bakan Bolat: Gaziantep ile Halep'i küresel ticaretin merkez üssü haline getireceğiz
19:38
Fatoş Pınar Türker: "Savcı, 'Bu kafayla bir daha çocuklarını asla göremeyeceksin' dedi"
15:46
Özgür Özel: "Burası milli iradenin tecelligahıdır"
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Siyaset
  3. Devlet Bahçeli: "Türkiye'nin tarihsel vizyonuyla mütenasip biçimde her iki yöne bakma zamanı gelmiştir"
Siyaset
Yayınlanma: 26 Eylül 2025 - 14:05

Devlet Bahçeli: "Türkiye'nin tarihsel vizyonuyla mütenasip biçimde her iki yöne bakma zamanı gelmiştir"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Türkiye-Rusya-Çin ittifakı" önerisini yineleyerek "Türkiye'nin NATO üyeliği eğer Türkiye'yi NATO içinden gelebilecek muhtemel saldırılara karşı korumanın ötesine geçemiyorsa, bazı NATO müttefiklerimiz en hayati önceliklerimizi ve taleplerimizi görmezden gelebiliyorlarsa, kamuoyunda da bu noktada ciddi bir tepki yükselmişse Türkiye'nin tarihsel vizyonuyla mütenasip biçimde her iki yöne bakma zamanı gelmiştir" dedi.

Siyaset
26 Eylül 2025 - 14:05
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Devlet Bahçeli: "Türkiye'nin tarihsel vizyonuyla mütenasip biçimde her iki yöne bakma zamanı gelmiştir"
(ANKARA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, geçen günlerde gündeme getirdiği Türkiye, Rusya ve Çin odaklı TRÇ İttifakı önerisini, Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı Başkanı ve MHP Ekonomik ve Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İsmail Faruk Aksu'ya değerlendirdi. Türkgün gazetesinde yayımlanan röportajda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli şunları kaydetti:

"Soğuk savaşın bitişinden itibaren hep bir yeni dünya düzeninden bahsedildi. Bununla birlikte 21.yüzyılın ilk çeyreğinin sonuna geldiğimiz hâlde ortada herhangi bir hukuka, nizama dayalı bir düzen halâ yoktur. 1990'lardan günümüze, ikili uyuşmazlık ve çatışmaların, bölgesel savaşların, krizlerin, katliamların, göçlerin ve diğer insani felaketlerin ardı arkası kesilmemiştir. Uluslararası sistemin anarşik bir yapısı olduğu öteden beri söylenir ve doğrudur ancak bugün gelinen nokta tam bir kaos hâline işaret etmektedir.

"Trump ABD'si tam kadro İsrail'in yanında yer alıyor"

Gazze'de yaşanan soykırım ve insanlık dramı bunun son ve belirgin örneklerindendir. Netanyahu hükümeti sadece Gazze'de insanlığa karşı suç işlemekle yetinmemekte, etrafındaki 6 devlete adeta savaş ilan etmekte, saldırmaktadır. (Filistin, Lübnan, Yemen, İran, Suriye, Katar) Tüm bölgeyi ateşe atacak saldırganlıklara da tevessül etmektedir. Bu cüretkâr saldırılarda, sivil masumlar yanında en üst devlet yetkilileri, müzakere heyetleri, ordu komutanları, bilim adamları, diplomatlar veya gazeteciler de hedef alınıp katledilebilmektedir. Bütün bunlar olurken, savaşları sona erdirme vaadiyle iktidara gelen Trump ABD'si tam kadro İsrail'in yanında yer alıp onun hukuk tanımaz eylemlerine filli destek vermektedir. Bütün bunlar Türkiye'nin hemen yanı başında yaşanmakta ve ciddi çatışma riskini de beraberinde getirmektedir.

"Suriye'de ikinci bir İsrail yaratmak için ellerinden gelen tüm gayreti ortaya koyuyorlar"

Bakınız Suriye'de bir yönetim değişikliği oldu, 53 yıllık bir totaliter rejim devrildi ve Suriye halkının ezici çoğunluğu bu gelişmeyi bayram havasında karşıladı. Yeni Suriye rejimi, ideolojik bir devlet olmak değil demokratik bir cumhuriyet olmak arzusunu beyan etti. Bu yönetim değişikliğine öncülük eden lider Ahmed El Şara, geçmişteki hatalardan ders aldıklarını, demokrasiye inandıklarını, din, dil ve mezhep ayrımına karşı olduklarını ancak bunun için ülkede birliğin olması gerektiğini beyan etti. Buna rağmen Suriye'nin Akdeniz sahil bölgesini, güneydeki Dera-Süveyda hattını ve kuzeydoğudaki topraklarını karıştırmak için başta İsrail olmak üzere çeşitli aktörler her türlü oyunu oynadılar. Kuzeydoğu Suriye'de ikinci bir İsrail yaratmak için ellerinden gelen tüm gayreti ortaya koyuyorlar. Bu bölgede yaşayan halkı da baskı ve zulümle kendilerine köle etmeye çalışıyorlar. Peki bir devletin yöneticilerinin birlik ve beraberlik istemesinden daha doğal ne vardır? Bir devletin bir ordusu, bir başkenti olmalıdır demesinden daha tabii ne olabilir? İşte bütün bunlar görmezden gelinmekte, yeni Suriye'ye âdeta hayat hakkı tanınmamaya çalışılmaktadır.

"Golan'ı işgal ettikleri yetmiyor gibi onun ötesini de işgal ediyorlar"

Soruyorum: Bunlar yaşanırken, yıllarca Esad rejimini hedef aldığını söyleyen ABD, Batı ve İsrail ne yapıyorlar? Her gün yeni bir istikrarsızlık sayfası açıyorlar. Golan'ı işgal ettikleri yetmiyor gibi onun ötesini de işgal ediyorlar. Yeni Suriye'nin topraklarında hava harekatları düzenliyorlar. Terör örgütü SDG'yi Türkiye'de başlayan 'terörsüz Türkiye' sürecine dahil olmasın diye kışkırtıyor, manipüle ediyorlar. Türkiye'nin milli güvenliğini, egemenlik haklarını, vatandaşlarımızın huzurunu tehdit eden mahfillere ve gelişmelere çanak tutmaktan geri durmuyorlar. Tüm bu gelişmeler bizim en uzun kara sınırımızın hemen güneyinde cereyan ediyor. Türkiye bilindiği gibi 2016'daki hain darbe girişiminden sonra Suriye topraklarında dört büyük harekâtla tüm bu çabaların aslında boş olduğunu ortaya koymuş, bunun bedelini de ödetmiştir.

"Türkiye bu savaşın bir an önce bitmesini arzu etmektedir"

Ancak birileri hâlâ akıllanmamakta ısrar etmekte, huzuru ve barış değil, kavgayı ve kaosu beslemektedir. Terörsüz Türkiye'nin terörsüz ve istikrarlı bir bölgeyi inşa edecek olmasından da rahatsızlık duyulmaktadır. Öte yandan Türkiye'nin kuzeyinde de 2022 yılından beri bir Rusya-Ukrayna savaşı sürüyor. Her iki devlet de Türkiye'nin çok yakın ilişkileri olan devletlerdir ve Türkiye bu savaşın bir an önce bitmesini arzu etmektedir. Dünya şahittir ki bu yönde birçok adımı da atmış bulunmaktadır. Ancak dünyanın bugünkü hali bu konuda da yeterince umut vermekten uzaktır. Türkiye, tarihin her döneminde dünyadaki mazlum milletlerin vaziyetine ilgi duymuş, gücü yettiğinde bunların imdadına yetişmeye gayret etmiştir. Bu konuda sadece kendi soydaşlarını veya dindaşlarını kollamak biçiminde hareket etmiş de değildir. Bunun en çarpıcı örneği Osmanlı döneminde İspanya'dan kovulan Yahudilere açılan kucaktır. 

"BM'de Güvenlik Konseyi'nin yapısında, veto yetkisinde değişiklik gerekmektedir"

Türkiye bir ulus devlettir. Ancak aynı zamanda bir imparatorluk bakiyesidir. Bizim çağrımızda işaret edilen bir çift başlı kartal sembolü vardır. Buradan kastımız, doğuya da batıya da baktığımız, her iki yönü de gördüğümüz hususudur. Türkiye tek boyutlu, tek renkli, tek vektörlü bir dış politikayı çoktan aşmıştır. Latin Amerika'dan Pasifiğe kadar geniş bir alana dair ilgisi, bilgisi ve bunlara ilişkin beklentileri vardır. Bugün dünya devletlerinin çoğu, insanlığın ezici çoğunluğu hakça olmayan adaletsiz bir uluslararası sistem bulunduğu noktasında hemfikirdir. BM'in tüzel kişiliğinde temsil edilen uluslararası hukuksal düzen insanlığa barış ve güvenlik getirememekte, ancak BM'de reform talepleri hayata geçirilememektedir. Sayın Cumhurbaşkanının 'Dünya beşten büyüktür' çıkışı anlamlı ve doğrudur. BM'de Güvenlik Konseyi'nin yapısında, veto yetkisinin niteliğinde mutlak suretle değişiklik gerekmektedir. Gelin görün ki bu çağrıları kuvveden fiile geçirecek olan tek başına Türkiye değildir. Esasen Türkiye'nin istikrarlı ve ısrarlı girişimlerinin bir farkındalık yarattığı ve benzer seslerin yükseldiği de bir vakıadır.

"Avrasya'ya hâkimiyetin dünyaya hâkimiyetin en önemli aşaması olduğuna kuşku olmamıştır"

Türkiye'nin acil güvenlik ihtiyaçları bulunmaktadır. Türkiye, komşularının toprak bütünlüğünü herkesten fazla isteyen ve bunun için en ağır bedelleri ödeyen bir devlettir. Vasıtalı savaş unsurlarıyla, petro-dolar siyasetleriyle, lobicilikle buna karşı mücadele eden tüm aktörlerle baş başa kalmayı da göze alabilecek kapasitededir. Bununla birlikte, bölgesel olarak daha kalıcı daha uzun soluklu istikrar ve güvenlik bölge devletlerinin dayanışma içinde olmaları ve temel ilkelerde anlaşmalarına bağlıdır. Avrasya bölgesi, tarih boyunca mücadele alanı olmuştur. Bu alanın kimi bölgeleri tarihte; mihver bölge, pilot bölge, kalpgâh bölge diye anılmıştır. Fakat Avrasya'ya hâkimiyetin dünyaya hâkimiyetin en önemli aşaması olduğuna kuşku olmamıştır. Avrasya, Avrupa ve Asya'nın birleşimidir. Bunun merkezinde de Hazar Havzası bulunur. Hazar Havzası, Türkiye için tam bir bitişik alandır. Türkiye bu havzadan akan hidrokarbon kaynaklarının menfez ülkesi durumundadır. Buradan etki alır, buraya etkide bulunur. 

"Rusya Ukrayna savaşının arkasında Batı-Rusya mücadelesi var"

Öte yandan dünyanın ekonomik üretimi doğuya, uzak Asya'ya kaymıştır. Japonya, Çin, Güney Kore, Endonezya, Malezya, Singapur, Hindistan, Pakistan hatta Vietnam gibi ülkelerdeki toplam üretim Batı ülkelerindeki toplam üretimi aşmış, katlamıştır. Bunun geri döndürülmesi de şimdilik mümkün görünmemektedir. Eskiden sınırlı alanlarda ve taklit ürünlerde kendini gösteren Asya üretimi bugün en yüksek kalitede en teknoloji yoğun ürünleri içerecek biçime gelmiştir. Dünyanın kuzey sektöründe ise Rusya tüm sarsıntılara rağmen askeri ve siyasi bir güç olarak varlığını sürdürmektedir. Batı'dan 'NATO'nun genişletilmemesi, Rusya sınırlarında askeri yığınaklar olmaması, Rusya dışındaki Rusların varlıklarına zarar verilmemesi' gibi talepleri vardır. Elbette bu talepler, Ukrayna topraklarının işgal edilmesini haklı çıkarmaz. Ancak perde arkasında daha çok boyutlu bir Batı-Rusya mücadelesi olduğu da herkesin malumudur.

"Avrasya coğrafyasının üç gücünün eşit konumlarda bir araya gelişi esastır"

Avrasya'nın ortası Türk Dünyasıdır. Bu bölgede artık bugün bir uluslararası aktör olarak Türk Devletleri Teşkilatı bulunmaktadır. Beş daimi üyesi, üç gözlemci üyesi vardır. Bu devletler geleceğe birlikte yürümek istemektedirler. Bunların içinde NATO üyesi olan Türkiye olduğu gibi hem Kolektif Güvenlik Antlaşması (KGA) örgütü üyesi hem Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) üyesi olan Kazakistan ve Kırgızistan da vardır. Keza Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan, Şangay İşbirliği Örgütü'ne (ŞİÖ) de üyedirler. Bu etki gücü yüksek yapıların merkezinde Rusya ve Çin'in bulunduğu da bilinmektedir. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT); Batı, Rusya ve Çin arasındaki mücadelede cazibe ve güç merkezi olabilecektir. Bunun için Avrasya coğrafyasının üç gücünün eşit konumlarda bir araya gelişi esastır. Bunlar Türkiye, Rusya Federasyonu ve Çin Halk Cumhuriyeti'dir. 

"NATO müttefiklerimiz en hayati önceliklerimizi ve taleplerimizi görmezden gelebiliyor"

Böyle bir ortak zeminin oluşmasıyla birlikte, BDT, ŞİÖ ve TDT, birbirlerinin hukukunu, varlığını gözeten, devletlerin egemen eşitliği ve hukukun üstünlüğü ilkelerine saygılı bir anlayışla dünyayı yeniden bir düzene kavuşturabileceklerdir. Bu süreçte hiçbir egemen devletin bir başka devletin yörüngesinde hareket etmesi beklenmemelidir. Müreffeh ve huzurlu bir bölgenin inşası için Avrasya coğrafyasında eşit paydaşlık sözkonusu olmalıdır. Burada öncelikli hedef siyasi istişare ve işbirliği ile ekonomide çok boyutlu işbirliğidir. Ancak uluslararası güvenlik alanındaki mevcut kaos hâli sürerse bu birlikteliğin güvenlik boyutunu kazanması da kaçınılmaz olarak gündeme gelecektir. Türkiye'nin NATO üyeliği eğer Türkiye'yi NATO içinden gelebilecek muhtemel saldırılara karşı korumanın ötesine geçemiyorsa, bazı NATO müttefiklerimiz en hayati önceliklerimizi ve taleplerimizi görmezden gelebiliyorlarsa, kamuoyunda da bu noktada ciddi bir tepki yükselmişse Türkiye'nin tarihsel vizyonuyla mütenasip biçimde her iki yöne bakma zamanı gelmiştir."

 

# NATO# Devlet Bahçeli# Rusya-Çin ittifakı
EDİTÖR
Editör
Editör
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Kılıçdaroğlu:
Kılıçdaroğlu: "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim"
Özgür Özel:
Özgür Özel: "Burası milli iradenin tecelligahıdır"
Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş, Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti
Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş, Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti
Müslim Sarı'dan grup toplantısı açıklaması: Hiçbir şey gizli kalmayacak
Müslim Sarı'dan grup toplantısı açıklaması: Hiçbir şey gizli kalmayacak
Son Haberler
Greenpeace: "Elektrifikasyon hedefi olumlu ancak fosil yakıtlardan çıkış olmadan yetersiz"
Greenpeace: "Elektrifikasyon hedefi olumlu ancak fosil yakıtlardan...
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ulaştırma ve demiryolu alanında iki mutabakat zaptı imzalandı
Türkiye ile Suudi Arabistan arasında ulaştırma ve demiryolu alanında...
EMEP'li Karaca:
EMEP'li Karaca: "Kürt sorununun çözümü, sürekli yüksek perdeden...
Bakan Bolat: Gaziantep ile Halep'i küresel ticaretin merkez üssü haline getireceğiz
Bakan Bolat: Gaziantep ile Halep'i küresel ticaretin merkez üssü haline...
Fatoş Pınar Türker:
Fatoş Pınar Türker: "Savcı, 'Bu kafayla bir daha çocuklarını asla...
Kartal’da müzik rüzgârı Soğanlık Kültür Merkezi’nde esti
Kartal’da müzik rüzgârı Soğanlık Kültür Merkezi’nde esti
Çok Okunan Haberler
Ye'nin İstanbul Konserine 118 Bin Kişilik Rekor Katılım
Ye'nin İstanbul Konserine 118 Bin Kişilik Rekor Katılım
Trump: İran ile görüşmeler “hızlı şekilde” devam ediyor
Trump: İran ile görüşmeler “hızlı şekilde” devam ediyor
İsrail: Fransa, İsrailli yetkililerin savunma fuarına katılımını yasakladı
İsrail: Fransa, İsrailli yetkililerin savunma fuarına katılımını...
İBB’den 197 personel alımı: Başvurular 22 Haziran’da başlıyor
İBB’den 197 personel alımı: Başvurular 22 Haziran’da başlıyor
İsrailli yerleşimciler Eriha yakınlarında yeni yerleşim alanı kurdu
İsrailli yerleşimciler Eriha yakınlarında yeni yerleşim alanı kurdu
Türkiye’de obez bireylerin oranı yüzde 21,8’e yükseldi
Türkiye’de obez bireylerin oranı yüzde 21,8’e yükseldi
 Mavi Akım ve TürkAkım'ın 10 yıl uzatılması gündemde
Mavi Akım ve TürkAkım'ın 10 yıl uzatılması gündemde
İzmir'de Aliağa-Kent merkezi arasında sıfır emisyonlu otobüs hattı açıldı
İzmir'de Aliağa-Kent merkezi arasında sıfır emisyonlu otobüs hattı açıldı

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Kadın
Politika
Siyaset
Yerel
İnsan Hakları
Kültür-Sanat
Spor
Çevre
Bilim ve Teknoloji
Asayiş
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.