Ceza hukukçusu Prof. Dr. Sözüer: "Türkiye'de Kayıt Dışı Hukuk Rejimi Var"
İstanbul Barosu’nun Türk Ceza Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla düzenlediği sempozyumda konuşan Prof. Dr. Adem Sözüer, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmamasından gazetecilerin tutuklanmasına kadar birçok başlıkta Türkiye’de hukukun askıya alındığını söyledi.
İstanbul Barosu tarafından Türk Ceza Kanunu’nun kabulünün 100. yılı dolayısıyla “Yüz Cumhuriyet Yılının Türk ceza hukuku Birikimi: Toplumsal Etkiler, Kazanımlar, Haklar ve İhlaller” başlıklı bir sempozyum düzenlendi. Sempozyumun açılış konuşmasını ceza hukukçusu Prof. Dr. Adem Sözüer yaptı.
Türkiye’de Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığını vurgulayan Sözüer, bu kararlar doğrultusunda serbest bırakılması gereken kişilerin cezaevinde tutulduğunu belirtti. Gazetecilerin, herhangi bir suç unsuru bulunmayan düşünce açıklamaları nedeniyle keyfi biçimde tutuklandığını ifade eden Sözüer, muhalif basın kuruluşlarına el konularak hükümet propagandası yaptırıldığını söyledi.
Türkiye’de yaşanan durumu “kayıt dışı hukuk” olarak tanımlayan Sözüer, “Ne zaman, kime karşı, hangi koşullarda uygulanacağı belli olmayan bir hukuk pratiği var. Buna hukuk demek mümkün değil” dedi. “Düşman ceza hukuku” tartışmalarına da değinen Sözüer, Türkiye’de bu kavramın dahi ötesine geçildiğini savundu.
2005 yılında yürürlüğe giren yeni ceza kanunlarının kusur ilkesi, hukuk devleti ve hümanizm gibi temel prensipleri içerdiğini hatırlatan Sözüer, asıl sorunun bu normların hayata geçirilmemesi olduğunu vurguladı. Kanun yapım süreçlerine katkı sunan akademisyenlerin görüşlerinin kötüye kullanıldığını belirten Sözüer, “Bizim katkılarımız, demokratik bir süreç varmış görüntüsü yaratmak için istismar ediliyor” dedi.
Yargılamalarda kararların önceden verildiğini ifade eden Sözüer, bu durumu “tünel bakışlı dava” olarak tanımladı. Tutuklamaların gerekçesiz hale geldiğini, delil olmadan mahkumiyetlerin mümkün kılındığını söyleyen Sözüer, savunma makamının sistematik biçimde dışlandığını da dile getirdi.
Sözüer, yürütmenin her alana egemen olduğu bir düzende yapılacak kanun değişikliklerinin anlam taşımadığını belirterek, “Sorun ceza kanunları değil, kuvvetler ayrılığının fiilen ortadan kaldırılmasıdır” dedi. Türkiye’nin hukuktan arındırılmış alanlarda keyfi uygulamalara yöneldiğini vurgulayan Sözüer, çözümün kuvvetler ayrılığının yeniden tesis edilmesi olduğunu söyledi.
Kaynak: ANKA
















