Siyaset
Yayınlanma: 29 Nisan 2026 - 18:24
BTP Sözcüsü Önder: "Bağımsız Türkiye Partisi olarak madenlerimizi millileştireceğiz"
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Sözcüsü Lütfullah Önder, özelleştirme politikalarını eleştirerek, "Bağımsız Türkiye Partisi olarak madenlerimizi millileştireceğiz. On binlerce ruhsatlarla yerli ve yabancı birçok firmaya bu madenler yüzde 1 ila yüzde 4 arasında devlet payıyla peşkeş çekildi. Maalesef çıkarılan madenden millete de bir şey kalmıyor. Ama biz diyoruz ki; hepsini millileştireceğiz" dedi.
Siyaset
29 Nisan 2026 - 18:24
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder, Doruk Madencilik işçilerinin haftalar süren hak arayışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Madencilerin bu hak mücadelesinde başarıya ulaştığını belirten Önder, bu olaydan çıkarılması gereken dersler olduğunu ifade etti. Özelleştirme politikalarını eleştiren Önder, bu uygulamaların kamu varlıklarının özel sektöre devredilmesine ve çalışanların hak kayıpları yaşamasına neden olduğunu savundu.BTP Sözcüsü Önder şöyle konuştu:"Buradan Türk milletinin çıkarması gereken dersler var. Öncelikle özelleştirmeler; özelleştirmelerle birlikte milletin ve devletin malının özel firmalara peşkeş çekilmesi neticesinde sadece millete ait bu varlıkların başkalarına transfer edilmesi değil, orada çalışan insanların da en temel haklarını bile alamaz hale geldiğini, nasıl mağdur edildiklerini bu olayla birlikte görmüş olduk. Bu konuda Türkiye'de en net duran siyasi parti Bağımsız Türkiye Partisi'dir. Biz özelleştirmeye açık bir şekilde karşıyız. Biz sadece şimdiden sonra 'özelleştirmeyeceğiz' demiyoruz, 'neyi sattılarsa geri alacağız, neyi kapattılarsa açacağız' diyoruz."Madenlerimizi Bağımsız Türkiye Partisi olarak millileştireceğiz"Buradan çıkarmamız gereken ikinci ders; madenler milletin malıdır, devlete aittir. Dolayısıyla madenlerimizi Bağımsız Türkiye Partisi olarak millileştireceğiz. On binlerce ruhsatlarla yerli ve yabancı birçok firmaya bu madenler yüzde 1 ila yüzde 4 arasında devlet payıyla peşkeş çekildi. Maalesef çıkarılan madenden millete de bir şey kalmıyor. Ama biz diyoruz ki; hepsini millileştireceğiz. Devlet millet ortaklığıyla yüzde 51'i devletin yüzde 49'u milletin olmak suretiyle işleteceğiz. Milletimiz hem o madenlerin patronu olacak hem de yine orada çalışarak hakkını alacak. Çünkü bu millet bu topraklar için can verirken sadece yerin üstü için can vermedi, yerin altı için de can verildi. Bunlar milletimize aittir.Üçüncü çıkarılması gereken ders şudur: Demek ki hak verilmez, hak alınır. Milletimizin bugün hakkını alamadığını düşünen, hakkını alamayan emekli, çiftçi, esnaf kim varsa birilerinin lütfedip hak vermesini beklemeyecek. Kendi hakkına sahip çıkacak. Haklı olacak. Hakkının mücadelesini verecek ve söke söke hakkını alacak. Peki bunu nasıl yapacağız? Milletimiz sokağa mı dökülecek? Değil. Bugün hak arama mücadelesi siyasi zeminde yapılıyor. Biz Bağımsız Türkiye Partisi olarak bunun için varız."Milletimizin en büyük derdi ekonomidir"Milletimizin en büyük derdi ekonomidir. Yapılan anketlerde toplumun yüzde 65-70'i ekonomiden şikayetçi. Vatandaş, 'En büyük sorun ekonomidir' diyor ve yine aynı anketlerde milletimiz ekonominin çözüleceği konusunda da bir ümidi kalmamış. Neden? Çünkü iktidarın politikaları belli, yaşıyoruz. Meclis'te bulunan muhalefet partilerine de, 'Siz ekonomiyi nasıl düzelteceksiniz?' diye sorulduğunda, 'Demokrasiyi ve adaleti düzelttiğimiz zaman ekonomi düzelir' dediklerini duyuyorsunuz. Aslında bu söylem, 'Benim ekonomide yapacak farklı hiçbir şeyim yok, ben de liberal politikaları, ben de neoliberal politikaları uygulayacağım ama adaleti düzeltirsem, demokrasiyi düzeltirsem başkaları para getirir, ekonomi bu şekilde düzelir' demektir. Yani ekonomide yapacağım bir şey yok anlamına gelir.Bu konuda da farklı bakan tek siyasi parti Bağımsız Türkiye Partisi. Biz yine net bir şekilde açık bir şekilde, 'Liberal, neoliberal ekonomi politikalarını uygulamayacağız' Bizim parti programımızı lütfen açıp okuyun. Biz iktidar olduğumuzda Milli Ekonomi Modeli'ni uygulayacağız. Milli Ekonomi Modeli'nin önerdiği ekonomi anlayışı bugün kısım kısım, bölüm bölüm dünyanın birçok ülkesinde uygulanmaya başlandı. Dünyada dengeleri değiştiren fikirler Milli Ekonomi Modeli'nden çıktı. Örneğin milli paralarla ticaret Milli Ekonomi Modeli'nin önerisidir."Hakkınız başkalarının cebine gidiyor"Bu ülkede en yoksul olan insanımızı yoksulluk sınırı seviyesinin üstüne çıkaracak imkanımız var. Bu imkanı sağlamak sadece doğru bir ekonomik sistemle, doğru bir bakış açısıyla mümkün. Bakın kişi başı milli gelir 18 bin dolar yani bir kişinin cebine ayda 67 bin Türk lirası para girmesi lazım. 4 kişilik bir ailenin cebine 268 bin TL ayda para girmesi lazım. Bugün Allah aşkına herkes bizi izleyen her bir insanımız dönüp baksın, ayda 268 bin TL evine para giren kaç tane aile var? Demek ki hakkınız başkalarının cebine gidiyor, sizin cebinize gelmiyor. İşte bunun mücadelesini vermezseniz bırakın 268 bin lirayı, bunun küsuratı pozisyonundaki 68 bin lirayı bile alamazsınız. Bunu bile size çok görürler. Bugün 68 bin TL cebine para girmeyen birçok aile var. Dolayısıyla sadece seçim döneminde gelin oy kullanın, Bağımsız Türkiye Partisi'ne oy verin demiyoruz. Hakkını alamadığını düşünen herkes, hakkını alamayan herkes, aylık 268 bin liranın altında eline para geçen herkes, gelin beraber yürüyelim. Bu hak mücadelesini beraber verelim ve hakkımıza sahip çıkalım, hakkımızı alalım diyorum."
ANKA
ANKA
EDİTÖR
İlginizi Çekebilir
















