• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
02:29
Türkiye enflasyonda dünya dördüncüsü oldu
02:25
Emekli aylıkları, maaşlar ve asgari ücret 5 ayda eridi
02:19
Murat Karayalçın: Cumhuriyet Halk Partisi'nde çözümün yolu kurultaydır
02:11
Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş, Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti
02:07
TTB'den iş insanı Rahmi Koç'un sözlerine tepki
02:02
DİSK'ten Rahmi Koç'a fıkra tepkisi: Kabul edilemez
01:56
Müslim Sarı'dan grup toplantısı açıklaması: Hiçbir şey gizli kalmayacak
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. İnsan Hakları
  3. BES'ten kreş ve toplu sözleşme talebi: "Yoksulluk politikaları kadınları ve çocukları vuruyor" 
İnsan Hakları
Yayınlanma: 19 Haziran 2025 - 19:12

BES'ten kreş ve toplu sözleşme talebi: "Yoksulluk politikaları kadınları ve çocukları vuruyor" 

Büro Emekçileri Sendikası, toplu iş sözleşmesi ve işyerlerinde kreş taleplerine ilişkin basın açıklaması yaptı. KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, "İktidar, çocuk bakımına ilişkin bütün sorumluluğu kadının fedakarlığı üzerinden çözmeye çalışmaktadır" dedi. 

İnsan Hakları
19 Haziran 2025 - 19:12
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
BES'ten kreş ve toplu sözleşme talebi: "Yoksulluk politikaları kadınları ve çocukları vuruyor" 
(İZMİR)- Büro Emekçileri Sendikası (BES), yurt genelinde eşzamanlı düzenlediği basın açıklamaları kapsamında İzmir'de de Konak'ta bulunan sendika binasında açıklama yaptı. BES İzmir Şube Başkanı ve KESK Dönem Sözcüsü Deniz Çetin, iktidarın uyguladığı ekonomik politikaların, yoksulluğu derinleştirdiğini ve kamu emekçilerini açlık sınırına yakın gelirlerle yaşamaya mahkum ettiğini belirterek "Ücret politikaları yandaş iş adamlarını ve sermaye gruplarını mutlu etmeye devam ederken, bizler her geçen gün yoksullaşıyoruz" dedi. Çetin, kamu çalışanlarının alım gücünün giderek düştüğüne dikkat çekti. 

"Yoksulluk, kentlerde derinleşiyor" 

Çetin, özellikle büyük şehirlerde yaşamın kamu emekçileri için adeta bir sürgüne dönüştüğünü vurgulayarak, barınma başta olmak üzere temel yaşam kaynaklarına erişimin her geçen gün daha da zorlaştığını ifade etti. Özellikle kent yoksulluğu, içinden çıkılamaz bir hal aldığını ifade eden Çetin, şöyle konuştu:

"Her gün bizleri daha fazla yoksullaştıran bu politikalara rağmen, iktidar mensuplarının her kurduğu cümlede, bizleri enflasyona ezdirmedikleri yalanını söylemeye devam etmektedir. Oysa bizler, her geçen gün pazara, markete ve diğer ihtiyaç duyduğumuz tüketim mallarına daha zor ulaşıyoruz, en temel ihtiyaçlarımızı bile karşılamaktan uzaklaşıyoruz. Yani iktidar mensupları uyguladıkları bu politikalara nasıl güzelleme yaparlarsa yapsınlar, biz emekçilerin ve yoksulların yaşadığı derin yoksullaşma gerçeği değişmiyor. Özellikle büyük kentler, emekçiler için sürgün yerleri haline gelmiştir. Kentlerde, başta barınma sorunu olmak üzere, emekçilerin temel ihtiyaç olarak yaşam kaynaklarına olan erişimleri, her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Bu koşullarda iktidar, her yılı, toplumun mağdur kesimlerinden birinin yılı ilan etmeye devam etmektedir. Ancak tarih gösteriyor ki, kendilerine yıl atfı yapılan toplum kesimlerinin mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması bir yana, yaşadıkları mağduriyet daha da artarak devam etmektedir. Tıpkı 2024 yılının emekliler yılı ilan edilmesine rağmen, bütün emeklilerin açlık sınırının yarısı oranında bir gelirle yaşamaya mahkûm edilmesi gerçekliğinde tecrübe ettiğimiz gibi."  

"Yaşanan yoksullukta bile eşitsizliği ve daha derin bir yoksulluğu kadınlara dayatmaktadır" 

Yaşanan bu derin yoksullaşmanın bütün toplum kesimlerini eşit derecede vurmadığını dile getiren Çetin, "Yoksullaştırma politikaları en çok kadınları ve çocukları mağdur ediyor. Bu derin yoksullaştırma politikalarından kadın emekçiler ve çocuklar, daha fazla mağdur olmaktadırlar. Her yaş grubundan çocuklarda, beslenme sorununa bağlı olarak, başta bodurluk olmak üzere kalıcı sağlık sorunları ortaya çıkarken kadınlar, bu derin yoksullukla baş etmek için daha fazla fedakârlık etmek zorunda kalmaktadırlar. Başta çocuk ve bakım yükü, kadın emekçilerin omuzlarına bir görevmiş gibi yüklenmektedir. Bu durum, yaşanan yoksullukta bile eşitsizliği ve daha derin bir yoksulluğu kadınlara dayatmaktadır. Toplumun en önemli nüvesini oluşturan aile yükünü, kadın bedeni ve kadının fedakarlığı üzerine kuran iktidar, uzun yıllardır doğum oranlarının artırılması yönünde politikaları teşvik ederken kadını sadece annelik ve aile üzerinden tanımlamakta, kadının yaşadığı sorunlara toplumsal cinsiyet eşitliğini gözeten bir yerden çözüm üretmemekte, çocuk bakımına ilişkin bütün sorumluluğu kadının fedakarlığı üzerinden çözmeye çalışmaktadır" ifadelerini kullandı.  

"Kreş ihtiyacının giderilmesi talep ediyoruz" 

Çocukların bakımı ve sağlıklı bir geleceğin hazırlanması devletin asli görevi olduğunu hatırlatan Çetin, şöyle devam etti:

"Mevcut Anayasa'nın 41/2 maddesinde 'Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anasız veya babasız kalan çocukların korunması için gerekli tedbirleri alır." şeklinde düzenlenmiştir. Yine Medeni Kanun'un 346. maddesinde: "Çocuğun korunması için gerekli hâllerde devletin veya hâkimin müdahalesi öngörülür" hükmüne yer verilmiştir. Paralel şekilde bu iktidar tarafından, çocukların korunmasına yönelik 2005 yılında çıkarılan 5395 Sayılı Kanun'la, çocukların korunmasına yönelik özel düzenlemelere gidilmiştir. Bütün bu düzenlemelerle çocukların bakım ve sağlıklı yetişmesi, devlet güvencesine alınmışken halen iktidar tarafından yürütülen, başta ekonomik politikalar olmak üzere, çocuk bakımı ve beslenmesi yönünde günü kurtaran politikaları aşan bir düzenlemeye gidilmemesi politik bir tercihin en belirgin göstergesidir. İktidar tarafından, 2025 yılının aile yılı ilan edilmesi ve sanki hane halkının yaşadığı başka bir sorun yokmuş gibi, aile politikalarını sadece kadınların çok çocuk doğurmasına indirgenmesi hepimizin gördüğü bir uygulama olmuştur. Emekçi kadınların üzerine yıkılan bakım yükünün, öncelikle bir ebeveyn sorumluluğu olduğu kadar, anayasa ve kanunlarda ifadesini bulan haliyle, esas itibarıyla sosyal devletin yükümlülüğü altına alındığı bilinmelidir. Bizler, mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde politikaların geliştirilmesini, daha fazla zaman kaybedilmeden başta kadın emekçiler olmak üzere, ebeveynler üzerinde ciddi bir ekonomik yük haline gelen çocuk bakımına ilişkin adımlar atılmasını ve işyerlerimizdeki kreş ihtiyacının giderilmesi talep ediyoruz." 

Her çocuğun ihtiyacının karşılandığı, eğitim, ulaşım ve beslenmenin sağlandığı, bilimsel nitelikli kreşlerin açılması taleplerini yinelen çetin mücadeleye devam edeceklerini ifade etti.  

Çetin, taleplerini şu şekilde sıraladı:

"En düşük memur maaşı Yoksulluk sınırının üzerine çıkarılsın. Seyyanen zam dahil olmak üzere bütün ek ödemeler temel ücrete yansıtılsın. Bütün emekçilere 3600 ek gösterge verilsin ve adil bir ek gösterge düzenlenmesine gidilsin. 5510 sayılı Kanunun ortaya çıkardığı mağduriyetler giderilsin. Bütün emekçilere kira yardımı yapılsın. Söz verildiği halde kaldırılmayan mülakat haksızlığına son verilsin. 666 sayılı KHK ile kaldırılan ikramiye ve ek ödemeler hemen ödenmesi için düzenleme yapılsın. Çocuk bakım ve eğitim hizmetleri, tüm ebeveyn ve çocuklar için bir hak olarak tanımlansın ve bu konuda yasal düzenlemeler bir an önce yapılarak uygulamaya geçirilsin. 0-6 yaş grubu çocuklar için, en az 50 çalışanın bulunduğu işyerlerinde ve 50'den az çalışanın bulunduğu işyerleri için çalışma alanına yakın, ortak bebek bakım üniteleri ve kreşler açılsın. Bakım hizmeti veren kurumlarda çalışanlar, çocuk gelişimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi almış olmalı ve her türlü ayrımcılık pratiğinden ve söylemlerinden uzak durulsun. Kreşlerin denetim ilkelerinin belirlendiği bir yönerge çıkarılmalı, kreş denetimleri, ebeveynlerin de içinde bulunacağı, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı çalışan, sosyal çalışmacılar ve ilgili uzmanların istihdam edileceği düzenlemeler yapılsın. Doğum izni bitiminden çocuğun ilköğretime başlayacağı süreye kadar, ebeveynlerin 6 ay dönüşümlü olarak kullanabilecekleri, iki yıl ücretli ebeveyn izin hakkı için acil yasal düzenleme yapılsın." 

# Büro Emekçileri Sendikası# Yoksulluk
EDİTÖR
Editör
Editör
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Emeklilerden TÜİK'in enflasyon verilerine tepki
Emeklilerden TÜİK'in enflasyon verilerine tepki
CHP Genel Merkezi'ndeki işten çıkarmalara Tez-Koop-İş'ten tepki
CHP Genel Merkezi'ndeki işten çıkarmalara Tez-Koop-İş'ten tepki
ITUC 2026 Küresel Haklar Endeksi Raporu'na göre işçiler açısından son 10 ülke arasında
ITUC 2026 Küresel Haklar Endeksi Raporu'na göre işçiler açısından son 10 ülke arasında
İdris Şahin'den Doruk Madencilik işçileri için çağrı: Devlet verdiği sözü yerine getirmeli
İdris Şahin'den Doruk Madencilik işçileri için çağrı: Devlet verdiği sözü yerine getirmeli
Son Haberler
Türkiye enflasyonda dünya dördüncüsü oldu
Türkiye enflasyonda dünya dördüncüsü oldu
Emekli aylıkları, maaşlar ve asgari ücret 5 ayda eridi
Emekli aylıkları, maaşlar ve asgari ücret 5 ayda eridi
Murat Karayalçın: Cumhuriyet Halk Partisi'nde çözümün yolu kurultaydır
Murat Karayalçın: Cumhuriyet Halk Partisi'nde çözümün yolu kurultaydır
Antalya'da 71 çift, 06.06.2026 tarihinde dünya evine girdi
Antalya'da 71 çift, 06.06.2026 tarihinde dünya evine girdi
Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş, Kılıçdaroğlu'nu ziyaret etti
Mutlak butlan davasını açan Lütfü Savaş, Kılıçdaroğlu'nu ziyaret...
TTB'den iş insanı Rahmi Koç'un sözlerine tepki
TTB'den iş insanı Rahmi Koç'un sözlerine tepki
Çok Okunan Haberler
Kartal Yeşilay Münazara Kulübü Gönüllülerini Arıyor
Kartal Yeşilay Münazara Kulübü Gönüllülerini Arıyor
Saadet Partisi’nden Ortaöğretim Raporu: “Daha Esnek ve Güçlü Bir Lise Sistemi Gerekiyor”
Saadet Partisi’nden Ortaöğretim Raporu: “Daha Esnek ve Güçlü...
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu 16 Sözleşmeli Personel Alacak
Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu 16 Sözleşmeli Personel Alacak
Ye'nin İstanbul Konserine 118 Bin Kişilik Rekor Katılım
Ye'nin İstanbul Konserine 118 Bin Kişilik Rekor Katılım
Trump: İran ile görüşmeler “hızlı şekilde” devam ediyor
Trump: İran ile görüşmeler “hızlı şekilde” devam ediyor
İsrail: Fransa, İsrailli yetkililerin savunma fuarına katılımını yasakladı
İsrail: Fransa, İsrailli yetkililerin savunma fuarına katılımını...
İsrail ordusu 26 yıl sora ilk kez Lübnan'daki işgalini Şakif Kalesi'ne kadar genişletti
İsrail ordusu 26 yıl sora ilk kez Lübnan'daki işgalini Şakif Kalesi'ne...
İzmir İlçeleri
  • Aliağa
  • Balçova
  • Bayındır
  • Bayraklı
  • Bergama
  • Beydağ
  • Bornova
  • Buca
  • Çeşme
  • Çiğli
  • Cumaovası(Menderes)
  • Dikili
  • Foça
  • Gaziemir
  • Güzelbahçe
  • Karabağlar
  • Karaburun
  • Karşıyaka
  • Kemalpaşa
  • Kınık
  • Kiraz
  • Konak
  • Menemen
  • Narlıdere
  • Ödemiş
  • Seferihisar
  • Selçuk
  • Tire
  • Torbalı
  • Urla
İran'dan hastane saldırısına ilişkin yeni açıklama: "Siyonist rejimin asılsız iddialarını kesinlikle reddediyoruz"
İran'dan hastane saldırısına ilişkin yeni açıklama: "Siyonist rejimin asılsız iddialarını kesinlikle reddediyoruz"

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Kadın
Politika
Siyaset
Yerel
İnsan Hakları
Kültür-Sanat
Spor
Çevre
Bilim ve Teknoloji
Asayiş
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.