• Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
02:24
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, ABD Başkanı Trump'a "geçmiş olsun" telefonu
00:53
Milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl Avrupa üçüncüsü oldu
00:50
Beykoz'da 15.50'de çıkan, 18.30 gibi kontrol altına alındığı açıklanan yangın yeniden alevlendi
00:36
NYT: "İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Başbakan Netanyahu'nun 'yolsuzluk' davasında af yerine 'uzlaşma' sürecini destekliyor"
00:23
Erdal Sağlam'dan Haftalık Ekonomi Analizi: "Yeni Varlık Barışı" ile seçime kaynak hazırlanıyor
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. "Barda" 17 yıl sonra bugün sinemalarda: Şiddetin ve değişen Türkiye'nin yansıması
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 29 Kasım 2024 - 14:16

"Barda" 17 yıl sonra bugün sinemalarda: Şiddetin ve değişen Türkiye'nin yansıması

"Barda" filmi 17 yıl sonra değişen oyuncu kadrosu ve yönetmeni ile yeniden sinemalarda. Filmin yönetmeni Hande Türkel, "Türkiye'de 17 yıl içinde neler değiştiyse, filmde de onu göreceksiniz" dedi. Türkel filme ilişkin, "Şiddeti göstermenin amacı, ondan kaçmamız gerektiğini vurgulamaktır; çünkü gerçek hayatın acı yüzü, bazen ekranda gördüğümüzden daha sert ve çirkindir" ifadelerini kullandı.

Kültür-Sanat
29 Kasım 2024 - 14:16
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
17 yıl sonra "Barda" yeniden açıyor kapılarını, ama bu kez içeriye girenler farklı. Sosyal kutuplaşmaların, şiddetin ve adaletsizliğin gölgesinde, masumiyetini kaybetmiş bir dünyada, yeni 'Barda' sizi karanlık bir yolculuğa davet ediyor. Hande Türkel'in yönettiği ve cesur bir kadroyla hayata geçirilen bu gerilim dolu film, yalnızca bir hikâye anlatmıyor; toplumun çürüyen yapısını, insan ruhunun en karanlık köşelerine dokunuyor. Cezasızlık, sonuçsuz kalan adalet arayışını vurgulayan Barda, "Kim suçlu?" sorusunun yanıtını ararken aslında bir toplumun vicdanını da sorguluyor.

Sky Films ve Yakamoz International imzalı, yapımcılığını Emre Oskay ve Bahadır Atay'ın üstlendiği, yönetmen koltuğunda Hande Türkel'in oturduğu, hikaye küratörlüğünü Orçun Benli ve Şükrü Üçpınar'ın yaptığı, senaristliğini ise Cem Özüduru ve Ozan Ağaç'ın kaleme aldığı Barda filmi yeni ekibiyle bugün itibarıyla sinema salonlarındaki yerini aldı.

Serdar Akar'ın yönetmenliğini yaptığı ilk Barda filmi, 1997 yılında Ankara Gaziosmanpaşa'da yaşanan gerçek bir olaydan esinlenerek sinema perdesine aktarılmıştı. Nejat İşler, Erdal Beşikçioğlu, Serdar Orçin, Volga Sorgu, Hakan Boyav, Nergiz Öztürk ve Melis Birkan'dan oluşan oyuncu kadrosuna sahipti. Türk Sinemasının "en sert ve gerilim dolu" filmlerinden biri olarak adlandırılan Barda, 17 yıl sonra günümüz gerçekleriyle yeniden yorumlanırken Serdar Akar, bu kez filmin sanat yönetmenliğini üstlendi.

Anka Haber Ajansı, bugün itibarıyla vizyona giren Barda filminin yönetmeni Hande Türkel, oyuncuları Melis Berberoğlu, Cem Söküt ve Berkan Şal ile bir araya gelerek filmi ve yapım sürecini değerlendirdi.

Filmin yönetmeni Hande Türkel, ilk Barda filminin ardından geçen süreçte Türkiye'deki toplumsal ve kültürel değişimlerin filme nasıl yansıdığı sorusunu, "17 yılda Türkiye'de birçok şey değişti ve bu değişimlerin filmde nasıl bir yansıması olduğunu anlatıyoruz. İlk filmde, bir aşağılık kompleksi ve buna bağlı bir şiddet hikayesi vardı. Şimdi ise bir üstünlük kompleksi, her şeyi yapabileceğini ve bundan dolayı yargılanmayacağına inanan insanların hikayesini izliyoruz. 17 yıl içinde Türkiye'de neler değiştiyse, filmde de onu göreceksiniz. Serdar Akar ile bu filmi yaratırken çok fazla tartıştık, fikir alışverişi yaptık. Ama ortak olmadığımız bir şey çıkmadı, gerçekten keyifli bir süreçti" diyerek yanıtladı.

"Şiddet ne kadar çirkinse, onu o kadar çirkin şekilde göstermek gerektiğini düşündüm"

Yoğun şiddet sahneleri içeren filmde, bu denli şiddetin yansımasının izleyiciye nasıl bir mesaj vermek istediği sorusuna Türkel, "Mesela çok iyi bir savaş filmi izlersiniz; savaşın en pis halini gösterir ve size der ki: 'Bu kadar kötü bir şey varsa, bundan kaçmamız gerek.' Ben de aynı şekilde şiddeti gösterdim. Çünkü şiddetin ne kadar kötü olduğunu vurgulamak istiyorum. Herkesin bildiği bir gerçek var: Kadınların sokakta yürürken, taksiye binerken, bir asansörde yalnız kaldıklarında korku taşıdığını biliyoruz. Bu korkuyu hissettirmek, bunu göstermek önemli. Gerçek hayatta, içki teklifini reddeden kadınların şiddete uğramasından, bu şiddetin filmde nasıl yansıyabileceğine kadar, her şey gerçek. Bu yüzden şiddet sahnelerinde ne kadar derine inebildiysem o kadar sert gösterdim. Şiddet ne kadar çirkinse, onu o kadar çirkin şekilde göstermek gerektiğini düşündüm" diyerek yanıt verdi.

İfşa ve kadına yönelik şiddet konularına değinen Barda, sosyal medyada bu olaylara karşı tepkilere de yer veriyor. Yönetmen Türkel konuya ilişkin açıklamasında, "Kadına şiddetle ilgili tepkiler bazen çok yüzeysel kalabiliyor. 'Mini etek giymeseydin, ifşa etmeseydin' gibi tepkiler hep karşımıza çıkıyor. Bu filmle, kadınların yaşadığı gerçekleri göstererek susmamamız gerektiğini anlatmak istedik. Bizler, erkeklerin bilmediği bazı korkuları çok iyi biliyoruz. Eğer kadınlar, erkekler, çocuklar ve hayvanlar için ses çıkarırsak belki bir şeyler değişir. Bu filmi yaparak bir şeyler değiştirmeyi amaçladım" dedi.

"Şiddetle nasıl mücadele etmemiz gerektiğini vurgulamak istedik"

Filmde şiddet ve tecavüze uğrayan bir kadını canlandıran Melis Berberoğlu, bu rolun ona neler hissettirdiği ile ilgili soruyu, "Bu filmde tecavüze uğrayan bir kadını canlandırdım. O anın korkunç gerçekliğine kendimi bırakmak, gerçekten çok zordu. Kadınların o an neler hissettiğini bilemiyorum ama sahneleri izlerken hepimizin bu tür olaylara karşı sesimizi çıkarmamız gerektiğini düşündüm. Ne yazık ki, çoğu zaman sessiz kalıyoruz. Ama bu filmde, sesimi çıkarabildim. Kadına, erkeğe, çocuğa ve hayvana sahip çıkarsak belki bir şeyler değişir, ben bu karakteri canlandırarak bunu öğrendim" diyerek yanıtladı.

Oyuncu Cem Söküt ise karakteri ve hazırlık süreciyle ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

"Barda filminde rol alacağımı öğrendiğimde çok heyecanlandım. Bu filmde rol almak, gerçek bir hikâyeyi anlatmak gibiydi. Karakterim, şiddet ve zulümden zevk alan bir kişi. Bu karakteri anlayabilmek için, sokaklarda, 'yanlış' mekanlarda vakit geçirdim, suçlularla muhatap oldum. Bu benim için çok zorlu bir deneyimdi, çünkü hayatımda ilk kez bir sapığa empati yapmaya çalıştım. Bu süreç, şiddetin ne kadar kötüleştiğini görmemi sağladı. Günümüzde artık insanlara acı veren şeylere duyarsız kalıyoruz. Bu filmde, şiddetle nasıl mücadele etmemiz gerektiğini vurgulamak istedik."

Cem Söküt filmin vermek istediği mesaj hakkında, "Psikolojik olarak afalladığımız anlar oldu ama yine de kalkıp toparlayabildik kendimizi. Biz aslında gerçekleri göz önüne sunduk. İnsanların gerekli mesajı alacağını düşünüyorum. Zevkli geçti diyemem, sette hiç eğlenmedim. Umarım herkes bir ders çıkarır. Kötü insanlar bir korku saldı. Umarım bu film gerçek kitlelere ulaşır, ders çıkaran insanlar izler" dedi.

"Bizim elimizdeki tek silah sinema perdesi"

Sinemanın toplumsal mücadeleye nasıl katkı sağlayabileceği ve sinemacıların bu sorumluluğu nasıl üstlenmesi gerektiği sorusunu ise oyuncu Berkan Şal şöyle yanıtladı:

"Bu ülkede hırsıza hırsız, katile katil, dolandırıcıya dolandırıcı diyemiyorsun. Dersen, içeriye sen giriyorsun. Onlara dışarıda kalıyor. Bu direniş mi? Pasif direnişse pasif direniş, mücadele ise bu da bir yöntem. Bu ülkede yaşayıp Uganda için sinema yapamazsın. Yaşadığın ülke, senin değerlerini, kriterlerini ve yaşamını etkiliyor. Bunlar yokmuş gibi davranamazsın. Sonra da ben sinema yapıyorum diyemezsin. Sinema dediğimiz şey, yaşamın anlarını yakalamak. 'Bak, böyle bir durum var' diyebilmek zaten sinema. Bizim mesleğimiz bu, başka türlü direnme ve kendimizi ortaya koyma durumumuz yok. Bir şekilde bir şeyler söylemek ve mücadele etmek zorundayız. Bizim de elimizdeki tek silah sinema perdesi."

Hilal Solmaz

# Barda# sinema# Hande Türkel
EDİTÖR
Editör
Editör
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
İBB'nin girişleri 1 TL yaptığı Yerebatan Sarnıcı'na ziyaretçi akını
İBB'nin girişleri 1 TL yaptığı Yerebatan Sarnıcı'na ziyaretçi akını
İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı, Kültürpark'ta kapılarını açtı
İZKİTAP – 7. İzmir Kitap Fuarı, Kültürpark'ta kapılarını açtı
Bilecikliler Tuzla'da tiyatro sahnesinde buluştu
Bilecikliler Tuzla'da tiyatro sahnesinde buluştu
Anders Danielsen Lie, Kadıköy'de sinemaseverlerle bir araya geldi
Anders Danielsen Lie, Kadıköy'de sinemaseverlerle bir araya geldi
Son Haberler
Tekerlekli sandalye basketbolunda Avrupa gururu: Fenerbahçe EuroCup 1’de, Beşiktaş EuroCup3’te zirveye çıktı
Tekerlekli sandalye basketbolunda Avrupa gururu: Fenerbahçe EuroCup 1’de,...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, ABD Başkanı Trump'a
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan, ABD Başkanı Trump'a "geçmiş olsun" telefonu
Zeynep Sönmez, Madrid Açık'a üçüncü turda veda etti
Zeynep Sönmez, Madrid Açık'a üçüncü turda veda etti
Milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl Avrupa üçüncüsü oldu
Milli güreşçi Hakan Büyükçıngıl Avrupa üçüncüsü oldu
Beykoz'da 15.50'de çıkan, 18.30 gibi kontrol altına alındığı açıklanan yangın yeniden alevlendi
Beykoz'da 15.50'de çıkan, 18.30 gibi kontrol altına alındığı açıklanan...
Gençlerbirliği, evinde Kocaelispor'u 1-0 yendi
Gençlerbirliği, evinde Kocaelispor'u 1-0 yendi
Çok Okunan Haberler
Gediz Havzası'nda kirlilik artıyor
Gediz Havzası'nda kirlilik artıyor
İzmir'de emekliler meydanlara çıktı: Sefalet zulmüne son
İzmir'de emekliler meydanlara çıktı: Sefalet zulmüne son
Giresun'un Sekü Köyü'nde Madene Karşı Direniş 16. Gününde
Giresun'un Sekü Köyü'nde Madene Karşı Direniş 16. Gününde
Bakırköy’de 23 Nisan coşkusu festivalle yaşanacak (21-23 Nisan)
Bakırköy’de 23 Nisan coşkusu festivalle yaşanacak (21-23 Nisan)
AGD-MGV Kartal Cevizli Bölge Başkanlığı Açılışında Vurgu:
AGD-MGV Kartal Cevizli Bölge Başkanlığı Açılışında Vurgu: "Önce...
Beylikdüzü Çocuk Koroları Festivali sona erdi: 900’e yakın çocuk sahne aldı
Beylikdüzü Çocuk Koroları Festivali sona erdi: 900’e yakın çocuk...
Meclis’ten yeni düzenleme: Doğum izni uzadı, sosyal medyaya yaş sınırı geldi
Meclis’ten yeni düzenleme: Doğum izni uzadı, sosyal medyaya yaş...
Adalet Bakanı Tunç: "Arabuluculuk aslında barıştır, sulhtur dolayısıyla toplumsal huzurdur"
Adalet Bakanı Tunç: "Arabuluculuk aslında barıştır, sulhtur dolayısıyla toplumsal huzurdur"

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Kadın
Politika
Siyaset
Yerel
İnsan Hakları
Kültür-Sanat
Spor
Çevre
Bilim ve Teknoloji
Asayiş
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.