Gündem
Yayınlanma: 25 Temmuz 2025 - 02:22
Aydemir Güler: "Lozan; Emperyalizmin Barışık Hissetmediği, Bölge Düzeninin En Önemli Anlaşmasıdır"
İstanbul, Kartal – Sibel BOZ - Lozan Antlaşması'nın 102. yıl dönümü, Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi (THTM) tarafından İstanbul Kartal'daki organik çadırda düzenlenen özel bir etkinlikle anıldı. THTM'nin çağrısıyla bir araya gelen katılımcılar, emperyalizme karşı halkçı mücadele vurgusuyla anlamlı bir buluşma gerçekleştirdi. Etkinliğin konuşmacıları arasında THTM Yönetim Kurulu Üyesi Aydemir Güler yer alırken, programın moderatörlüğünü Hilal Ataş üstlendi.
Gündem
25 Temmuz 2025 - 02:22
Lozan'ın 102. Yılında Kartal'dan Emperyalizme Karşı Birlik Çağrısı: "Lozan Bir Bağımsızlık Manifestosudur"
Aydemir Güler: "Cumhuriyetçiler Kurultayı ve Lozan'ın Günümüzdeki Anlamı"THTM Yönetim Kurulu Üyesi Aydemir Güler, konuşmasına Türkiye Halkçıları Meclisi ile girilen yolda bir adım daha atarak Mayıs ayının sonunda düzenlenen Cumhuriyetçiler Kurultayı'ndan bahsetti. Kurultayın bir toplantıdan öte, Türkiye'de cumhuriyetçi hareketi ayağa kaldırmak ve cumhuriyeti yeniden ihya etmek için politik bir cephe örme hedefi taşıyan bir ilk adım olduğunu belirtti. Güler, Kurultay'ın 20 kişilik bir koordinasyon kurulu olduğunu ve kendisinin de bu kurulda çalışmaya devam edeceğini ifade etti.Güler, Türkiye'nin içinde bulunduğu güncel sorunlara değinerek, "Acayip bir ülkede yaşıyoruz. Yangın oluyor ve yine ölüyoruz." dedi. Yangınlara karşı alınması gereken önlemlerin eksikliğine dikkat çeken Güler, Türkiye'nin modern bir devlet olmasına rağmen yangınla mücadeledeki yetersizliğin ve kurumların içinin boşaltıldığının acı bir göstergesi olduğunu vurguladı.Lozan'dan günümüze geçiş yapan Güler, Lozan'ın kaybının Türkiye'yi Ortadoğu'da belirsiz bir karanlığın eşiğine getirdiğini belirtti. İdlib'deki mühimmat deposu patlamasına atıfta bulunarak, "Umarım yangında insanların ölümüne engel olamayan beceriksizlikle, yönetememeyle ilgilidir. Türkiye'yi bir sıcak karanlığa daha yaklaştıran bir eylem değildir." temennisinde bulundu."Lozan'ı Uykuda İmzaladığımızı Düşünen Bir Siyasi İktidar Altındayız"Lozan'a yönelik farklı kesimlerden gelen eleştirilere dikkat çeken Güler, Türkiye Cumhurbaşkanı'nın birkaç yıl önce Lozan için "Zafer diye yutturuyorlar." sözlerini hatırlattı. Güler, bu yılbaşında Cumhurbaşkanı'nın ortağı Devlet Bahçeli'nin ise daha tarihsel bir çerçeveye oturtarak Türkiye'nin 200 yıllık uykudan kalkması gerektiğini söylediğini aktardı. "200 yıllık uykunun içinde başka şeyler, Kurtuluş Savaşı da var, niceleri de var ve Lozan da. Lozan'ı uykuda imzaladığımızı düşünen bir siyasi iktidar altındayız." dedi.Diğer yandan, Lozan'ın 100. yıl dönümünde, Lozan şehrine yakın bir yerde düzenlenen ve Kürt siyasi hareketinin desteğiyle yapılan bir toplantıya değinen Güler, bu toplantının temel tezinin Lozan'ın Kürtlere karşı yapıldığı olduğunu belirtti. Güler, "Bugün yaşananlarla 100 küsur yıl önce yaşananlar arasında çok güçlü bir bağ var. Karşı taraf, cumhuriyet düşmanlığı, bir tarih bilinciyle hareket ediyor. Biz de Lozan'la ilgili bu toplantıda tarih bilincini ayağa kaldırmaya ihtiyaç duyuyoruz." diye konuştu.Lozan'ın Uluslararası Anlaşmalar Arasındaki Yeri ve ÖnemiGüler, Lozan'ın Birinci Dünya Savaşı'nı bitiren ve sonrası dönemi tasarlayan anlaşmalardan biri olduğunu vurguladı. Versay ve Brest-Litovsk gibi diğer anlaşmaları örnek göstererek, bu anlaşmaların ya çok zayıf olduklarını ya da emperyalist kibrin damgasını taşıdıklarını belirtti. Sevr'in ise bu anlaşmalar arasında en kısa ömürlüsü olduğunu ve Kurtuluş Savaşı ile savaş meydanında geçersiz hale getirildiğini hatırlattı. "Onun yerini alan ve Birinci Dünya Savaşı sonrasını biçimlendiren anlaşmalardan bir diğeri Lozan. Diğerlerine göre çok daha uzun ömürlü oldu ve bugün ayakta durmaya devam ediyor. Lozan güçlü bir anlaşma." dedi.Güler, Lozan'ın "zafer-hezimet" ikileminde ele alınamayacağını belirterek, heyetler masadayken dahi mücadelelerin devam ettiğini hatırlattı. Lozan görüşmelerinin hemen öncesinde Türkiye'de saltanatın kaldırılmasının ve Ankara'nın İstanbul hükümetini geçersiz kılan devrimci bir adım atmasının önemine değindi. Ayrıca, Lozan görüşmeleri sırasında meclisteki muhalefetin yeni cumhuriyet rejimini sindiremeyerek maceracı ısrarlarda bulunduğunu ve Türkiye'nin bu süreçte meclisini yenileyerek, cumhuriyete giden yolda tereddütleri olan muhalefetin tasfiye edildiği yeni bir meclise kavuştuğunu söyledi. Bu değişimin de devrimci bir adım olduğunu vurguladı.Musul meselesine de değinen Güler, bunun Lozan görüşmeleri sırasındaki en önemli problemlerden biri olduğunu ve Ankara açısından çözülemediğini belirtti. Ancak meselenin sadece masa başında çözülemediğini, bölgede İngiliz destekli aşiretlerle Ankara hükümetine bağlı askeri birlikler arasında çatışmalar yaşandığını ve bu çatışmalarda bir yenilgi alındığını ifade etti. Musul'un Misak-ı Milli'ye dahil bir alan olduğunu hatırlatan Güler, "Misak-ı Milli'de bir delik açılmış oldu." dedi. Güler, "Lozan'ı kazandıran, imzayı attıran Kurtuluş Savaşı'nın zaferidir. Musul'u kaybettiren de Kurtuluş Savaşı'nın eki olarak görebileceğimiz sınırlı bir coğrafyadaki askeri yenilgidir." şeklinde konuştu."Lozan; Emperyalizmin Barışık Hissetmediği, Bölge Düzeninin En Önemli Anlaşmasıdır"Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin Musul meselesine yaklaşımlarını eleştiren Güler, Türk milliyetçiliğinin Musul'u hatırlarken toprak parçasının mücadeleyle kazanıldığını ya da kaybedildiğini göz ardı ettiğini söyledi. Kürt milliyetçiliğinin ise "Lozan Kürtlere karşı yapıldı." tezini ortaya atarken, aslında bağımsız Kürdistan yerine emperyalizmin güdümündeki manda rejiminden bahsetmek durumunda kalındığını ifade etti. Güler, bu tezin emperyalizmin yanında bir tercihte bulunmak anlamına geldiğini belirtti ve Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürt yurttaşlarını, yeniden cumhuriyetimizi ayağa kaldırırken cumhuriyetimize kazanmak durumunda olunduğunu vurguladı.Güler, günümüzde Ortadoğu'nun yeniden biçimlendirilmek istendiğini ve emperyalizmin bu dönüşümün önünde bölgenin ulus devletlerini bir engel olarak gördüğünü belirtti. "Problemimiz budur ve bu problemin Lozan'ı topa tutmaması imkansızdır. Çünkü Lozan, emperyalizmin bir türlü kendisini barış hissetmediği bölge düzeninin ayakta kalan en önemli anlaşmasıdır." dedi.Konuşmasının sonunda, Türkiye Cumhuriyeti'nin yaşadığı modernleşme sürecini ve cumhuriyet düşmanlarının yarım yüzyılı aşkın süredir iktidarda olmalarına rağmen cumhuriyeti yıkamadıklarını vurguladı. Güler, "Cumhuriyet düşmanlıklarını saklamak, örtmek ihtiyacı hissediyorlar." diyerek, anayasa tartışmaları gündeme geldiğinde laik olmayan bir rejim isteyenlerin alacakları cevabı bildiklerini söyledi.Güler, Osmanlı'nın son döneminde yaşanan İzmir işgaline atıfta bulunarak, "Umarım Türkiye Cumhuriyeti de bugün ayağa kalkması için böyle ağır bir bedelle karşılaşmak zorunda kalmaz. İşgal olmaz, başka bir şey olur, başka bir savaş olur, bir anayasa girişimi olur, şu olur, bu olur. Ama umarım onu çağrıştıran ağır bir bedelle ayağa kalkmayı beklemeyiz." temennisinde bulunarak sözlerini tamamladı."Umarım Türkiye Cumhuriyeti, bugün ayağa kalkması için böylesine ağır bir bedelle karşılaşmak zorunda kalmaz. İşgal olmaz, başka bir savaş olmaz, bir anayasa girişimi olmaz, başka bir şey olur. Ama umarım onu çağrıştıran ağır bir bedelle ayağa kalkmayı beklemeyiz. Ve öncesinde Türkiye'yi, Türkiye Cumhuriyeti'ni o tarihsel derinliğiyle, modernleşme hareketleriyle, 1908 devrimiyle, Kurtuluş Savaşı'yla, 1923 Cumhuriyeti'yle, o Cumhuriyetin sıtmaya karşı savaşıyla, o Cumhuriyetin halk sağlığı diye bir şey icat etmesiyle, bunlarla beraber ayağa kaldırırız."EDİTÖR
İlginizi Çekebilir














