Uzmanından sosyal medya sınırı uyarısı: "Dijital dünyaya önce ebeveynler hazırlanmalı"

15 yaş altına yönelik sosyal medya sınırı tartışmaları gündemdeki yerini korurken, Çocuk Gelişimi Uzmanı Fulya Bican, çocukların dijital ortamda korunması için yasakların tek başına yeterli olmadığını söyledi. Bican, asıl belirleyici unsurun ebeveyn farkındalığı, ev içinde oluşturulacak ortak ekran disiplini ve çocuğa örnek olan davranışlar olduğunu vurguladı.

Bican, çocukların dijital dünyaya kendi başlarına değil, ailelerinin rehberliğinde adım attığını belirterek çevrimiçi güvenliğin yalnızca yasal düzenlemelerle sağlanamayacağını ifade etti. Ebeveynlerin kendi dijital alışkanlıklarını gözden geçirmesi, doğru rol model olması ve ev içinde ortak kurallar oluşturması gerektiğini kaydetti.

“Çocuğa kural koymadan önce ebeveyn kendi alışkanlığını sorgulamalı”

Dijital çağda çocuk yetiştirmenin yalnızca ekran süresini sınırlamakla açıklanamayacağını söyleyen Bican, ailelerin önce kendi davranışlarını değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Bican, “Bir çocuğa sürekli ‘telefonu bırak’ demek, ancak onun yanında saatlerce telefonla vakit geçirmek büyük bir çelişkidir. Çocuklar dijital alışkanlıkları söylenenlerden değil, evde gördükleri davranışlardan öğrenir. Ebeveyn ekranla ilişkisini yönetemiyorsa, çocuktan sağlıklı bir denge kurmasını beklemek gerçekçi değildir” dedi.

Yemek sırasında telefona bakmak, çocukla konuşurken dikkatin bildirimlerle dağılması ya da ev içinde sürekli ekrana yönelmenin çocuğa teknolojinin hayatın merkezinde olduğu mesajını verdiğini ifade eden Bican, bu davranışların çocuğun dijital dünyayla kurduğu ilişkiyi doğrudan etkilediğini söyledi.

“Yaş sınırı önemli bir başlangıç ama tek başına çözüm değil”

15 yaş altına sosyal medya sınırı tartışmasının değerli bir adım olduğunu belirten Bican, konunun yalnızca yaş üzerinden değerlendirilmesinin eksik kalacağını ifade etti.

Bican, “Yaş sınırı bir başlangıç noktası olabilir; ancak asıl mesele çocuğun duygusal, zihinsel ve sosyal olarak hazır olup olmadığıdır. Öz denetim becerisi gelişmemiş, onaylanma ihtiyacını yönetemeyen, gerçek ile sanal olanı ayırt etmekte zorlanan bir çocuk için sosyal medya ciddi bir baskı alanına dönüşebilir” diye konuştu.

“Asıl risk teknoloji değil, çocuğun yalnız bırakılması”

Çocukların teknolojiyle temasının tamamen kesilmesinin gerçekçi olmadığını vurgulayan Bican, asıl tehlikenin çocukların dijital alanda rehbersiz kalması olduğunu söyledi.

Sınırsız içerik akışı, kontrolsüz algoritmalar ve sürekli karşılaştırmaya dayalı kültürün çocukların gelişimini etkileyebildiğine dikkat çeken Bican, çocukların yalnızca içerik izlemediğini; aynı zamanda beğenilme, görülme ve onaylanma baskısıyla da karşı karşıya kaldığını belirtti.

Bican, “Bu nedenle çevrimiçi güvenlik yalnızca teknik bir konu değildir; aynı zamanda pedagojik ve duygusal bir konudur” ifadelerini kullandı.

“Ebeveyn eğitimi çevrimiçi güvenliğin merkezinde olmalı”

Çocukların dijital ortamda korunması için ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının artırılması gerektiğini belirten Bican, ebeveyn eğitiminin politikaların merkezinde yer alması gerektiğini söyledi.

Ailelerin yalnızca yasak koyan değil, rehberlik eden bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini vurgulayan Bican; ev içinde ortak kurallar oluşturulmasının, sosyal medyaya kademeli geçiş yapılmasının ve çocukla ekran deneyimleri üzerine düzenli sohbet edilmesinin önemine dikkat çekti.

Bican, “Ekran disiplini yalnızca çocuğa uygulanacak bir kural değildir; evde herkes için geçerli bir yaşam düzenidir. Yemek masasında, uyku öncesinde, aile içi sohbetlerde ve ortak zamanlarda ekran kullanımına sınır koymak, çocuğa verilebilecek en güçlü eğitimlerden biridir” dedi.

“Hedef yasak değil, dijitali yönetebilen bireyler yetiştirmek”

Çocukları teknolojiden tamamen uzak tutmanın günümüz koşullarında mümkün olmadığını söyleyen Bican, asıl hedefin dijital ortamı bilinçli kullanabilen bireyler yetiştirmek olduğunu ifade etti.

Bican, “Çocukları bu dünyadan tümüyle uzak tutmak gerçekçi değil. Önemli olan, onları bu dünyaya hazırlayacak ebeveynleri bilinçlendirmektir. Amacımız; gördüğü içeriği sorgulayabilen, kendini koruyabilen ve ekranla sağlıklı bir ilişki kurabilen çocuklar yetiştirmek olmalıdır” dedi.

“Dijital dünyayı anlatarak değil, yaşayarak öğretiriz”

Dijital çağda çocuk yetiştirmenin önce ebeveynin kendini dönüştürmesini gerektirdiğini belirten Bican, ailelerin çocuklarına yalnızca nasihatle değil, davranışlarıyla örnek olduğunu söyledi.

Bican, “Çocuklara dijital dünyayı sadece anlatarak öğretemeyiz; onlara nasıl yaşadığımızı gösteririz. Ebeveyn kendi düzenini kurmadan, çocukta kalıcı bir bilinç oluşmaz. Bu nedenle bu dünyaya önce çocukları değil, ebeveynleri hazırlamalıyız” ifadelerini kullandı.

Çocuk Gelişimi Uzmanı Fulya Bican teknoloji sosyal medya sınırı