Trump İran'a karşı "ekonomik savaş" ilan etti: Destek veren ülkelere yaptırım tehdidi
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik 'benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon' başlatacağını açıkladı. İran'a finansal, ticari veya lojistik destek sağlayan ülkeleri de 'çok ağır ekonomik sonuçlarla' tehdit eden Trump, petrol kaçakçılığından paravan şirketlere kadar İran'ın gelir kanallarının hedef alınacağını duyurdu. Tahran tehdide sert karşılık verirken Brent petrol 94 doların üzerine çıktı.
ABD ile İran arasındaki yaklaşık altı aydır devam eden çatışmada Washington, askeri baskının yanına çok daha kapsamlı bir ekonomik kuşatma stratejisi eklemeye hazırlanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran’a karşı “benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyon” başlatılacağını duyurdu.
Trump, yalnızca İran’ı değil, Tahran yönetiminin ekonomik faaliyetlerini sürdürmesine yardımcı olan üçüncü ülkeleri de hedef aldı.
ABD Başkanı, finans kuruluşlarının, şirketlerin, havaalanlarının veya kamu kurumlarının İran’a herhangi bir ekonomik “can simidi” sağlamasına izin veren ülkelerin ciddi ekonomik sonuçlarla karşılaşacağını belirtti.
Petrol kaçakçılığı ve paravan şirketler hedefte
Trump’ın son açıklaması önceki yaptırım tehditlerine göre daha ayrıntılı bir çerçeve ortaya koydu.
ABD Başkanı; petrol kaçakçılığı, swap işlemleri, nakit transferleri, döviz büroları, gemi sicilleri ve paravan şirketlerin yeni ekonomik baskı kampanyasının hedefleri arasında bulunacağını söyledi.
Trump, İran’a yönelik planı şimdiye kadar herhangi bir ülkeye karşı yürütülen en ağır ekonomik operasyon olarak nitelendirdi.
Bununla birlikte Washington henüz hangi yeni yaptırımların devreye sokulacağını, üçüncü ülkelere nasıl ceza uygulanacağını veya hangi devletlerin doğrudan hedef alınacağını açıklamadı. Bu nedenle Trump’ın sözleri şu aşamada geniş kapsamlı bir siyasi tehdit niteliğinde; uygulamanın ayrıntıları henüz belli değil.
İran’dan yanıt: “Ekonomik terörizm”
İran yönetiminden Trump’ın açıklamalarına yanıt gecikmedi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Washington’ın ekonomik baskı politikasını “ekonomik terörizm” olarak nitelendirerek bunun yalnızca İran’ı değil, ülkelerin ekonomik egemenliğini ve küresel ekonomiyi tehdit ettiğini savundu.
Arakçi ayrıca Trump’ın açıklamalarının ABD’deki rekor kamu borcu ve yükselen faizler gibi ekonomik sorunlardan kamuoyunun dikkatini uzaklaştırmayı amaçladığını ileri sürdü.
İran yönetimi, ABD’nin yıllardır uyguladığı yaptırımların sonuç vermediğini ve daha fazla ekonomik baskının da Tahran’ın politikasını değiştirmeyeceğini savunuyor.
Çin kritik noktada
Trump’ın tehdidinin uluslararası boyutunda en dikkat çekici ülke Çin.
Çin, İran petrolünün açık ara en büyük müşterisi konumunda. Reuters’ın aktardığı Kpler verilerine göre İran’ın deniz yoluyla gerçekleştirdiği petrol ihracatının yüzde 80’den fazlasını Çin satın alıyor.
Bu nedenle Washington’ın İran’la ticaret yapan üçüncü ülkelere yönelik kapsamlı ikincil yaptırımlar uygulaması halinde, yeni ekonomik baskının doğrudan ABD-Çin ilişkilerine taşınma ihtimali bulunuyor.
Pekin ise İran krizinde diplomatik çözüm çağrısını sürdürüyor. Çin aynı zamanda nadir toprak elementleri ve diğer kritik hammaddeler açısından ABD için önemli bir tedarikçi konumunda olduğundan, Washington’ın Çinli şirketleri geniş çapta hedef almasının karşılıklı ekonomik sonuçlar yaratabileceği değerlendiriliyor.
BAE, İran’la ekonomik işlemleri askıya aldı
Bölgedeki ekonomik baskı yalnızca Washington’ın açıklamalarıyla sınırlı değil.
Birleşik Arap Emirlikleri, İran’la tüm finansal ve ekonomik işlemleri ikinci bir karara kadar askıya aldı.
Karar, BAE’nin İran’dan fırlatıldığını belirttiği iki füzenin denize düştüğünü açıklamasının ardından geldi. İran ise söz konusu füzelerin kendisine ait olduğu iddiasını reddetti.
BAE’nin İran açısından önemli bir ticaret ve finans merkezi olması nedeniyle kararın Tahran üzerindeki ekonomik baskıyı daha da artırabileceği değerlendiriliyor.
Petrol 94 doların üzerine çıktı
Gelişmeler enerji piyasalarına da hızla yansıdı.
Reuters’ın 20 Ağustos öğle saatlerindeki piyasa verilerine göre Brent petrolün ekim vadeli varil fiyatı yüzde 3,1 artışla 94,42 dolara yükseldi.
ABD tipi WTI petrolün eylül kontratı ise yaklaşık 88,67 dolara çıktı. Brent ve WTI böylece 24 Temmuz’dan bu yana en yüksek seviyelerini gördü ve yükselişlerini beşinci işlem gününe taşıdı.
Petroldeki yükselişte yalnızca Trump’ın açıklaması değil, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların savaş öncesi seviyelerin oldukça altında kalması da etkili oluyor.
Savaş başlamadan önce dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte birine karşılık gelen miktar Hürmüz üzerinden taşınıyordu. Reuters’ın son gemi hareketi verilerine göre boğazdaki trafik hâlâ savaş öncesindeki seviyelere dönmüş değil.
Washington ile Tahran arasında diplomasi çıkmazda
Trump’ın ekonomik savaş açıklaması, ABD ile İran arasında diplomatik mesajların da çeliştiği bir dönemde geldi.
Trump, 18 Ağustos’ta İran’la devam eden veya planlanan herhangi bir görüşme bulunmadığını açıklamıştı. Buna karşılık ABD Başkanı’nın temsilcisi Jared Kushner kısa süre önce Washington-Tahran iletişiminin yoğunlaştığını söylemişti.
İran ise müzakere kapısını tamamen kapatmadığını ancak baskı altında teslim olmayı kabul etmeyeceğini belirtiyor.
ABD ve İran arasında daha önce ilan edilen iki ateşkes girişimi de kalıcı hale gelemedi. Hürmüz Boğazı’nın geleceği, İran’ın nükleer programı ve Washington’ın bölgedeki askeri baskısı temel anlaşmazlık başlıkları olmayı sürdürüyor.
Türkiye açısından neden önemli?
Trump’ın tehdidinin Türkiye açısından iki ayrı boyutu bulunuyor.
Birincisi, Washington’ın İran’la ticaret yapan üçüncü ülkelere yönelik ikincil yaptırımları ne ölçüde genişleteceği. Türkiye ile İran arasındaki mevcut ticari ve ekonomik ilişkilerin hangi alanlarının yeni ABD önlemlerinden etkilenebileceği, yaptırımların hukuki kapsamı açıklandıktan sonra netleşecek.
İkinci ve daha doğrudan etki ise enerji fiyatlarında ortaya çıkabilir. Brent petrolün 94 doların üzerine çıkması ve Hürmüz’deki geçişlerin düşük kalması, enerji ithalatçısı Türkiye açısından petrol ve akaryakıt maliyetleri üzerinde yukarı yönlü risk oluşturuyor.
Bu nedenle önümüzdeki günlerde yalnızca Washington’ın İran’a uygulayacağı yeni yaptırımlar değil, Trump’ın üçüncü ülkelere yönelik tehdidini gerçekten hayata geçirip geçirmeyeceği de Türkiye dahil çok sayıda ülke tarafından yakından izlenecek.