Sayıştay'ın Sağlık Bakanlığı 2022 Yılı Denetim Raporu Hakkında TTB Görüşü
TTB'nin bu görüşü her yıl Sayıştay raporları tarafından da doğrulanmaktır. Sayıştay'ın Sağlık Bakanlığı 2022 Yılı Denetim Raporu yayımlanmıştır. Raporun büyük bölümü önceki yıllarda olduğu gibi kamu-özel işbirliği (KÖİ) modeliyle yaptırılan şehir hastanelerindeki usulsüzlüklere ayrılmış durumdadır.
İlk şehir hastanesi ihalesinin yapıldığı 2011 yılından bu yana Türk Tabipleri Birliği, “Kamu-özel ortaklığı yolsuzluğa, yolsuzluk yoksulluğa neden olur” görüşünü savunmaktadır.
"Sayıştay Başkanlığı’nın yayımladığı Sağlık Bakanlığı 2022 Yılı Denetim Raporu’nun “DENETİM GÖRÜŞÜNÜN DAYANAĞI BULGULAR” bölümünde de 2017 yılından bu yana KÖİ modeliyle yaptırılan sağlık tesislerine ilişkin garanti ve yükümlülükler ile borçlanma maliyetlerinin muhasebeleştirilmediği bir kere daha belirtilmiştir. Yine Sayıştay Başkanlığı’nın raporuna göre, KÖİ ile yapılan şehir hastanelerinin kamuyu zarara uğrattığı bir kez daha belgelenmiştir.
Rapor sonuçlarına göre usulüne uygun olmayan işler, milyarlarca liralık zarar tespit edildiğine göre; kamu zararının yapılacak yargılama sonunda işlemi tesis edenlerden geri alınması için gerekli adımların atılması gerekir. Ancak Sayıştay yine belirlediği usulsüzlüklerin mali boyutunu hesaplamaktan kaçındığı yani oluşan kamu zararını belirlemediği için “yargılamaya esas denetim raporu” hazırlanmadığı da görülmektedir."
Türk Tabipleri Birliği (TTB), şehir hastanelerinin kamu zararına yol açtığını belirterek, bu hastanelerin kamusal sağlık hizmetinin temel kabullerine göre yeniden yapılandırılması gerektiğini savunmaktadır.
TTB'nin şehir hastaneleri ile ilgili temel eleştirileri şunlardır:
Şehir hastaneleri, kamusal sağlık hizmetinin temel kabullerine aykırı olarak, şirketler tarafından özelleştirilmiş bir şekilde işletilmektedir.
Şehir hastaneleri, kamuya çok yüksek maliyetler getirmektedir.
Şehir hastaneleri, sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırmaktadır.
Sayıştay raporunda, şehir hastanelerine ilişkin tespit edilen usulsüzlükler ve eksikliklerin detayları verilmiş olup bazı tespitlerin ana başlıkları şunlardır:
KÖİ modeliyle yaptırılan şehir hastanelerine ilişkin garanti ve yükümlülükler ile borçlanma maliyetlerinin muhasebeleştirilmemesi
Hizmete giren şehir hastanelerine ait bazı varlık ve yükümlülüklerin hatalı kayıt edilmesi, kira ödemelerinin hatalı muhasebeleştirilmesi ve muhasebe içi envanter işlemlerinin yapılmaması
Finansal kiralama işlemlerinden doğan mali borçların ve borçlanma maliyetlerinin mali tablolarda hatalı sunulması
Sözleşme kapsamında teslim edilen taşınırların malzeme kaynak yönetim sistemine kayıtlarının yapılmaması
Yapım işlerine ait nihai projelerin haklar hesabında izlenmemesi
KÖİ modeli ile işletilen şehir hastanelerinde görevli şirketlerce üstlenilen yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilmemesi ve değişen durumlar için sözleşme revizyonuna gidilmemesi
KÖİ modeli ile işletilen şehir hastanelerinde ticari alanlardan elde edilen gelirlerin hatalı hesaplanması
KÖİ modeli ile işletilen şehir hastanelerinde tıbbi ekipmanların periyodik bakım, arıza ve onarım faaliyetleri sırasında ihtiyaç duyulan malzemelerin temin sorumluluğunda ihtilaf yaşanması ve şehir hastaneleri arasında uygulama birliği olmaması
KÖİ modeli ile işletilen şehir hastanelerinde pazar testi süreçlerinin sözleşmeye aykırı olarak yürütülmesi
TTB'nin Sayırtay raporuna binaen yaptığı öneri şu şekildedir:
"Raporun geneline bakıldığında Sağlık Bakanlığı'nın şehir hastanelerine yapılan ödemelerin belirlenen muhasebe kurallarına aykırı tuttuğu tespitler arasında olmakla birlikte, raporda toplam ödemeye dair de herhangi bir belirleme yer almamaktadır. Dolayısıyla şehir hastanelerine Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan rutin ödemelerin gizlenmesinin ötesinde, şirketlere hak edilmemiş, teslim edilmemiş, kötü yapılmış veya yapılmamış işler için de ödeme yapıldığı, bunların tespit edilmesine rağmen şirketlere ve ödemeyi yapanlara herhangi bir yaptırım uygulanmadığı da görülmektedir.
TTB olarak KÖİ modeli ile yapılan şehir/şirket hastanelerinin kamusal sağlık hizmetinin temel kabullerine göre yeniden yapılandırılması, sağlık hizmetine erişimin binaya ulaşmak olduğuna dair zihniyetten vazgeçilmesi, şehir hastanelerinin sözleşmelerinin tazminatsız olarak feshedilmesi, kamu zararının belirlenerek sorumlulardan geri alınması, kapatılan hastanelerin geri açılması, sağlık çalışanlarının insana yaraşır bir iş ortamına ve gelire kavuşmasının sağlanmasının zorunlu olduğunu bir kez daha bildiriyoruz."