MAZLUMDER: Kürtçe'ye Yönelik Ayrımcılıklar Her Kademede Son Bulsun

Sağlık Bakanlığı'nın e-reçete sistemine beş dil ekledi. Kürtçe, bu beş dilin dışında bırakıldı. Türkiye'de nüfus otalaması yüzde 70-75 Türk, yüzde 18 Kürt ve yüzde 7-12 kadarı ise azınlıklar. Kürtçe, Türkiye'de yaklaşık 15 milyon insanın ana dilidir. E-reçete sistemi, sağlık hizmetlerinin daha etkin ve verimli bir şekilde sunulmasını amaçlayan bir sistemdir. Sağlık Bakanlığı'nın bu kararı, Kürtçe'ye yönelik ayrımcılığın son bulması için gerekli adımların atılmayacağını gösteriyor.

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, sosyal medyadan yaptığı E-Reçete duyurusunda,

"E-Reçetem sistemine İngilizce, Almanca, Arapça, Fransızca ve Rusça olmak üzere 5 yabancı dil eklendi. E-Reçetem sistemine bu 5 dilin eklenmesine turistler ve yabancı uyruklu hastalar için ihtiyaç duyulmuştur. Kendi vatandaşlarımız içinse bu dillerden birinde reçete yazılması söz konusu değildir. Sisteme T.C. Kimlik Numarası ile girildiğinde ek uygulama devre dışı olmakta, sadece Türkçe hizmet alınabilmektedir." dedi.

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği / MAZLUMDER bu konuda bir basın açıklaması yaptı. 

"BASIN AÇIKLMASI:

KÜRTÇE’YE YÖNELİK AYRIMCILIKLAR HER KADEMEDE SON BULSUN!

Sağlık Bakanlığı geçtiğimiz günlerde e-reçete sistemine 5 yeni dil eklendiğini açıklamıştır. Bu diller içerisinde Kürtçe’nin yine yer bulamamış olması haklı eleştirilere yol açmıştır. Bu eleştiriler sonrası Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından verilen cevapta, “Kendi vatandaşlarımız için yabancı dilde reçete yazılması söz konusu değildir” denilerek, bu dillerin eklenmesinin sebebinin turistler ve yabancı uyruklu hastalar olduğu ifade edilmiştir.

Yabancı uyruklu hastalar ve turistler için gerekli ve olumlu bulduğumuz bu çalışmanın Türkçe dışında diller kullanan vatandaşlardan sakınılması doğru değildir. Bunun ifade ediliş biçimi ise şık olmadığı gibi mantık hataları da taşımaktadır.

Yabancılara gösterilen bu toleransın ülkenin asli unsurlarından olan milyonlarca Kürt’e gösterilmemesi, on yıllardır süregelen pek çok ayrımcılık örneği ile birlikte değerlendirildiğinde, Kürtlere ve Kürt diline karşı sergilenen kabul edilemez tutumların yeni bir numunesi olarak not edilmesine yol açmaktadır.

Kaldı ki Kürtlerin nüfusu Türkiye sınırlarından ibaret değildir. Her yıl İran ve Irak Kürdistanı ile Suriye coğrafyasından çok sayıda Kürt Türkiye’ye turizm ve ticaret amacıyla gidip gelmektedir. Yine bu şekilde çok sayıda sığınmacı Türkiye’de bulunmaktadır.

MAZLUMDER Olarak,
Devlet Kurumlarını bir an önce bu ayrımcı tavırlardan vazgeçmeye ve konu özelinde milyonlarca insanın ana dili olan Kürtçe'yi de bu listeye ekleyerek olumlu bir adım atmaya davet ederiz.

@tcbestepe @saglikbakanligi @drfahrettinkoca "
 

MAZLUMDER

"Kim olursa olsun, zalime karşı mazlumdan yana"

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği, 28 Ocak 1991 tarihinde 54 kişi tarafından kuruldu. Daha çok MAZLUMDER kısa adıyla tanınmaktadır.

Devletten ve siyasal parti ve gruplardan bağımsız çalışan bir insan hakları örgütü olan MAZLUMDER, insan haklarını hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm insanlar için çifte standartsız bir temelde savunmaya kararlı bir grup insanın ortak girişimi olarak doğdu.

Türkiye içinde ve dışında insan hak ve özgürlüklerinin korunması ve geliştirilmesi; her türlü insan hakları ihlallerinin son bulması için çalışmaktadır.

Bugün 10 ilde şubesi bulunan MAZLUMDER, insanın insan olarak yaratılması dolayısıyla doğuştan birtakım haklara sahip olduğuna ve bu hakları hiçbir gücün, hiçbir gerekçeyle ortadan kaldıramayacağına inanmaktadır.

Kişinin, bu haklarını özgürce kullanabildiği sürece insan onuruna yaraşır bir hayatı sürdürebileceğini kabul etmektedir.

Bu temelden hareketle, insan haklarını, insan haysiyetiyle ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan, siyasal, ekonomik, sosyal, hukuki, psikolojik, kültürel ve fiili her türlü girişimi, insan hakları ihlali ve "zulüm" olarak görmektedir.
 

Kürtçeye karşı ayrımcılık E-Reçete Sağlık Bakanlığı Mazlumder