İYİ Parti'den "çerçeve yasa"ya 321 sayfalık muhalefet şerhi: "12 maddenin tamamını reddediyoruz"

İYİ Parti, 'Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'ne ilişkin 321 sayfalık muhalefet şerhini hazırladı. İYİ Parti Adalet Komisyonu üyeleri Hakan Şeref Olgun ve Uğur Poyraz tarafından hazırlanan şerhte, teklifin 'erteleme' adı altında koşullu özel af sonucu doğurduğu, yargı yetkisinin yürütme ağırlıklı mekanizmalara bırakıldığı ve şehit yakınları ile gazilerin süreçte geri plana itildiği savunuldu. İYİ Parti, teklifin adı, geneli ve 12 maddesinin tamamına

Haber: Sibel Boz

İYİ Parti’nin, 5 Ağustos 2026’da TBMM Başkanlığına sunulan 2/3793 esas numaralı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin kapsamlı muhalefet şerhi yayımlandı.

İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ile Antalya Milletvekili Uğur Poyraz’ın imzasını taşıyan belgede, teklif yalnızca belirli maddeleri üzerinden değil; hazırlanış yöntemi, siyasi dayanakları, genel gerekçesi ve bütün hükümleri açısından eleştirildi.

İYİ Parti: “Silah bırakılması ile geçmiş suçların cezasız kalması farklı meseleler”

Muhalefet şerhinin girişinde İYİ Parti, PKK/KCK ve bağlantılı yapıların silahsızlandırılmasının devlet açısından gerekli olduğunu belirtirken, silah bırakılması ile geçmişte işlenen suçların cezalandırılmamasının birbirinden ayrılması gerektiğini savundu.

Şerhte, teklifin fail hakkında soruşturma, kovuşturma, cezanın infazı ve hak yoksunluklarının kaldırılmasına ilişkin ayrıntılı düzenlemeler getirdiği; buna karşılık şehit yakınları, gaziler ve terör mağdurlarının bilgilendirilmesi, itiraz hakları, zararlarının giderilmesi ve hakikate ulaşması konusunda özel bir mekanizma oluşturmadığı ileri sürüldü.

“Bu düzenleme koşullu özel af niteliğinde”

İYİ Parti’nin şerhteki en önemli hukuki itirazlarından biri teklifin “af” niteliğine ilişkin oldu.

Parti, soruşturma ve kovuşturmaların belirlenen sürelerin sonunda ortadan kalkması, kesinleşmiş cezaların fiilen çekilmeden “infaz edilmiş sayılması” ve mahkûmiyetlerden doğan bazı hak yoksunluklarının kaldırılabilmesi nedeniyle düzenlemenin sonuç itibarıyla koşullu özel af niteliği taşıdığını savundu.

Bu nedenle Anayasa’nın 87’nci maddesinde genel ve özel af için öngörülen TBMM üye tam sayısının beşte üç çoğunluğu şartının uygulanması gerektiği ileri sürüldü. İYİ Parti’ye göre düzenlemede “af” yerine “erteleme” ifadesinin kullanılması, ortaya çıkan hukuki sonucu değiştirmiyor.

Kasten öldürme istisnasını yetersiz buldular

Muhalefet şerhinde teklif kapsamında kasten öldürme suçunun istisna tutulmasının yeterli olmadığı da savunuldu.

İYİ Parti, öldürmeye teşebbüs, ağır yaralama, işkence, kaçırma, rehin alma, bombalı saldırılar ve anayasal düzene karşı bazı suçların kapsamda kalabileceğini ileri sürdü.

Şerhte özellikle örgüt yöneticilerinin doğrudan bir öldürme eylemiyle iştirak bağı kurulamadığı ve yalnızca örgüt yöneticiliğinden mahkûm oldukları durumlarda düzenlemeden yararlanabilme ihtimalinin bulunduğu öne sürüldü.

MGK kararına anayasal itiraz

İYİ Parti, kanunun uygulanmasının güvenlik kurumlarının tespiti ve bunun Millî Güvenlik Kurulu kararıyla teyit edilerek Resmî Gazete’de yayımlanmasına bağlanmasına da karşı çıktı.

Şerhte, MGK’nın Anayasa’nın 118’inci maddesi gereğince Cumhurbaşkanına tavsiye niteliğinde karar bildiren bir organ olduğu hatırlatılarak, MGK kararının soruşturma, kovuşturma ve infaz üzerinde sonuç doğuracak bir mekanizmaya dönüştürülmesinin anayasal yetki tartışması yarattığı savunuldu.

İYİ Parti, bu düzenlemenin yasama yetkisinin devredilmezliği ilkesiyle bağdaşmadığı görüşünü dile getirdi.

“Silahların kime teslim edileceği açık değil”

Teklifte kullanılan “fiilî varlığına son verme”, “kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmat” ve “teslim etme” ifadelerinin yeterince belirli olmadığı da şerhteki eleştiriler arasında yer aldı.

İYİ Parti, örgütün fiilî varlığının hangi coğrafyada ve hangi yapılar bakımından sona ermiş sayılacağının açık olmadığını; silahların tamamının teslim edildiğinin nasıl doğrulanacağının da yeterli şekilde düzenlenmediğini savundu.

Şerhte ayrıca silah ve mühimmatın açık biçimde Türkiye Cumhuriyeti’nin yetkili makamlarına teslim edilmesi gerektiğinin yazılmadığı ileri sürüldü.

Yürütme ağırlıklı Kurula itiraz

İYİ Parti’nin önemli itirazlarından biri de Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında kurulması öngörülen Kurula ilişkin oldu.

Teklifte Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Millî Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreterinin yer alması öngörülüyor.

İYİ Parti, bu yapının tamamen yürütme kökenli olduğunu belirterek, hak yoksunluklarının kaldırılması için yargı mercilerine başvurma yetkisinin Kurula verilmesinin yürütmenin yargı üzerindeki etkisini artıracağını savundu.

TBMM bünyesinde oluşturulması öngörülen İzleme Komisyonunun ise bağlayıcı karar yetkisi bulunmaması nedeniyle Meclisin süreçte “sembolik” bir konuma düşürüldüğü ileri sürüldü.

Süreçte görev alanlara verilen sorumsuzluk hükmüne itiraz

Muhalefet şerhinde, kanunun uygulanmasında görev alan kişilere yönelik hukuki, idari ve cezai sorumluluğu sınırlayan hüküm de eleştirildi.

İYİ Parti, kusur, kast, yetki aşımı veya görevi kötüye kullanma gibi durumlar arasında ayrım yapılmaksızın geniş bir sorumsuzluk alanı oluşturulmasının hukuk devleti ve yargısal denetim ilkeleri bakımından sorunlu olduğunu savundu.

Parti, bu hükmün hâkim, savcı veya yargısal süreci etkileyen görevliler bakımından da uygulanması halinde “hesap vermez bir alan” oluşabileceğini ileri sürdü.

“Şehit yakınları ve gaziler için mekanizma yok”

Şerhin sonuç bölümünde en ağır “siyasi ve vicdani sorun” olarak mağdur ile fail arasındaki dengenin bozulduğu görüşüne yer verildi.

İYİ Parti, düzenlemenin kapsamına girecek kişiler için başvuru, erteleme ve infaz mekanizmaları oluşturulurken; şehit yakınları, gaziler ve terör mağdurları açısından bilgi alma, itiraz, tazmin veya yeni sosyal hak mekanizmalarının öngörülmediğini belirtti.

Parti, terör örgütünün silahsızlandırılması gerektiğini ancak silah bırakmanın geçmişte işlenen suçların hukuki sorumluluğunu ortadan kaldırmaması gerektiğini savundu.

“Teklifin adı, geneli ve 12 maddesinin tamamını reddediyoruz”

İYİ Parti, muhalefet şerhinin sonuç bölümünde teklif hakkındaki tutumunu açık biçimde ortaya koydu.

Şerhte teklifin Anayasa’ya aykırı olduğu, yargı bağımsızlığı ve millî egemenlik açısından sorunlar doğurduğu ve terör örgütü mensupları için ayrıcalıklı bir ceza rejimi oluşturduğu savunularak, “Teklifin adının, genelinin ve on iki maddesinin tamamını reddediyoruz” denildi.

321 sayfalık şerhte 7 bin 563 şehidin ismine yer verildi

Muhalefet şerhinin en dikkat çekici bölümlerinden biri, hukuki değerlendirmelerin ardından yer verilen kapsamlı şehit listesi oldu.

Belgenin yaklaşık ilk 56 sayfasında teklifin hazırlanış biçimi, Anayasa’ya ilişkin itirazlar ve 12 madde hakkındaki hukuki değerlendirmeler yer alırken, 57’nci sayfadan itibaren şehitlerin isimlerinin bulunduğu listeye yer verildi.

Listede sıra numarasının yanı sıra şehitlerin adı ve soyadı, rütbesi veya statüsü, şehit olduğu tarih ve şehit düştüğü yer bilgileri bulunuyor.

Örneğin listenin ilk sırasında Piyade Er A. Can Gökçay’ın 23 Haziran 1994’te Eleşkirt/Ağrı’da, ikinci sırasında Piyade Er A. Coşkun Acer’in 14 Temmuz 1994’te Kağızman/Kars’ta, üçüncü sırasında Piyade Asteğmen A. Erkan Doğan’ın 5 Temmuz 1995’te Kuzey Irak’ta şehit düştüğü bilgisi yer alıyor.

IYI-PARTI-MUHALEFET-SERHI.pdf

Liste 7 bin 563’üncü sıraya kadar devam ediyor. İYİ Parti, bu bölümde PKK/KCK ve bağlantılı terör örgütlerinin saldırılarında şehit olan asker, polis, jandarma, güvenlik korucuları ve sivillerin isimlerine yer verdi.

İsim listesinden önce bulunan “Türk Milletine” başlıklı bölümde ise muhalefet şerhinin şehitlerin aziz hatırasına ithaf edildiği belirtiliyor.

321 sayfalık muhalefet şerhi, 8 Ağustos 2026 tarihiyle İYİ Parti Adalet Komisyonu üyeleri Hakan Şeref Olgun ve Uğur Poyraz’ın isimleriyle tamamlanıyor.

İYİ Parti çerçeve yasa terör şehit