İsrail ordusu Hind Rajab'ın bulunduğu araca ateş açtığını kabul etti: Ceza soruşturması başlatıldı
İsrail ordusu, Gazze'de 2024'te öldürülen 5 yaşındaki Hind Rajab ve ailesinin bulunduğu otomobile İsrail askerlerinin ateş açtığını kabul etti. Ordunun iç incelemesi, Hind'i kurtarmak üzere gönderilen Filistin Kızılayı ambulansının da İsrail ateşiyle vurulduğunu ortaya koydu. Olay hakkında ceza soruşturması açılırken Hind Rajab'ın ailesi, İsrail'in kendi soruşturmasına güvenmediklerini açıkladı.
Gazze savaşının dünya çapında sembolleşen olaylarından Hind Rajab’ın ölümüyle ilgili iki buçuk yılı aşkın süre sonra önemli bir gelişme yaşandı.
İsrail ordusu, yürüttüğü iç inceleme sonucunda askerlerinin 5 yaşındaki Hind Rajab ile ailesinin bulunduğu otomobile ateş açtığını kabul etti ve olayın ceza soruşturmasına konu edilmesine karar verdi.
Karar özellikle dikkat çekiyor çünkü İsrail ordusunun 2024’teki ilk açıklaması bunun tam tersiydi. Ordu, Hind’in öldürüldüğü aracın yakınında İsrail askerlerinin bulunmadığını ve birliklerin aracın ateş menzilinde olmadığını savunmuştu.
Son inceleme ise bu değerlendirmeyi değiştirdi.
Reuters’ın aktardığı inceleme sonuçlarına göre İsrail askerleri Hind ve yakınlarının bulunduğu araca ateş açtı; Hind’i kurtarmak üzere bölgeye gönderilen Filistin Kızılayı ambulansı da daha sonra İsrail ateşiyle vuruldu. Ambulanstaki iki sağlık görevlisi de hayatını kaybetti.
Saatlerce telefonda yardım bekledi
Hind Rajab, 29 Ocak 2024’te Gazze kentinde ailesiyle seyahat ettiği otomobilin ateş altında kalmasının ardından aracın içinde mahsur kalmıştı.
Araçtaki yakınlarının öldürülmesinin ardından hayatta kalan Hind, Filistin Kızılayı ile telefon bağlantısı kurarak saatler boyunca yardım bekledi. Kızılay görevlileri çocuğu telefonda sakinleştirmeye çalışırken bölgeye bir ambulans gönderildi.
Ancak bir süre sonra hem Hind’le hem de ambulanstaki sağlık çalışanları Yusuf Zeino ve Ahmed el-Madhun ile iletişim kesildi.
Aradan 12 gün geçtikten sonra Hind’in ve ailesinin cesetleri otomobilde, iki sağlık çalışanının cesetleri ise birkaç metre ötedeki parçalanmış ambulansın içinde bulundu. Filistin Kızılayı o dönem ambulansın doğrudan vurulduğunu açıklamıştı.
Hind’in Kızılay görevlileriyle yaptığı telefon görüşmelerinin kayıtlarının yayımlanması olayın dünya çapında büyük yankı uyandırmasına neden olmuştu.
İsrail önce “askerlerimiz bölgede değildi” demişti
İsrail ordusunun Şubat 2024’te açıkladığı ilk incelemede birliklerin Hind’in bulunduğu aracın yakınında olmadığı savunulmuştu.
Ordu o dönemde, bölgede İsrail güçlerinin bulunmaması nedeniyle ambulansın hareketinin İsrail ordusuyla ayrıca koordine edilmesine de ihtiyaç olmadığını ileri sürmüştü.
Ancak daha sonraki bağımsız incelemeler bu açıklamayla ilgili soru işaretlerini artırdı. Washington Post’un yaptığı araştırmada İsrail zırhlı araçlarının olay sırasında bölgede bulunduğuna ilişkin bulgular ortaya konulmuş, telefon kayıtlarında duyulan silah seslerinin de İsrail ordusunun kullandığı silahlarla uyumlu olduğu bildirilmişti.
İsrail ordusunun şimdi açıkladığı iç inceleme de askerlerin otomobile ateş açtığını kabul ederek ilk açıklamayla arasındaki önemli çelişkiyi ortaya çıkardı.
Yaklaşık 150 olay incelendi
Hind Rajab dosyası, İsrail ordusunun Gazze’de askerlerin davranışlarına ilişkin yürüttüğü daha geniş kapsamlı incelemenin bir parçası.
İsrail ordusu, savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 150 olayı inceleme mekanizması aracılığıyla değerlendirdiğini açıkladı. Bunlardan beş yüksek profilli olay hakkında karar verildi.
İki olay için ceza soruşturması açılmasına karar verildi.
Bunlardan ilki Hind Rajab, ailesi ve onları kurtarmaya çalışan sağlık görevlilerinin öldürülmesi.
İkincisi ise Mart 2025’te Gazze’nin Tel el-Sultan bölgesinde 15 Filistinli sağlık ve yardım çalışanının öldürülmesi olayı.
Tel el-Sultan olayında sağlık ve kurtarma ekiplerinin araçları İsrail askerlerinin ateşine maruz kalmış, daha sonra cesetler ve bazı araçlar iş makineleriyle toprağa gömülmüştü. Filistin Kızılayı, olayla ilgili bağımsız uluslararası soruşturma talep etmişti.
World Central Kitchen dosyasına soruşturma yok
İsrail ordusu aynı inceleme kapsamında üç başka olayda ise ceza soruşturması açılmasına gerek olmadığı sonucuna vardı.
Bunların arasında Nisan 2024’te World Central Kitchen’ın yedi yardım çalışanının öldürüldüğü saldırı da bulunuyor. İsrail daha önce bu saldırıda ciddi operasyonel hatalar yapıldığını kabul etmiş ve bazı subaylara disiplin cezası vermişti; ancak son değerlendirmede cezai suç şüphesi bulunmadığı sonucuna varıldı.
Karar Avustralya’da sert tepkiye yol açtı.
Saldırıda öldürülenler arasında Avustralyalı yardım çalışanı Zomi Frankcom da bulunuyordu. Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, İsrail’in kararının beklenen hesap verebilirlik standardının “çok gerisinde kaldığını” belirterek İsrail’in Canberra Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına çağırdı.
Frankcom’un ailesi de ceza soruşturması açılmamasını sert şekilde eleştirerek bağımsız soruşturma talebini yineledi.
Hind Rajab’ın ailesi: İsrail yargısına güvenmiyoruz
İsrail’in soruşturma kararına Hind Rajab’ın ailesinden de temkinli bir tepki geldi.
Hind’in büyükannesi, ailenin İsrail’in kendi yargı sistemine güvenmediğini belirterek adaletin uluslararası mekanizmalar aracılığıyla sağlanmasını istediklerini söyledi.
Hind Rajab’ın adını taşıyan ve İsrailli askerler hakkında farklı ülkelerde hukuki girişimlerde bulunan Hind Rajab Foundation da benzer bir açıklama yaptı.
Vakıf, İsrail ordusunun soruşturmasına “güvenmediklerini” belirterek bunun gerçek bir hesap verebilirlik sürecinden ziyade uluslararası baskıyı azaltmaya yönelik olduğunu savundu ve bağımsız uluslararası soruşturma çağrısında bulundu.
Soruşturmanın sonucu belirleyici olacak
İsrail ordusunun Hind Rajab dosyasında askerlerinin araca ateş açtığını kabul etmesi, olayın ortaya çıkmasından bu yana İsrail tarafından yapılan en önemli resmi değerlendirmelerden biri.
Ancak ceza soruşturmasının açılması, henüz herhangi bir askerin suçlandığı veya yargılanacağı anlamına gelmiyor. Soruşturmanın hangi askerleri ve komuta kademelerini kapsayacağı, olası suçlamaların ne olacağı ve dosyanın iddianameye dönüşüp dönüşmeyeceği henüz bilinmiyor.
İsrailli ve uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail ordusunun geçmişte askerlerin karıştığı sivil ölümlerine ilişkin soruşturmalarının çok azının ceza davasıyla sonuçlandığını belirterek süreci eleştiriyor. İsrail ordusu ise askeri adalet sisteminin bağımsız olduğunu ve hukuka aykırı davranışlarla ilgili iddiaların incelendiğini savunuyor.