Hürmüz'de tansiyon yeniden yükseldi: İki ADNOC gemisi saldırıya uğradı, geçişler ortalamanın altında

Hürmüz Boğazı'nda gerilim yeniden tırmandı. Abu Dabi devlet petrol şirketi ADNOC'a ait iki gemi boğazdan geçerken saldırıya uğradı. Birleşik Arap Emirlikleri saldırıdan İran'ı sorumlu tutarken, Tahran'dan ilk aşamada yanıt gelmedi. Kpler verilerine göre boğazdan geçen emtia gemilerinin sayısı Ağustos ayı ortalamasının altında kalırken Brent petrol 87 doların üzerine çıktı.

Dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasındaki gerilimin yeniden yükselmesiyle bir kez daha küresel piyasaların odağına yerleşti.

Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC), şirkete ait iki geminin 13 Ağustos Perşembe akşamı Hürmüz Boğazı’ndan geçişleri sırasında saldırıya uğradığını açıkladı. Saldırılarda yaralanan olmadığı, olayın ardından durumun kontrol altına alındığı bildirildi. Reuters’a göre gemilerin yükleri ve meydana gelen olası hasarın boyutu hakkında ise ayrıntılı bilgi paylaşılmadı.

BAE doğrudan İran’ı suçladı

Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanlığı, saldırının İran tarafından gerçekleştirildiğini öne sürdü ve olayı sert ifadelerle kınadı.

BAE'nin resmî açıklamasında iki ADNOC bağlantılı geminin hedef alınmasından İran sorumlu tutulurken, ticari gemilerin hedef alınmasının bölgesel istikrar ve küresel enerji güvenliği açısından tehdit oluşturduğu belirtildi. Bakanlık ayrıca İran Devrim Muhafızlarını Hürmüz Boğazı’nı ekonomik baskı aracı olarak kullanmakla suçladı.

Ancak saldırının faili konusunda BAE’nin açıklaması şu aşamada resmî suçlama niteliğinde. Reuters’ın haberini yayımladığı sırada İran Dışişleri Bakanlığı veya İran Devrim Muhafızlarından son saldırıya ilişkin bir açıklama gelmemişti.

Bu nedenle saldırının İran tarafından gerçekleştirildiği iddiasını bağımsız olarak kesinleşmiş bir olgu şeklinde sunmak mümkün değil.

Bir haftadan kısa sürede ikinci olay

Son saldırı, ADNOC bağlantılı gemilerin bir haftadan kısa süre içinde yaşadığı ikinci ciddi güvenlik olayı oldu.

BAE, 8 Ağustos'ta da ADNOC bağlantılı bir geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçişi sırasında İran tarafından hedef alındığını açıklamıştı. Son iki geminin saldırıya uğraması, bölgedeki ticari deniz trafiğine yönelik güvenlik risklerinin devam ettiğini gösteriyor.

Reuters'ın daha önce aktardığı ADNOC verilerine göre şirket, çatışmaların başlamasından bu yana personeli ve deniz varlıklarına yönelik saldırıların operasyonlarını ciddi şekilde etkilediğini bildirmişti.

Gemi geçişleri ortalamanın altında

Gerilim yalnızca askerî ve diplomatik açıklamalarla sınırlı kalmıyor. Hürmüz'deki ticari gemi trafiği de normal seviyelerin altında seyrediyor.

Enerji ve deniz taşımacılığı veri şirketi Kpler’in Reuters tarafından aktarılan verilerine göre, 13 Ağustos Perşembe günü dokuz emtia gemisi Hürmüz Boğazı’ndan geçti.

Bu sayı bir önceki gün kaydedilen beş gemilik geçişin üzerinde olsa da Ağustos ayında şu ana kadarki günlük 12 gemilik ortalamanın altında kaldı.

Perşembe günü geçen dokuz geminin beşi Basra Körfezi’ne giriş, dördü ise Umman Körfezi’ne çıkış yaptı. Gemilerin büyük bölümünün İran tarafındaki deniz rotasını kullandığı bildirildi.

Ancak bu rakamların tüm deniz trafiğini eksiksiz göstermediği de belirtiliyor. Reuters, bazı gemilerin takip sistemlerini kapatarak seyretmesi nedeniyle Kpler sayımlarına dahil olmayabileceğine dikkat çekiyor.

ABD ve İran’dan karşılıklı “kontrol” mesajları

Boğazdaki tansiyonu artıran bir diğer unsur ise Washington ile Tahran’dan gelen karşılıklı açıklamalar.

İran'ın Besic paramiliter teşkilatının başkanı, Hürmüz Boğazı’nın İran'ın “kontrolü ve yönetimi” altında olduğunu savundu.

ABD yönetimi ise İran'a yönelik deniz ablukasının süresiz olarak sürdürülebileceğini ve Tahran üzerindeki ekonomik baskının artırılacağını açıkladı. Ateşkes görüşmelerinin sonuç vermemesi, kritik su yolunda kısa vadede normal ticari akışa dönülebileceğine ilişkin beklentileri de zayıflattı.

Böylece dünyanın en önemli enerji koridorlarından birinde iki taraf da kontrol iddiasında bulunurken, belirsizliğin maliyeti doğrudan ticari gemilere ve enerji piyasalarına yansıyor.

Dünyanın petrol ve LNG ticaretinin yaklaşık beşte biri

Hürmüz Boğazı'nın önemi, taşınan enerji miktarından kaynaklanıyor.

Reuters’a göre şubat sonunda başlayan çatışmalardan önce küresel günlük petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte biri İran ile Umman arasındaki dar su yolundan geçiyordu. Çatışmaların başlamasının ardından geçişlerin tekrar tekrar kesintiye uğraması navlun maliyetlerini yükseltirken deniz taşımacılığındaki güvenlik endişelerini de artırdı.

Bu nedenle Hürmüz'deki birkaç günlük aksama dahi yalnızca Körfez ülkelerini değil, Asya ve Avrupa'daki enerji piyasalarını da etkileyebilecek potansiyele sahip.

Petrol yeniden 87 doların üzerinde

Gerilimin etkisi petrol piyasalarında da hissediliyor.

Reuters'ın 14 Ağustos günü 10.47 GMT itibarıyla aktardığı verilere göre Brent petrolün varil fiyatı 87,19 dolara, ABD tipi WTI petrol ise 81,75 dolara yükseldi.

Brent’in haftalık yükselişi yaklaşık yüzde 4,3’e ulaşırken WTI’daki artış yüzde 4,6 civarında gerçekleşti. Piyasalardaki yükselişte ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını uzun süre devam ettirebileceğine yönelik açıklamalar ve Orta Doğu'dan petrol arzında yeni kesintiler yaşanabileceği endişesi etkili oldu.

Bununla birlikte yüksek ABD petrol stokları ve küresel talebe ilişkin daha zayıf beklentiler, fiyatlarda daha sert bir yükselişi sınırlayabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Hürmüz’deki gerilim Türkiye’nin enflasyon hesabını da ilgilendiriyor

Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler Türkiye açısından da yalnızca dış politika başlığı değil.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 30 Temmuz tarihli Para Politikası Kurulu toplantı özetinde “Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin varlığını koruduğunu” açıkça belirtirken küresel navlun maliyetlerinin de olumsuz seyrettiğine dikkat çekti.

TCMB ayrıca jeopolitik belirsizliklerin enerji ve hammadde akışında kesintilere neden olabileceğini, bunun üretim maliyetlerini yükselterek küresel ölçekte enflasyonist baskı yaratabileceğini değerlendirdi. Banka, yükselen ham petrol fiyatlarının Türkiye'deki enflasyon görünümünü de olumsuz etkileyebileceğine işaret ediyor.

Bu nedenle Hürmüz’de yeni ve kalıcı bir arz kesintisi yaşanması halinde petrol fiyatı, akaryakıt maliyetleri, taşımacılık giderleri ve üretim maliyetleri üzerinden Türkiye'nin enflasyon görünümünün de yeni bir baskıyla karşılaşması olası.

İki ADNOC gemisine yönelik son saldırı henüz bölgedeki enerji akışını tamamen durdurmuş değil. Ancak geçişlerin aylık ortalamanın altında seyretmesi, petrolün yeniden 87 doların üzerine çıkması ve Washington ile Tahran arasındaki karşılıklı sertleşen açıklamalar, Hürmüz Boğazı’nın küresel ekonomi açısından yeniden en kritik risk noktalarından birine dönüştüğünü gösteriyor.

gerilim Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi Hürmüz Boğazı