Dünya Bankası'ndan yapay zekâ uyarısı: Her 5 çalışandan biri AI'ye anlamlı ölçüde maruz
Dünya Bankası'nın 6 Ekim'de yayımladığı Avrupa ve Orta Asya raporuna göre bölgede yaklaşık her beş çalışandan biri yapay zekâya anlamlı ölçüde maruz kalan bir meslekte çalışıyor. Buna karşılık AI kullanan şirketlerin oranı yüzde 10'un altında kalıyor. Kurum, önümüzdeki on yılın temel riskinin yapay zekânın aşırı kullanımından çok, teknolojinin yeterince hızlı ve yaygın biçimde benimsenememesi olabileceği uyarısında bulundu.
Yapay zekânın çalışma hayatını ne ölçüde değiştireceğine ilişkin tartışmaya Dünya Bankası’ndan yeni veriler geldi.
Dünya Bankası, 6 Ekim’de yayımladığı “Making AI Work: Jobs, Firms, and Productivity” başlıklı Avrupa ve Orta Asya Ekonomik Güncellemesi’nde, yapay zekânın bölgenin mevcut uyum kapasitesinden daha hızlı ilerlediğini belirtti.
Türkiye de raporun kapsadığı Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki ülkeler arasında yer alıyor.
Her 5 çalışandan biri AI’ye maruz kalan işlerde
Rapora göre bölgede yaklaşık her beş çalışandan biri, yapay zekâya anlamlı ölçüde maruz kalan mesleklerde çalışıyor.
Bu çalışanların özellikle genç, yüksek eğitimli ve kadın çalışanlar arasında yoğunlaştığı belirtiliyor.
Dünya Bankası ayrıca önemli bir ayrıma dikkat çekiyor: Bir mesleğin yapay zekâya yüksek düzeyde maruz kalması, o mesleğin ortadan kalkacağı veya çalışanın işini kaybedeceği anlamına gelmiyor. AI, bazı görevleri otomatikleştirirken bazı işlerde çalışanların yaptığı işleri destekleyebilir veya dönüştürebilir.
Şirketlerin yüzde 10’undan azı AI kullanıyor
Çalışanların yapay zekâya maruziyeti artarken şirketlerin teknolojiyi benimseme hızı daha düşük kalıyor.
Dünya Bankası’nın verilerine göre Avrupa ve Orta Asya’daki şirketlerin yüzde 10’undan daha azı yapay zekâyı iş süreçlerinde kullanıyor. Bu oran Avrupa Birliği’ndeki şirketlerin yaklaşık yarısı seviyesinde.
Mevcut kullanımın da büyük ölçüde müşteri taleplerinin yanıtlanması, kurum içi bilgi yönetimi ve belge hazırlama gibi temel ve rutin görevlerle sınırlı kaldığı belirtiliyor.
Rapora göre şirketlerin önemli bir bölümünde yapay zekâ kullanımı henüz ölçülebilir bir verimlilik artışı yaratacak derinliğe ulaşmış değil.
Dünya Bankası: Asıl risk AI’nin az kullanılması olabilir
Raporun dikkat çekici sonuçlarından biri de yapay zekânın yaratacağı risklere ilişkin değerlendirme oldu.
Dünya Bankası, önümüzdeki on yılda Avrupa ve Orta Asya açısından temel riskin yapay zekânın “fazla kullanılması” değil, teknolojinin yeterince benimsenmemesi ve ekonomilerin AI’ye uyum sağlayamaması olabileceğini belirtiyor.
Kurum, çalışma çağındaki nüfusun birçok ülkede küçülecek olmasına dikkat çekerek, yapay zekânın üretkenliği artırması halinde iş gücü kaybının ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin bir bölümünü telafi edebileceğini ifade ediyor.
AI’nin önündeki üç temel engel
Dünya Bankası, bölgenin yapay zekâ için güçlü teknik insan kaynağı, yüksek mobil kapsama oranı ve uygun enerji maliyetleri gibi avantajlara sahip olduğunu belirtiyor.
Buna rağmen AI kullanımının yaygınlaşmasının önünde üç temel sorun bulunduğu ifade ediliyor:
Eğitim ve yönetim becerilerindeki eksiklikler
Entegre ve birlikte çalışabilir veri altyapısının yetersizliği
Hesaplama kapasitesine erişimin sınırlı olması
Rapora göre bölgedeki gelişmekte olan ekonomilerin veri merkezi kapasitesi milyon kişi başına yaklaşık 2,1 megavat seviyesinde bulunurken, bölge dışındaki yüksek gelirli ülkelerde bu rakam 31,6 megavata ulaşıyor.
AI çalışanlarına talep yaklaşık dört kat arttı
Dünya Bankası’nın dikkat çektiği bir diğer gelişme ise yapay zekâ becerilerine yönelik iş gücü talebi.
Rapora göre bölgede AI alanında çalışanlara yönelik talep yaklaşık dört kat arttı.
İlk iş gücü piyasası verileri, yapay zekânın şimdilik kitlesel iş kayıplarından çok yeni işe alımlarda azalma ve mevcut çalışanların görevlerinin AI ile desteklenmesi şeklinde etkiler yarattığına işaret ediyor.
Türkiye’den dikkat çeken uygulama
Raporda Türkiye’ye ilişkin somut bir yapay zekâ uygulaması da örnek gösteriliyor.
Dünya Bankası, Türkiye’nin aylık KDV sahtekârlığı tespitinde yapay zekâ tabanlı puanlama sistemi kullanmasını, kamu sektöründe AI’nin daha ileri düzey kullanımına ilişkin örneklerden biri olarak gösteriyor. Ukrayna’nın AI entegre dijital kamu hizmetleri platformu da diğer örnek olarak sıralanıyor.
Bölgesel büyüme yüzde 2,2’ye geriliyor
Raporun diğer önemli başlığını ekonomik görünüm oluşturuyor.
Dünya Bankası, Avrupa ve Orta Asya’daki gelişmekte olan ekonomilerde büyümenin 2025’teki yüzde 2,6 seviyesinden 2026’da yüzde 2,2’ye gerilemesini bekliyor.
Rusya hariç tutulduğunda ise bölgesel büyümenin yüzde 3,7’den yüzde 3’e gerileyeceği tahmin ediliyor.
Yüksek enerji fiyatları, küresel ticarette yeni aksamalar, Ukrayna’daki savaşın devam etmesi, sıkı küresel finansman koşulları ve ana ticaret ortaklarındaki zayıf büyüme temel riskler arasında sıralanıyor.
Dünya Bankası’na göre yapay zekâdan ekonomik fayda sağlanabilmesi için yalnızca teknik altyapının geliştirilmesi yeterli değil. Eğitim, dijital ve yönetsel becerilerin güçlendirilmesi, daha uygun maliyetli hesaplama kapasitesine erişim ve çalışanların AI ile tamamlayıcı rollere hazırlanması da öncelikli politika alanları arasında bulunuyor.