AYM'den işten çıkarma konusunda emsal niteliğinde karar: Eleştiri tek başına fesih için yeterli değil
Anayasa Mahkemesi, çalıştığı belediye şirketini yerel bir televizyon programında eleştirdikten sonra işten çıkarılan çalışanın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, fesih gibi ağır bir yaptırıma başvurulmadan önce daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kalacağının somut biçimde ortaya konulması gerektiğini vurguladı.
Anayasa Mahkemesi, çalışanların ifade özgürlüğü ile işverenin menfaatleri arasındaki denge açısından dikkat çeken bir karara imza attı.
AYM Birinci Bölümü’nün 21 Nisan 2026 tarihinde oybirliğiyle aldığı karar, 2 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.
Karara konu başvuru, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi şirketi Espark Eskişehir Park Bahçe Peyzaj Temizlik AŞ’de çalışan Mehmet Güven’in iş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin süreçten kaynaklandı.
Televizyon programındaki sözleri sonrası işten çıkarıldı
Mehmet Güven, 2021 yılında yerel bir televizyon programına katılarak işyerinde siyasi görüşü nedeniyle farklı muamele gördüğünü ileri sürdü.
Güven, görev yerinde yapılan değişikliği de “sürgün” olarak nitelendirdi.
Programın ardından belediyenin ilgili birimi şirket yönetimine bildirimde bulundu. İşçiden savunma alınmasının ardından iş sözleşmesi feshedildi.
Uyuşmazlık daha sonra bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesi’nin önüne taşındı.
AYM: Fesih son çare olmalı
Anayasa Mahkemesi, işveren hakkında kamuoyu önünde eleştiride bulunan bir çalışanın doğrudan işten çıkarılmasının değerlendirilmesinde ölçülülük ilkesinin gözetilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Yüksek Mahkeme, fesih gibi ağır bir yaptırıma başvurulmadan önce daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kalacağının somut biçimde açıklanması gerektiğini belirtti.
Mahkeme, bu değerlendirme yapılmadan uygulanan fesih yaptırımını ifade özgürlüğü bakımından ölçüsüz buldu.
İfade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verildi
AYM, sonuç olarak başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine hükmetti.
Dosyanın, ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması amacıyla yeniden yargılama yapılmak üzere Ankara Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildi.
Karar ne anlama geliyor?
Karar, çalışanların işverenleri hakkında sınırsız biçimde her türlü ifadeyi kullanabileceği anlamına gelmiyor.
İşçinin sadakat yükümlülüğü ile işverenin ticari ve kurumsal menfaatleri korunmaya devam ediyor.
AYM’nin bu dosyada öne çıkardığı temel nokta, işten çıkarma gibi ağır bir yaptırımın neden gerekli olduğunun ve daha hafif tedbirlerin neden yetersiz kalacağının mahkemeler tarafından somut biçimde değerlendirilmesi gerektiği oldu.
Bu yönüyle karar, çalışanların ifade özgürlüğü ile işverenin yönetim hakkı arasındaki dengenin nasıl kurulması gerektiğine ilişkin önemli bir örnek oluşturdu.
Kaynak: Anayasa Mahkemesi kararı / Resmî Gazete, 2 Ekim 2026