Antalya'da botoks sonrası 20 kişi hastanelik oldu: Dr. Yüksel'den hasta güvenliği uyarısı
Antalya'da son üç ayda botoks uygulamalarının ardından yaklaşık 20 kişinin hastaneye başvurması üzerine açıklama yapan ASYADER Başkanı Dr. Neslihan Üstün Yüksel, yetkisiz ve denetimsiz estetik işlemlere karşı uyardı. Yüksel, 'Kozmetik kaygılar, hasta güvenliğinin önüne geçemez' dedi.
Antalya'da botoks uygulamalarının ardından yaşanan sağlık sorunları, estetik işlemlerde hasta güvenliğini ve denetimleri yeniden gündeme taşıdı. Son üç ayda yaklaşık 20 kişinin çeşitli şikâyetlerle Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'ne başvurmasının ardından Akdeniz Sağlıklı Yaş Alma Derneği (ASYADER) Başkanı Dr. Neslihan Üstün Yüksel, yetkisiz uygulamaların hem insan sağlığını hem de Türkiye'nin sağlık turizmindeki itibarını tehdit ettiğini belirtti.
Botoks sonrası hastaneye başvuran kişilerde nefes darlığı, yutma güçlüğü, konuşma bozukluğu ve görme sorunları gibi belirtiler görüldüğü bildirildi. Hastaların bir kısmının tedavilerinin ardından taburcu edildiği, bazı hastaların ise tedavisinin sürdüğü aktarıldı.
“Sorun botoksta değil, kimin ve nasıl uyguladığında”
Botulinum toksininin tıpta uzun yıllardır kullanılan bir ilaç olduğunu belirten Dr. Yüksel, uygulamanın güvenliğinde hekim yetkinliğinin, kullanılan ürünün ve uygulama koşullarının belirleyici olduğunu söyledi.
Yüksel, şu ifadeleri kullandı:
“Bu tabloyu bir hekim olarak okuduğumuzda gördüğümüz şey, tıbbın sınırında duran bir tercih değil, doğrudan bir hasta güvenliği sorunudur. Botulinum toksini, doğru endikasyonda, doğru dozda ve doğru elde uygulandığında son derece güvenli bir tedavidir; tıpta yıllardır kullandığımız, hastaların hayat kalitesini belirgin biçimde artıran bir ilaçtır. Sorun ilacın kendisinde değil; kimin, hangi ürünle, hangi dozda ve hangi koşullarda uyguladığındadır.”
“Hekimin adı altında yetkisiz işlem yapılması kabul edilemez”
Antalya'daki olayla ilgili gündeme gelen iddiaların titizlikle araştırılması gerektiğini vurgulayan Yüksel, tıbbi müdahalelerin yalnızca gerekli eğitim ve yetkinliğe sahip kişiler tarafından yapılması gerektiğini ifade etti.
Yüksel, “Uygulamanın bir hekim muayenehanesinde, hekimin adı altında ama hekimin eliyle yapılmaması, üstelik bunun bir iddia olarak bile gündeme gelebilmesi, hekimlik onuruna ve mesleki sorumluluğa doğrudan dokunan bir durumdur” dedi.
Ticari beklentilerin hasta güvenliğinin önüne geçemeyeceğinin altını çizen Yüksel, “Hiçbir talep, hiçbir ticari beklenti, hastanın bedeninde yetkimizin ve ehliyetimizin dışına çıkmamızı meşrulaştırmaz” ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin sağlık turizmindeki itibarına dikkat çekti
Türkiye'nin sağlık turizminde elde ettiği başarının uzun yıllara dayanan yatırımların, hekimlerin bilgi birikiminin ve sağlık altyapısının sonucu olduğunu belirten Yüksel, denetimsiz uygulamaların bu birikime zarar vermemesi gerektiğini söyledi.
Uluslararası Sağlık Hizmetleri AŞ (USHAŞ) verilerine göre, Türkiye'yi 2025 yılında sağlık hizmeti almak amacıyla 1 milyon 398 bin 580 kişi ziyaret etti. Sağlık turizminden elde edilen gelir ise yaklaşık 3 milyar 22 milyon dolar oldu.
Yüksel, sağlık turizminin yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda Türkiye'ye duyulan uluslararası güven açısından da önem taşıdığını belirtti.
Yaşanan olayların sektörün tamamına mal edilmemesi gerektiğini ifade eden Yüksel, yetkisiz uygulamalara karşı etkili denetimlerin yapılmasının hem hastaların korunması hem de sektörün güvenilirliğinin sürdürülmesi açısından gerekli olduğunu vurguladı.
“Botoks yaptırmadan önce hekiminizi ve kullanılan ürünü sorgulayın”
Estetik işlem yaptırmayı düşünen vatandaşlara da uyarılarda bulunan Yüksel, uygulamayı gerçekleştirecek hekimin yetkinliğinin ve sağlık kuruluşunun ruhsatının mutlaka sorgulanması gerektiğini belirtti.
Kullanılacak ürünün ruhsatı, menşei ve parti numarası hakkında bilgi alınmasının önemine değinen Yüksel, hastaların uygulanacak doz, işlemin kapsamı ve olası yan etkiler konusunda önceden bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.
Bu konularda belirsizlik bulunması halinde işlemin ertelenmesini önerdi.
“Sağlıklı yaş alma yalnızca dış görünümü korumak değildir”
ASYADER olarak sağlıklı yaş alma bilincini geliştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirten Yüksel, bu anlayışın yalnızca uzun yaşamayı veya genç görünmeyi kapsamadığını ifade etti.
Sağlıklı yaş almanın bedensel ve ruhsal bütünlüğün korunması, koruyucu hekimlik ve bilimsel sağlık hizmetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Yüksel, estetik müdahalelerde de aynı tıbbi ve etik sorumluluğun gözetilmesi gerektiğini söyledi.
“Kozmetik kaygılar hasta güvenliğinin önüne geçemez”
Benzer olayların tekrarlanmaması için denetimlerin artırılması ve mesleki etik kuralların kararlılıkla uygulanması gerektiğini vurgulayan Dr. Neslihan Üstün Yüksel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Kozmetik kaygılar, hasta güvenliğinin önüne geçemez. Telafisi mümkün olmayan durumların önüne geçmek için öncelikle lütfen doğru hekimi seçiniz. Hekimliğin bir sanat icrası olduğunu bilmeliyiz. Merdiven altı tabir edilen, Sağlık Bakanlığı ruhsatı olmayan yerlerde, yetkisiz kişilerce ve uygun olmayan ürünlerle işlem yapılmasına son verilmesi, ciddi bir halk sağlığı sorununun önüne geçmemizi sağlayacaktır.”