ADD açıklamasında, 31 Ocak 1990’da evinin önünde silahlı saldırı sonucu katledilen Kurucu Genel Başkan Prof. Dr. Muammer Aksoy ile 24 Ocak 1993’te aracına konulan bombayla yaşamını yitiren gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun öldürülmelerinin, 90’lı yıllarda artan aydın cinayetlerinin başlangıç noktası olduğu ifade edildi.
“Cumhuriyet’ten Kopuşun Zemini 12 Mart ve 12 Eylül’de Hazırlandı”
Açıklamada, 12 Mart 1971 muhtırası ve 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle birlikte özgürlükçü 1961 Anayasası’nın tasfiye edildiği, yerine getirilen 1982 Anayasası ve darbe hukukunun toplumsal yaşamı baskı altına aldığı belirtildi. Bu süreçte basın özgürlüğü, üniversite özerkliği, kültür-sanat ortamı ve toplumsal örgütlenmenin hedef alındığı kaydedildi.
ADD, bu zeminin Türkiye’yi önce neoliberal soygun düzenine, ardından 2000’li yıllarda emperyal destekli siyasal İslam çıkmazına sürüklediğini savundu.
“Aksoy Susturuldu, Ama Düşüncesi Yaşıyor”
Prof. Dr. Muammer Aksoy’un, 19 Mayıs 1989’da 49 Cumhuriyet aydınıyla birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurduğu hatırlatılan açıklamada, derneğin kuruluş bildirgesinde ortaya koyduğu yol haritasının emperyal çevreleri rahatsız ettiği ve Aksoy’un bu nedenle hedef alındığı ifade edildi.
Açıklamada, Aksoy’un yanı sıra Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter ve Uğur Mumcu cinayetlerinin toplumda derin yaralar açtığına dikkat çekilerek, bu cinayetlerin arkasındaki karanlık yapıların tam anlamıyla ortaya çıkarılamadığı vurgulandı.
“Laik Cumhuriyet Hedef Alındı”
ADD açıklamasında, Uğur Mumcu’nun emperyalizm, petrol şirketleri, bölücü ve gerici yapılar arasındaki ilişkileri ortaya koyduğu için hedef haline getirildiği belirtilerek, şu görüşlere yer verildi:
“Uğur Mumcu da hocası Muammer Aksoy gibi, emperyalistlerle dinci ve bölücü işbirlikçilerini rahatsız etmiş, bu nedenle susturulmuştur.”
“Anmak Yetmez, Mücadele Etmek Gerekir”
Açıklamada, yalnızca anma törenleriyle yetinmenin yeterli olmadığı belirtilerek, Mumcu’nun şu sözleri hatırlatıldı:
“Laiklik ilkesini savunmak için Atatürk gibi yürekli, Atatürk gibi inançlı olmak gerekir.”
ADD, Cumhuriyet aydınlarının düşüncelerinin savunulması ve kitleselleştirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Nutuk’taki Görev Hâlâ Geçerli”
Açıklamada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’un sonunda Türk gençliğine verdiği görevin bugün de geçerliliğini koruduğu belirtilerek, her yurttaşın Cumhuriyet’i her koşulda koruma sorumluluğu olduğu ifade edildi.
“Yeniden Atatürk Cumhuriyeti”
ADD Genel Merkezi açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Kemalizm’in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuzun semalarına asarak, Yeniden Atatürk Cumhuriyeti’ne ulaşma azim ve kararlılığımızla; başta Muammer Aksoy ve Uğur Mumcu olmak üzere tüm devrim şehitlerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyoruz.”

















