Medeni Yasa'nın, eşitlikçi aile yapısının, eşit yurttaşlığın, laik yaşam tarzının, toplumsal ortaklığın ve barışın güvencesi olduğu, bu nedenle başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere hiç kimsenin hukuk güvenliği kalmayacağı, kişilik haklarının kolaylıkla ihlal edilebileceği, eşitsizliklerin güçlüler lehine pekiştirilebileceği, zaten tahrip edilmiş olan laik hukuk sisteminin bütünüyle terk edileceği uyarısı yapılıyor.
İktidarın Medeni Yasa değişikliği, yeni Anayasa yapmak gibi başlıkların açmasının nedeninin sadece toplumun dikkatini ekonomik çöküşten uzaklaştırmak veya yerel seçimlerde farklı kesimlerin oy desteğini almak için uyguladığı bir taktik olmadığı, aksine laiklik ve demokrasiden yana tüm çevreler kendi iç yapılanmalarına ve tüm toplum ekonomik krize odaklanmışken, kendi siyasi planını hayata geçirmek, 21 yılda fiilen aldığı mesafeyi nihayete erdirmek olduğu belirtiliyor.
Açıklamada;
- Tıpkı Afganistan ve İran'da olduğu gibi nefes almasının dahi yasaklanacağı bir noktaya doğru hızla sürüklendiğimizi görmek ve bunun hayati önemine göre davranmak için başka ne yapılması ve söylenmesi gerekiyor?
- Ataerkil sistemin bütün baskı araçlarını dini kullanarak perçinlemenin "Türkiye Yüzyılı" hayalinin bir parçası olduğunu, bunun ülkenin bütün yakıcı sorunları kadar hayati önemde olduğunu bugün değilse ne zaman kabulleneceğiz?
- Hiçbir koşul öne sürmeden, hiçbir öncelik hiyerarşisi yapmadan ve birlikte mücadeleyi öteleme gerekçesi üretmeden ortak ve etkili bir karşı duruşu sergilemenin vakti gelmedi mi?
- Muhalif siyasi partilerin, yerel seçimlerden önce Medeni Yasa'nın ve Anayasa'nın virgülüne dahi dokunulmaması için en geniş işbirliğini kurması önümüzdeki en önemli demokrasi sınavı değil mi? soruları yöneltiliyor.
Açıklamada, Medeni Yasa'yı savunmanın ülkenin kuruluşuna emeği geçenlere borcumuz, geleceğimize ve bu ülkenin tüm çocuklarına karşı sorumluluğumuz olduğu vurgulanıyor.
Açıklamanın Tam Metni: Adalet Bakanı’na Sesleniyoruz
EŞİK (Eşitlik İçin Kadın Platformu)Kadın örgütleri, Nisan 2020’de gündeme gelen çocuk cinsel istismarı faillerine af girişimine karşı TCK 103 Kadın Platformu olarak yeniden bir araya geldi ve affın çıkarılmasını engelledi. Hemen ardından kadına karşı şiddetle ilgili İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye’nin imzasının çekilmesi tartışmaları açılınca, daha kapsayıcı bir isim altında devam etmeye karar verildi. Platform, çalışmalarına 1 Ağustos 2020 tarihinden itibaren EŞİK – Eşitlik İçin Kadın Platformu adıyla devam etti. Eşit, özgür yaşama hakkına ve kazanımlara yönelik tehditlere karşı ortak mücadeleye zemin sağlayan EŞİK, bugüne kadar çocukların cinsel istismarı, İstanbul Sözleşmesi, kadına yönelik şiddet gibi pek çok konuda yerel, ulusal ve uluslararası çok sayıda çalışma gerçekleştirdi.

















