Özel Sağlık Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Arman Öztürk, uzayan yaşam süresi, hareketsizlik ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının bel hastalıklarına zemin hazırladığını söyledi.
Omurganın vücudun temel taşıyıcı yapısı olduğunu belirten Uzm. Dr. Öztürk, yaş ilerledikçe kas ve iskelet sisteminde bozulmaların başladığını ifade etti. Her bel ağrısının fıtık kaynaklı olmadığını vurgulayan Öztürk, bu nedenle doğru tanı ve tedavinin uzman hekim tarafından planlanması gerektiğini kaydetti.
Tedavi kişiye özel planlanmalı
Bel ağrısının uzun süredir tıp dünyasının üzerinde durduğu önemli konulardan biri olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Arman Öztürk, şu bilgileri verdi:
“Eğer hastada bel ağrısı ve hafif kalça ağrısı varsa, ağrı bacağa ya da diz altına yayılmıyorsa, kuvvet kaybı ve ciddi uyuşma bulunmuyorsa, ayrıca idrar veya büyük abdest tutamama gibi belirtiler de yoksa bel fıtığı olma ihtimali düşüktür. Bu belirtilerin olmadığı bel ağrılarının yaklaşık yüzde 90’ının fıtıkla ilişkili olmadığı gösterilmiştir. Hatta MR görüntüsünde fıtık saptansa bile ağrının her zaman fıtıktan kaynaklanmadığı görülmektedir. Çünkü her fıtığın derecesi aynı değildir ve vücut zaman içinde kendini onarabilmektedir. Fıtık, omurga yaşlanmasının doğal bir eşlikçisi olarak da değerlendirilebilir.”
Aşırı kilo ve hareketsiz yaşam riski artırıyor
Bel ağrısında muayene, hasta öyküsü ve şikayetlerin yol gösterici olduğunu belirten Öztürk, “MR sonucuna göre ağrının fıtıkla ilişkili olmadığına karar verdiğimiz hastalarda, eğer aşırı kilo varsa öncelikle kilo verilmesini öneriyoruz. Verilen her kilo, bel üzerindeki baskının azalmasına katkı sağlar” dedi.
Günlük yaşam alışkanlıklarının da tedavinin önemli bir parçası olduğunu ifade eden Öztürk, araba kullanırken cüzdanı tek cepte taşımanın, masa başında kambur ya da kaykılarak oturmanın, ağır sırt çantaları kullanmanın ve tek omuza yük bindiren alışkanlıkların bel sağlığını olumsuz etkilediğini söyledi.
Hastalara doğru yük kaldırma ve taşıma tekniklerini anlattıklarını belirten Öztürk, gerekirse ilaç tedavisine başlandığını, ilaçla düzelmeyen durumlarda ise ultrason ya da skopi eşliğinde kas, bağ veya ekleme yönelik nokta atışı enjeksiyon tedavileri uygulandığını, fizik tedavinin de bu sürece eşlik ettiğini kaydetti.
UZMAN HEKİME DANIŞIN
Cerrahi müdahale son seçenek
Cerrahi müdahalenin en son seçenek olarak değerlendirildiğini vurgulayan Uzm. Dr. Arman Öztürk, “Eğer hastanın bacağında kuvvet kaybı, ciddi uyuşma ya da idrar ve büyük abdest tutamama gibi belirtiler varsa hızlı şekilde cerrahi değerlendirmeye yönlendiriyoruz. Ancak burada da günlük yaşamın düzenlenmesi ve obeziteden uzak durulması büyük önem taşıyor. Her hastanın durumu farklı olduğu için tanı ve tedavi mutlaka uzman hekim gözetiminde yürütülmelidir” dedi.

















