Sosyal medyada sık sık yaptığı sıra dışı ve provokatif paylaşımlarla gündeme gelen, bu nedenle de “tweet atan general” olarak anılan Kainerugaba, 11 Nisan 2026 tarihinde X hesabından yaptığı açıklamalarla Uganda-Türkiye ilişkilerini hedef alan çıkışlarda bulundu.
1 milyar dolarlık “güvenlik payı” talebi
Kainerugaba’nın Türkiye’ye yönelik çıkışının merkezinde Somali yer aldı. Ugandalı general, Uganda ordusunun yaklaşık 19 yıldır Somali’de Eş-Şebab’a karşı yürüttüğü askeri mücadelenin, Türkiye’ye bölgede büyük ekonomik ve stratejik alan açtığını öne sürdü.
Türkiye’nin Mogadişu Limanı, havalimanı ve çeşitli altyapı projeleri üzerinden elde ettiği kazanımlarda Uganda’nın payı olduğunu iddia eden Kainerugaba, bu nedenle Ankara’nın Uganda’ya ödeme yapması gerektiğini savundu. Paylaşımında, “Konuşmaya bile başlamadan önce Türkiye’den en az 1 milyar dolar güvenlik payı istiyoruz” ifadesini kullanan Kainerugaba, aksi halde Uganda’daki Türk büyükelçiliğini kapatabileceğini söyledi.
Türkiye’ye 30 günlük ültimatom
Ugandalı general, açıklamalarında bununla da yetinmedi. Türkiye’ye 30 gün süre verdiğini belirten Kainerugaba, bu sürede taleplerinin karşılanmaması halinde daha sert adımlar atacağını ifade etti.
Kainerugaba, Türk Hava Yolları’nın uçuşlarını engelleyebileceğini öne sürerken, Uganda vatandaşlarına da güvenlik gerekçesiyle Türkiye’ye seyahat etmemeleri çağrısında bulundu. Paylaşımlarında kullandığı dil, diplomatik teamüllerin ötesine geçerek doğrudan tehdit tonu taşıdı.
Ayrıca, “Bir yıl içinde İstanbul’da bir kahraman gibi karşılanacağım” şeklindeki ifadeleri de dikkat çekti.
“Türkiye’nin en güzel kadınını istiyorum” sözleri tepki çekti
Kainerugaba’nın paylaşımları yalnızca siyasi ve diplomatik tehditlerle sınırlı kalmadı. General, sosyal medya üzerinden yaptığı bir başka paylaşımda “Türkiye’nin en güzel kadınını” eş olarak istediğini yazdı.
Bu ifade, hem Türkiye’de hem de uluslararası kamuoyunda tepki topladı. Daha önce de İtalya Başbakanı Giorgia Meloni hakkında benzer kişisel ve uygunsuz ifadeler kullanan Kainerugaba’nın bu tarzı, birçok çevre tarafından “gayri ciddi”, “provokatif” ve “diplomatik sorumlulukla bağdaşmayan” bir tutum olarak değerlendirildi.
İran’a tehdit, İsrail’e açık destek
Muhoozi Kainerugaba, aynı paylaşımlarında bölgesel gelişmelere ilişkin de sert açıklamalar yaptı. İran’ı hedef alan general, elinde yüz binlerce “savaşçı genç” bulunduğunu öne sürerek Tahran’a yönelik tehdit dili kullandı.
Buna karşılık İsrail’e açık destek verdiğini söyleyen Kainerugaba, “Kutsal Toprakları korumak için kendi komutam altında 100 bin askeri İsrail’e sevk etmeye hazırım” ifadelerini kullandı. Yahudilere ilişkin sözleri ve İsrail’i savunmayı dini bir görev gibi sunması da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.
Uganda hükümetinden temkinli yaklaşım
Kainerugaba’nın açıklamaları sonrası Uganda hükümetinden doğrudan net bir yalanlama ya da açık destek açıklaması gelmedi. Ancak Uganda’nın Birleşmiş Milletler temsilcisinden gelen açıklama, krizin büyümesini önlemeye yönelik bir mesaj olarak yorumlandı.
Uganda’nın BM temsilcisi, generalin çıkışlarının aksine, Türkiye ile ilişkilerine büyük değer verdiklerini belirterek tansiyonu düşürmeye çalıştı. Bu açıklama, Uganda yönetimi içinde Kainerugaba’nın sert ve kişisel çıkışlarıyla daha kurumsal diplomatik çizgi arasında fark bulunduğuna işaret etti.
Diplomatik gerilim mi, kişisel provokasyon mu?
Muhoozi Kainerugaba, daha önce de sosyal medya paylaşımlarıyla çeşitli ülkeleri ve liderleri hedef alan çıkışlarıyla gündeme gelmişti. Bu nedenle son açıklamaları bazı çevrelerce kişisel provokasyon olarak görülürken, bazı yorumcular ise böylesi bir ismin aynı zamanda Uganda ordusunun başında bulunmasının, paylaşımlara daha ciddi bir diplomatik boyut kazandırdığını vurguluyor.
Türkiye’ye yönelik 1 milyar dolarlık talep, diplomatik ilişki kesme tehdidi ve THY uçuşlarını engelleme çıkışı, Uganda-Türkiye hattında resmi bir krize dönüşmese de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.

















