Türkiye, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin (BMGK) 12 Ekim 2026 tarihinde Suriye'deki gelişmeleri ele aldığı toplantıda İsrail'in bölgedeki askerî faaliyetlerine yönelik eleştirilerini yineledi.
Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Konseyin 10239'uncu toplantısında yaptığı konuşmada Suriye'nin siyasi ve güvenlik durumunu değerlendirdi.Yıldız, Suriye'nin karşı karşıya olduğu zorluklara rağmen normalleşme ve kurumsal yeniden yapılanma sürecinde ilerleme kaydettiğini söyledi.Ancak ülkenin güneyindeki güvenlik gelişmelerinin ve İsrail'in askerî faaliyetlerinin istikrarı tehdit etmeyi sürdürdüğünü belirtti.
İsrail'in Kuneytra'daki faaliyetlerine tepki
Büyükelçi Yıldız, İsrail'in özellikle Suriye'nin güneyindeki askerî müdahalelerini eleştirdi.Kuneytra bölgesinde Sufa 53 olarak anılan hat boyunca İsrail'in faaliyetlerini yeniden artırdığına dikkat çeken Yıldız, bu girişimleri 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nı zayıflatmaya ve sahada yeni fiilî durumlar oluşturmaya yönelik adımlar olarak değerlendirdi.İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden faaliyetlerinin ülkenin yeniden yapılanma sürecine zarar verdiğini savundu.Yıldız, askerî müdahalelerin yalnızca güvenlik açısından değil, Suriye'nin ekonomik toparlanması ve bölgesel iş birliği imkânları bakımından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Türkiye'den 1974 anlaşması ve 497 sayılı karar vurgusu
Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi, İsrail'in 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na ve ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına uyması gerektiğini vurguladı.Yıldız, özellikle 1981 tarihli ve 497 sayılı
BM Güvenlik Konseyi kararına dikkat çekerek İsrail'in işgal altındaki
Suriye Golanı'ndan çekilmesi çağrısında bulundu.
1974 yılında
İsrail ile Suriye arasında imzalanan anlaşma, tarafların askerî güçlerinin ayrılmasını ve iki taraf arasında bir tampon bölge oluşturulmasını düzenliyor.Anlaşmanın uygulanmasını denetlemek üzere Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözlem Gücü (UNDOF) görevlendirildi.BM Güvenlik Konseyinin 17 Aralık 1981 tarihinde kabul ettiği 497 sayılı karar ise İsrail'in işgal altındaki Golan Tepeleri'ne kendi yasalarını, yargı yetkisini ve yönetimini uygulama kararını uluslararası hukuk bakımından hükümsüz sayıyor.Karar, İsrail'den söz konusu uygulamayı geri almasını talep ediyor.
İsrail askerî varlığını güvenlik gerekçesiyle savunuyor
İsrail, Suriye'nin güneyindeki askerî varlığını sınır güvenliği ve silahlı gruplardan kaynaklandığını ileri sürdüğü tehditlerle gerekçelendiriyor.İsrailli yetkililer, bölgede oluşturulan güvenlik alanının saldırıların önlenmesi açısından gerekli olduğunu savunuyor.Buna karşılık Türkiye ve Suriye, İsrail'in askerî faaliyetlerinin ülkenin egemenliğini ihlal ettiğini belirtiyor.BM bünyesindeki değerlendirmelerde de İsrail'in 2024 yılı sonrasında ayrıştırma bölgesindeki askerî varlığını genişletmesi ve ateşkes hattının ötesine gerçekleştirdiği operasyonlar, 1974 anlaşmasının uygulanması açısından sorun olarak ele alınıyor.
Suriye'nin yeniden yapılanma süreci de gündemde
Büyükelçi Yıldız, konuşmasında Suriye'nin siyasi kurumlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik gelişmelere de değindi.
Suriye Halk Meclisinin yasama yetkilerini kullanabilecek bir yapıya dönüştürülmesini ve önceki yönetim döneminde kurulan terör mahkemesinin kaldırılmasına yönelik yasal girişimleri olumlu gelişmeler arasında gösterdi.Yıldız, Suriye hükümetinin DEAŞ'la mücadelede uluslararası ortaklarla yürüttüğü iş birliğine de dikkat çekti.Terör örgütünün faaliyetlerini değişen koşullara uyarladığını belirten Yıldız, Suriye'deki güvenlik kurumlarının kapasitesinin güçlendirilmesi için uluslararası desteğin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
BM temsilcisinden de diplomasi çağrısı
Toplantıda konuşan BM Genel Sekreterinin Suriye Özel Temsilci Yardımcısı Claudio Cordone da İsrail'in 1974 tarihli anlaşmaya uyması ve Suriye'nin egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini vurguladı.Cordone, taraflar arasındaki güvenlik düzenlemelerinin uluslararası hukukla uyumlu diplomatik yollarla ele alınması gerektiğini belirtti.
Güvenlik Konseyinden yeni bir yaptırım kararı çıkmadı
12 Ekim'deki toplantıda Türkiye'nin yaptığı açıklama, Ankara'nın İsrail'in Suriye'deki askerî faaliyetlerine ilişkin diplomatik tutumunu ortaya koydu.Ancak konuşma, BM Güvenlik Konseyinin İsrail'e yönelik yeni bir yaptırım veya çekilme kararı aldığı anlamına gelmiyor.Türkiye'nin talebi, mevcut uluslararası anlaşmaların ve Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmasına dayanıyor.Golan Tepeleri'nin statüsü ve Suriye'nin güneyindeki askerî hareketlilik, bölgesel güvenlik ve uluslararası diplomasi açısından önemli gündem başlıkları arasında yer almaya devam ediyor.