Raporda, Türkiye’de özellikle 1950’li yıllardan sonra hız kazanan Kentleşme sürecinin çoğu zaman plansız geliştiği ifade edildi. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Gaziantep ve Kocaeli gibi büyükşehirlerin yoğun nüfus baskısı altında büyüdüğüne dikkat çekilen raporda, betonlaşmanın artmasıyla doğal su havzalarının yapılaşmaya açıldığı, tarım alanlarının daraldığı, ulaşım yoğunluğunun ve çevre kirliliğinin arttığı vurgulandı.
“Şehirler yaşanabilir olmaktan uzaklaşıyor”
Raporda, büyükşehirlerde motorlu taşıt yoğunluğu, sanayi faaliyetleri ve kalitesiz yakıt kullanımının hava kirliliğini artırdığı belirtilerek, bu durumun solunum yolu hastalıkları, kalp-damar rahatsızlıkları ve yaşam kalitesinde düşüş gibi ciddi sonuçlara yol açtığı kaydedildi.
Türkiye’nin su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığına dikkat çekilen raporda, yağış rejimlerinin değiştiği, baraj doluluk oranlarının düştüğü ve yer altı sularının azaldığı ifade edildi. Aşırı yağışlar nedeniyle şehirlerde sel ve taşkın riskinin de büyüdüğü belirtilen raporda, dere yataklarının yapılaşmaya açılması, betonlaşma ve yetersiz drenaj sistemlerinin bu riski artırdığı aktarıldı.
Atık yönetimi ve yeşil alan vurgusu
Raporda, kent nüfusunun artmasıyla birlikte katı atık miktarının da hızla yükseldiği belirtildi. Geri dönüşüm oranlarının düşüklüğü, plastik atık yoğunluğu, düzenli depolama sahalarının yetersizliği ve elektronik atıkların kontrolsüz artışı önemli sorun alanları arasında gösterildi.
Yeşil alan kaybının şehir yaşamını olumsuz etkilediğine dikkat çekilen raporda, yoğun yapılaşmanın park alanlarını azalttığı, ekolojik koridorları parçaladığı ve ısı adası etkisini artırdığı ifade edildi. Yeşil alan eksikliğinin yalnızca çevresel değil, psikolojik ve sosyal etkiler de oluşturduğu vurgulandı.
“Yeni şehircilik anlayışlarına ihtiyaç var”
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, Türkiye’de şehirlerin daha yaşanabilir, sağlıklı ve dayanıklı hale gelmesi için yeni şehircilik modellerine ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
Raporda, su yönetimi, geri dönüşüm, çevre dostu ulaşım sistemleri, yürünebilir mahalleler, kompakt şehir modeli, sünger şehir yaklaşımı ve yeşil altyapı uygulamalarının önemine dikkat çekildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye’de hızlı kentleşme, beraberinde birçok çevre sorununu da getirmektedir. Artan nüfus, plansız yapılaşma, trafik yoğunluğu, hava kirliliği, su kaynaklarının azalması ve yeşil alan kaybı şehir yaşamını olumsuz etkilemektedir. Kuraklık, sel ve aşırı hava olayları da şehirler için önemli bir risk haline gelmiştir.”
“Çevre dostu ulaşım artık zorunluluk”
Raporda, çevre dostu ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi, geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması, su kaynaklarının korunması ve yeşil alanların artırılmasının artık tercih değil zorunluluk olduğu vurgulandı.
Yağmur suyunun değerlendirilmesi, atıkların yeniden ekonomiye kazandırılması ve yürünebilir şehirlerin oluşturulmasının hem çevresel hem de sosyal açıdan önemli katkılar sağlayacağı ifade edildi.
Saadet Partisi Sosyal İşler Başkanlığı, raporun sonuç bölümünde daha temiz hava, güçlü altyapı, daha fazla yeşil alan ve sürdürülebilir şehirler için yerel yönetimlerin, kurumların ve vatandaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.
Açıklama, “Gelecek nesillere daha sağlıklı bir çevre bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadeleriyle sona erdi.
















