TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı Mehmet Daniş ile
RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler’i dinledi.Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskleri araştırmak amacıyla kurulan komisyon, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt başkanlığında toplandı.Komisyonda konuşan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, şiddet içerikleri, siber zorbalık, mahremiyet ihlalleri, dezenformasyon ve çocukların yaşına uygun olmayan yayınların fiziksel, zihinsel ve duygusal gelişim üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiğini söyledi.
Yeni içerik sembolleri geliyor
RTÜK’ün kullandığı Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi’nin dijital yayıncılığın değişen ihtiyaçlarına göre güncellendiğini belirten Daniş, yeni sistemin kısa süre içinde uygulanmaya başlanacağını açıkladı.Yeni koruyucu sembol sisteminde şiddetin türleri, ayrımcılık ve intihar gibi içeriklere ilişkin yazılı uyarıların yer alacağını söyleyen Daniş, zorbalığın da ilk kez çok boyutlu biçimde değerlendirildiğini ifade etti.Sisteme “bağımlılık” ve “uygunsuz dil” olmak üzere iki yeni içerik sembolünün eklenmesinin planlandığını belirten Daniş, yaş kategorilerine de 10+ ve 16+ işaretlerinin dahil edileceğini söyledi.Daniş, çocuklara yönelik olumsuz içerik taşıyan yayınların ekrana geliş saatlerinin de yeni sembollere göre yeniden düzenleneceğini kaydetti.
Son 5 yılda 345 milyon liralık ceza
RTÜK Başkanı Daniş, çocukların gelişimini olumsuz etkileyebilecek yayınlara yönelik denetim ve yaptırımların sürdürüldüğünü belirtti.Genel ahlaka aykırılık, kaba dil kullanımı, bağımlılık riski, suç, şiddet ve istismar içeren yapımlar nedeniyle son 5 yılda 454 kez idari yaptırım uygulandığını açıklayan Daniş, verilen idari para cezalarının toplamının yaklaşık 345 milyon liraya ulaştığını söyledi.Yalnızca ihlal sonrasında ceza uygulanmadığını ifade eden Daniş, yayıncılarla önleyici rehberlik ve çocuk hakları odaklı yayıncılık anlayışı çerçevesinde sürekli iletişim kurduklarını kaydetti.
Algoritmik şeffaflık çağrısı
Daniş, çocukların karşılaştıkları içeriklerin yalnızca içeriğiyle değil, sunuluş biçimi ve algoritmalar tarafından önerilme yöntemiyle de değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.Algoritmik şeffaflığın artırılması, yaş güvencesi sistemlerinin geliştirilmesi, ebeveyn kontrol araçlarının güçlendirilmesi ve çocuk hakları etki değerlendirmesinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Daniş, amaçlarının çocukları dijital dünyadan uzaklaştırmak olmadığını ifade etti.Daniş, çocukların dijital dünyanın sunduğu imkânlardan güvenli, bilinçli ve dengeli biçimde yararlanabilmesi için kamu kurumları, aileler, eğitimciler, yayıncılar ve teknoloji şirketlerinin ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
“YouTube gibi kuruluşları lisanslamamız gerekiyor”
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Daniş, Türkiye’de çok sayıda genel yayın yapan kanal bulunmasının reyting kaygısıyla içerik üretimine yol açtığını savundu.Gençlerin ve toplumun büyük bölümünün dijital mecraları kullandığına dikkat çeken Daniş, mevcut mevzuatın yenilenmesini istedi.Daniş, “Mümkünse YouTube gibi habercilik ve yayıncılık yapan kuruluşları da bizim lisanslamamız gerekiyor” dedi.Sosyal medya ve dijital platformlardaki gelişmeleri izleyerek raporlayacak yeni bir programın birkaç ay içerisinde devreye alınacağını açıklayan Daniş, yetki verilmesi halinde RTÜK’ün sosyal medya ve dijital yayınları da denetleyebileceğini söyledi.
Her 10 gençten 9’u sosyal medyada
RTÜK Başkan Yardımcısı Deniz Güler de Gençlerin Medya Kullanımı ve Dijital Okuryazarlık Araştırması 2025’in sonuçlarını komisyon üyeleriyle paylaştı.Araştırmanın 26 ilde, 15-21 yaş arasındaki 7 bin 511 gençle yapıldığını belirten Güler, gençlerin sosyal medyada günlük ortalama 3 saat 24 dakika geçirdiğini söyledi.Gençlerin isteğe bağlı yayın platformlarını günlük ortalama 58 dakika, televizyonu 40 dakika ve radyoyu 38 dakika kullandığını aktaran Güler, günlük sosyal medya kullanım oranının yüzde 90 olduğunu açıkladı.Güler, 2018 yılında yaklaşık 3 saat olan günlük televizyon izleme süresinin 2025’te 40 dakikaya gerilediğini belirterek medya düzenlemelerinin yalnızca televizyon merkezli düşünülemeyeceğini ifade etti.Araştırmaya göre gençlerin yüzde 89,2’sinin en az bir sosyal medya hesabı bulunurken her 10 gençten 6’sı dijital yayın platformlarını aktif olarak kullanıyor.
Gençlerin yüzde 88’i yaş sınırı istiyor
Araştırmada gençlerin yüzde 30’unun sosyal medyanın kendilerini gerçek hayattan uzaklaştırdığını düşündüğü belirlendi.Gençlerin yüzde 88’inin sosyal medya için yaş sınırı uygulanmasını istediğini açıklayan Güler, talep edilen ortalama yaş sınırının 16 olduğunu söyledi.Güler, gençlerin dijital dünyanın imkânlarından yararlanmak istediğini ancak kontrolsüz erişimin oluşturduğu risklerin de farkında olduğunu belirtti.