Mısır,
Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Doğu Akdeniz’de enerji, güvenlik ve siyasi iş birliğini derinleştirme mesajı verdi.Mısır Cumhurbaşkanı
Abdülfettah es-Sisi, Yunanistan Başbakanı
Kiryakos Miçotakis ve
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi lideri
Nikos Hristodulidis, 8 Eylül’de Mısır’ın El-Alameyn kentinde üçlü iş birliği mekanizması kapsamında bir araya geldi.Zirvenin ardından yayımlanan ortak bildiride Kıbrıs, Libya, Gazze, Lübnan, enerji güvenliği, deniz yetki alanları ve Avrupa Birliği-Mısır ilişkilerine ilişkin ortak tutumlar açıklandı.
Kıbrıs için BM kararları vurgusu
Üç ülke, Kıbrıs sorununda BM Genel Sekreteri ve kişisel temsilcisinin yürüttüğü girişimlere destek verdiğini açıkladı.Ortak bildiride, Kıbrıs meselesinin
Birleşmiş Milletler çerçevesinde ve ilgili BM Güvenlik Konseyi kararlarına uygun kapsamlı bir çözüme kavuşturulmasına yönelik çabaların desteklendiği belirtildi.Böyle bir çözümün Doğu Akdeniz’de barış ve bölgesel istikrara önemli katkı sağlayacağı ifade edildi.Bildirinin resmi metninde doğrudan “federasyon” ifadesi yer almıyor. Bu nedenle zirvenin sonucunu aktarırken “üç ülke Kıbrıs’ta federasyon istedi” yerine
“BM kararları temelinde kapsamlı çözüme destek verdi” ifadesi daha doğru.Bu başlık, aynı gün KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Hristodulidis arasında devam eden temaslar açısından da önem taşıyor.
Libya’dan tüm yabancı güçlerin çekilmesi çağrısı
Zirvenin Türkiye açısından en dikkat çekici maddelerinden biri
Libya konusunda yayımlandı.
Mısır, Yunanistan ve GKRY; Libya’nın egemenliği, toprak bütünlüğü ve ulusal birliğine desteklerini yineledi.Üç ülke, siyasi sürecin dış müdahalelerden uzak biçimde
Libyalılar tarafından yürütülmesi gerektiğini belirtirken şu çağrıyı yaptı:
Libya’daki tüm yabancı güçlerin ve paralı askerlerin ülkeden çekilmesi.Ayrıca BM’nin mümkün olan en kısa sürede eş zamanlı cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin yapılmasına yönelik girişimlerine destek verildi.Bildiride herhangi bir ülkenin adı verilmedi. Dolayısıyla bu maddeyi doğrudan yalnız Türkiye’ye yönelik bir çağrı olarak sunmak doğru olmaz.Ancak Türkiye’nin Libya’daki askeri varlığı ve Ankara-Trablus arasındaki güvenlik anlaşmaları nedeniyle söz konusu çağrı
Türkiye açısından da doğrudan önem taşıyor.Deniz yetki alanlarında UNCLOS mesajı
Üçlü bildiride Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarına ilişkin ayrı bir vurgu da yapıldı.Taraflar, deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma veya mutabakatların uluslararası hukuka ve
Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne (UNCLOS) uygun yapılması gerektiğini belirtti.Bu madde özellikle Türkiye-Yunanistan arasındaki Doğu Akdeniz ve Ege anlaşmazlıkları açısından dikkat çekiyor.
Miçotakis de zirvenin ardından yaptığı açıklamada Yunanistan ile
Mısır arasındaki daha önce imzalanan kısmi münhasır ekonomik bölge anlaşmasını örnek gösterdi.Yunanistan’ın hem Doğu Akdeniz’de hem Ege’de diyalogdan yana olduğunu söyleyen Miçotakis, ancak istikrarın
“taviz vermek veya oldu-bittileri kabul etmek anlamına gelmediğini” söyledi.Miçotakis bu bölümde Türkiye’nin adını doğrudan anmadı.
Kıbrıs gazı Mısır üzerinden Avrupa’ya taşınacak
Zirvenin en somut ekonomik başlıklarından biri enerji oldu.Ortak bildiride enerji güvenliği üçlü iş birliğinin temel unsurlarından biri olarak gösterildi.Taraflar Mısır’dan Avrupa’ya elektrik taşımayı hedefleyen
GREGY elektrik bağlantısı projesine desteklerini tekrarlarken Kıbrıs açıklarındaki doğal gaz sahalarının Mısır’ın mevcut gaz altyapısına bağlanmasına yönelik çalışmaların hızla tamamlanması çağrısında bulundu.Miçotakis ise planın nasıl işleyeceğini daha ayrıntılı anlattı.Yunanistan Başbakanı’na göre Kıbrıs’ta üretilecek doğal gazın Mısır’a götürülerek burada mevcut tesislerde sıvılaştırılması, ardından LNG olarak Yunanistan’daki
Revithoussa ve Dedeağaç terminallerine ulaştırılması mümkün.Gaz buradan “Dikey Koridor” üzerinden Güneydoğu ve Orta Avrupa ülkelerine taşınabilecek. Miçotakis bunun yıllardır konuşulan bir enerji modelinin artık uygulama aşamasına yaklaştığını söyledi.Kıbrıs’taki Cronos sahasının üretime 2028’de başlaması planlanıyor. Zirve günü projeye ilişkin mühendislik ve kurulum çalışmalarında 500 ila 750 milyon dolar büyüklüğünde yeni bir sözleşme de açıklandı.Bu enerji hattı Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de bölgesel enerji merkezi olma hedefleri açısından da yakından izlenecek.
Gazze konusunda ortak iki devletli çözüm mesajı
Üç lider Gazze’deki gelişmeleri de görüştü.Ortak bildiride bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin
4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olacak şekilde kurulmasına destek tekrarlandı.Gazze’de insani yardımın sivillere kesintisiz ulaştırılması, yeniden yapılanma sürecinin başlaması ve Batı Şeria ile Gazze’nin siyasi ve coğrafi bütünlüğünün korunması istendi.Miçotakis kendi açıklamasında bundan daha ileri giderek Gazze’de ateşkes planının ikinci aşamasının uygulanması ve
Hamas’ın silahsızlandırılmasını öncelik olarak gösterdi.Bu ifade Miçotakis’in açıklaması; üçlü ortak bildiride Hamas’ın silahsızlandırılması aynı açıklıkta ayrı bir ortak talep olarak yer almıyor.
İsrail de bu üçlü yapının parçası mı?
Zirvenin zamanlaması bölgedeki diğer ittifak ve ortaklıklar nedeniyle dikkat çekti.Yunanistan, toplantıdan yaklaşık bir hafta önce İsrail ile yaklaşık
3 milyar avroluk, 3,5 milyar dolara yakın hava savunma anlaşması imzaladı. Atina ile Tel Aviv arasındaki savunma, enerji ve güvenlik ilişkileri son yıllarda belirgin biçimde güçlendi.Hristodulidis’in de zirve haftasında İsrail liderliğiyle temas takvimi bulunuyor. Bununla birlikte bu gelişmeler,
Mısır-Yunanistan-GKRY mekanizmasının İsrail’in de içinde bulunduğu yeni bir askeri ittifaka dönüştüğü anlamına gelmiyor.8 Eylül tarihli ortak bildiride
İsrail veya Türkiye adıyla yer almıyor.Miçotakis de zirvenin ardından üçlü iş birliğinin “herhangi bir ülkeye karşı yönelmediğini” açıkça söyledi ve mekanizmayı Doğu Akdeniz’de istikrar ve refah için bir iş birliği modeli olarak tanımladı.Bu nedenle bölgede
“İsrail-Mısır-Yunanistan-GKRY Akdeniz ittifakı kuruldu” demek mevcut resmi verilerin ötesine geçen bir yorum olur.Buna karşılık enerji, savunma, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik konularında Yunanistan, GKRY, Mısır ve İsrail arasında çeşitli ikili ve çok taraflı bağların giderek yoğunlaştığı görülüyor.
Dalia Ziada’nın değerlendirmesi resmi tutum değil
Mısırlı analist Dalia Ziada, zirveyi Mısır’ın bölgede Türkiye ile ilişkilerini sürdürürken Yunanistan ve GKRY ile kurduğu stratejik dengeyi de koruma çabası olarak yorumladı.Ziada’nın “İsrail fiziken toplantıda değildi ancak masadaydı” yönündeki değerlendirmesi de
analistin siyasi yorumu niteliğinde.Bu ifade üç ülkenin ortak bildirisine veya resmi açıklamalarına dayanmıyor.Resmi belgelerden çıkan daha ihtiyatlı sonuç şu:
Mısır, Yunanistan ve GKRY Doğu Akdeniz’deki üçlü mekanizmalarını derinleştiriyor; enerji ve deniz yetki alanları konusunda ortak çizgilerini güçlendiriyor. Ancak bunu resmen Türkiye veya başka bir ülkeye karşı kurulmuş ittifak olarak tanımlamıyorlar.Bir sonraki üçlü zirvenin Kıbrıs’ta yapılması planlanıyor.