• Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kadın
  • Politika
  • Siyaset
  • Yerel
    TÜM İLLERİSTANBUL
  • İnsan Hakları Kültür-Sanat Spor Çevre Bilim ve Teknoloji Asayiş
  • Ara
SON DAKİKA:
22:47
Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, 30 meclis üyesiyle YENİ Parti'ye katıldığını açıkladı
16:43
Sandıktan çıkan harita değişti: 81 ilin 37'sinde belediyelerin siyasi yönetimi el değiştirdi
16:36
Mustafa Sarıgül'ün koruması dahil 5 kişi gözaltına alındı
16:33
Valiliğin eylem yasağına AYM'den ihlal kararı: Soyut güvenlik gerekçeleriyle gösteriler yasaklanamaz
03:13
İstanbul Valisi Gül'den sel felaketiyle ilgili dikkat çeken açıklama: "Zamanında tedbir alınsa 7 kişi ölmeyebilirdi"
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Kadın
  3. Meral Danış Beştaş: "Kutsal olan aile değildir; kutsal olan aile kurumunun içinde şiddetsiz, eşit ve onurlu bir yaşamın tesisidir"
Kadın
Yayınlanma: 04 Haziran 2025 - 20:14

Meral Danış Beştaş: "Kutsal olan aile değildir; kutsal olan aile kurumunun içinde şiddetsiz, eşit ve onurlu bir yaşamın tesisidir"

DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "Bu yılı değil sadece, önümüzdeki 10 seneyi aileyi önceleyen politikaları hayata geçirmek amacıyla değerlendireceğiz" sözlerini eleştirdi.

Kadın
04 Haziran 2025 - 20:14
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
(TBMM) - DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş,  "Biz 10 yıl daha bu tahkimin sürmesini kabul mü edeceğiz? Tabii ki etmiyoruz ve bununla ilgili mücadelemizi her gün yükselteceğiz. aile kurumunun kendisine karşı değiliz. Bizler aile içinde kadının maruz bırakıldığı fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddete karşıyız. Kutsal olan aile değildir. Kutsal olan aile kurumunun içinde şiddetsiz, eşit ve onurlu bir yaşamın tesisidir" diye konuştu.

Beştaş, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, kadın olmanın bu coğrafyada başlı başına bir direniş haline geldiğini söyledi.

"Sokakta yürümek, eğitim görmek, karar vermek, kendi hayatına dair söz sahibi olmak, bütün bunlar kadınlar için her geçen gün daha da zorlaşıyor. Özellikle genç kadınlar sistematik baskının, ekonomik krizin ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin tüm ağırlığını iliklerine kadar hissediyor. Bu ülkede değişmeyen tek şey değişimin kendisi değil, kadın bedeni üzerindeki tahakküm kurma amacı" diyen Danış Beştaş, yakın zamanda çokça tartışılan vajinal doğum söylemlerini anımsattı. 

Vajinal doğum dayatmasının etkilerinin görüldüğünü ve tartışıldığını söyleyen Danış Beştaş, şöyle devam etti:

"Yüzyıllardır katledilen, şiddete, tacize, emek sömürüsüne maruz kalan kadınlara kendi hakları ve bedenleri üzerinde söz kurma hakkı tanınmazken 11 tane erkek çıkıp kadın bedeni üzerinden, üstelik doğum gibi bir mesele üzerinden pankart açabildi. Nedir bunun manası? Erkeklerin kadın bedeni üzerindeki tahakkümün, bu sadece iktidarın normalleştirmeye çalıştığı bir sağlık meselesi mi? Değil tabii ki. Bu aslında sağlık meselesi üzerinden bu tahakkümün meşrulaştırılmasıdır. Bakın 21. yüzyılda hala üreme sağlığı sorunları kadınlar için mahrem bir konu gibi tartışılıyor. Üreme çağı en çok sağlık sorunu ile karşılaşılan dönemken, bu dönemde kadınlar için birçok hususta doktora gitmek bile bir çekince haline gelebiliyor. Birçok engel var. Bir tane örnek vermekle yetineceğim.

"1 Ocak-3 Nisan arasında 98 kadın öldürüldü, 156 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti"

Bilkent Şehir Hastanesinden skandal bir haber geldi. Bir genç kadın bekar olduğu için tedavi edilmedi. Tedavi için gittiği doktorda 'bekar mı, evli mi' diye sorulduktan sonra gençlik merkezlerine yönlendirildi ve tedavisi gerçekleştirilmedi. 25 yaş altı kadınlar için kurulan Gençlik Danışma ve Sağlık Hizmet Merkezine gönderiliyor kadınlar. Bekar mı, evli mi olduğuna göre ayrıştırılıyorlar ve psikolog görüşmeleri eşliğinde psikolojik baskıya da maruz kalıyorlar. Yine ve yeniden görüyoruz ki kadın sağlığı sorunu başlı başına politik ve tabii ki sınıfsal bir meseledir. Bu ülkede kadınlar doğum şeklinden dolayı değil, erkek şiddetinden, erkek devletin koruma ve aklama politikalarından, cezasızlık politikalarından, yoksulluktan ölüyorlar, ölmeye devam ediyorlar. Erkekler 2024'te en az 378 kadını ve 43 çocuğu öldürdü, katletti. 2024 yılında transların da olduğu en az 282 kadının ölümü basına şüpheli olarak yansıdı. Basına yansıyan bilgilere göre, erkekler en az 18 koruma ve uzaklaştırma kararı ve talebine rağmen öldürüldü. 2025'in ilk çeyreğinde Türkiye'de kadına yönelik şiddet vakaları artık alarm verici boyutlara ulaştı. 1 Ocak-3 Nisan arasında basına yansıyan verilere göre 98 kadın öldürüldü, 156 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti diye kayıtlara geçti ve 207 kadın şiddet ve yaralamaya maruz kaldı, 240 kadın ise seks işçiliğine zorlanmaya maruz kaldı. Tüm bunlar olurken peki yargı ne yapıyor? Gerçekten kadına yönelik şiddetle mücadelede hangi politikalar güdülüyor?"

"Kadının tek kimliğinin annelik olduğu tezine ve iddialarına karşıyız"

Danış Beştaş, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin evli olduğu kadını 32 yerinden bıçaklayarak öldüren Recep Koyuncu'ya verilen 22 yıllık hapis cezası kararını bozduğunu hatırlatarak, şunları kaydetti:

"Bizzat evini ziyaret ettiğim, anne ve babasıyla görüştüğüm Dilan Yıldırım... Bu konuda önergede verdik, Mecliste de gündem yaptık, aileyi de ziyaret ettim. Şüpheli şekilde öldüğü hem ailenin bilgileri hem dosyada yansıyan bilgilerle sabit. Fakat ne yapıldı Dilan Yıldırım davasında? Eşi hakkında sadece suç delillerini gizlemek nedeniyle beş ay hapis cezası verilerek ertelendi. Bu yeni Dilanların öldürülmesine büyük bir kapı açıyor tabii ki ve bunlar olurken hiçbir şey olmamış gibi, kadınlar yoksul değil, ölmüyor, şiddet görmüyor gibi bir perspektifle 'Aile Yüzyılı' söylemleriyle her gün kamuoyuna açıklamalar yapıyor. Bu vahim tabloyu kısaca izah etmeye çalıştım. 'Kutsal Aile', 'Aile Yüzyılı' gibi söz söylemlerle bu acı tablo, bu vahim tablo perdelenemez. Sayın Cumhurbaşkanı son bir açıklamasında 'Bu yılı değil sadece, önümüzdeki 10 seneyi aileyi önceleyen politikaları hayata geçirmek amacıyla değerlendireceğiz' demiş. Biz 10 yıl daha bu tahkimin sürmesini kabul mü edeceğiz? Tabii ki etmiyoruz ve bununla ilgili mücadelemizi her gün yükselteceğiz. Aileye karşı değiliz. Aile kurumunun kendisine karşı değiliz. Bizler aile içinde kadının maruz bırakıldığı fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddete karşıyız. Bizler, kadının sadece aile içine sıkıştırılarak cinsiyetçi iş bölümü üzerinden, toplumsal hayattan ve istihdamdan uzaklaştırılmasına karşıyız. Yükünün, bakım yükünün ve ailenin kadın üzerinden tarif edilmesine karşıyız. Kadının tek kimliğinin sadece annelik olduğu tezine ve iddialarına karşıyız. Bizler aile kurumu ve içerisindeki bu sömürü ve şiddet düzeninin kutsal aile söylemleriyle cezasız bırakılması ve örtbas edilmesine karşıyız. Kutsal olan aile değildir. Kutsal olan aile kurumunun içinde şiddetsiz, eşit ve onurlu bir yaşamın tesisidir. Maalesef ülkemizde kadınlar bu yaşamdan mahrum bırakıldıkları için ölmeye devam ediyorlar. Şöyle de kadınlar için bir tablo var, ölmek istemediklerini haykırırken bile cezalandırılıyorlar, yargılanıyorlar, tutuklanıyorlar."

"Nefret iklimi birçok kesimden insana nefret söylemi hususunda büyük bir cüret veriyor"

TBMM Başkanlığına teklif olarak sunulmadığını ancak basına LGBTİ+'ların "varlığına saldıran" bir tasarı sızdırıldığını söyleyen Danış Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tasarı çok kapsamlı bir şekilde TCK'da öngördüğü ayrımcı değişiklikler ile varlığa savaş açmış bir taslak niteliğinde. 'Aile Yılı' ilanı ile ailenin merkeze alınarak kadının birey olarak yok sayıldığı bir dönemde yaşıyoruz. Maalesef bu tabloda nefret iklimi başta siyaset zemininde de olmak üzere birçok kesimden insana nefret söylemi hususunda büyük bir cüret veriyor. Bunu üzülerek takip ediyoruz. Cinsiyetsizleştirilme gibi, sapkın gibi birçok ifadeyle hedef haline getiriliyorlar, kriminalize ediliyorlar. Oysaki hepimiz farkındayız aslında. Objektif konuşursak, insani duyarlılığımızla, tarihi arka planla, dünyayı gözeterek ve bu konuda yazılan, çizilenleri etrafımızı izlersek şunu çok iyi görürüz. LGBT'ler servis edildiği gibi değil, zararlı bir akım değil, bir varlık mücadelesi, varlıklarını ispat etmeye çalışıyorlar. Bu, toplumda varlıkları kabul edilmeyen, ötekileştirilen, yok sayılan, sadece varlığı sebebiyle nefret ve söylem eylemlerine maruz kalan her kesimin meselesi olmalıdır."  

 

# Meral Danış Beştaş# aile# DEM Parti
EDİTÖR
Editör
Editör
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
USKD’de Ayla Alkan yeniden başkan seçildi: Türk dünyasının kadın liderlerini buluşturacak proje onaylandı
USKD’de Ayla Alkan yeniden başkan seçildi: Türk dünyasının kadın liderlerini buluşturacak proje onaylandı
Türk İş Kadınları Plaket Töreni’nde Başarılar Ödüllendirildi
Türk İş Kadınları Plaket Töreni’nde Başarılar Ödüllendirildi
Son Haberler
Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, 30 meclis üyesiyle YENİ Parti'ye katıldığını açıkladı
Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, 30 meclis üyesiyle YENİ...
Cemil Tugay: Kısa zamanda çok iş yapalım
Cemil Tugay: Kısa zamanda çok iş yapalım
19 yaşındaki Can Akaş'ın vefatının ardından Elif Esen'den elektronik sigara çağrısı: 'Başka çocuklar ölmesin'
19 yaşındaki Can Akaş'ın vefatının ardından Elif Esen'den elektronik...
14 ilde yasa dışı yumurta ticareti operasyonu: 44 şüpheli adliyeye sevk edildi
14 ilde yasa dışı yumurta ticareti operasyonu: 44 şüpheli adliyeye...
Şile'deki selin ardından Erdoğan'dan ödeme talimatı: AK Parti'den İSKİ'ye altyapı çağrısı
Şile'deki selin ardından Erdoğan'dan ödeme talimatı: AK Parti'den...
AK Parti'den İstanbul'un 39 ilçesi için vizyon belgesi hazırlığı
AK Parti'den İstanbul'un 39 ilçesi için vizyon belgesi hazırlığı
Çok Okunan Haberler
Türk İş Kadınları Plaket Töreni’nde Başarılar Ödüllendirildi
Türk İş Kadınları Plaket Töreni’nde Başarılar Ödüllendirildi
Oğuz Çepni Boyu Federasyonu yönetimi Maltepe’de toplandı
Oğuz Çepni Boyu Federasyonu yönetimi Maltepe’de toplandı
Netanyahu BM kürsüsüne çıktığında delegeler salonu terk etti: Yuhalama sesleri yükseldi
Netanyahu BM kürsüsüne çıktığında delegeler salonu terk etti:...
Altın Koza'da ödüller sahiplerini buldu:
Altın Koza'da ödüller sahiplerini buldu: "Bir Arada Yalnız" geceden...
Kartal’da kentsel dönüşümde yeni aşama: Kuzey Planları için tarih verdi
Kartal’da kentsel dönüşümde yeni aşama: Kuzey Planları için tarih...
Altıntaş: “Fon krizi değil, devlet krizi; çürüyen kurumlar devleti de çürütmüş”
Altıntaş: “Fon krizi değil, devlet krizi; çürüyen kurumlar devleti...
776 günde 60 özel kalem iddiası Meclis’te: Turhan Çömez’den Fatma Betül Sayan Kaya için 7 soru
776 günde 60 özel kalem iddiası Meclis’te: Turhan Çömez’den Fatma...
Waternet, Caddebostan'da 44 kilo atık ve 4 bin 450 sigara izmariti topladı
Waternet, Caddebostan'da 44 kilo atık ve 4 bin 450 sigara izmariti topladı
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer sözünü vermişti: Gülnar, Ilısu suyuna kavuştu
Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer sözünü vermişti: Gülnar, Ilısu suyuna kavuştu

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Kadın
Politika
Siyaset
Yerel
İnsan Hakları
Kültür-Sanat
Spor
Çevre
Bilim ve Teknoloji
Asayiş
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Biyografiler
Vefatlar
Yerel Haberler
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Bilim ve Teknoloji
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • İnsan Hakları
  • Politika
  • Siyaset
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Biyografiler
  • Vefatlar
  • Üye Paneli
  • Yerel Haberler
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
  • Gizlilik Politikası

Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.