Spor-Analiz: Ferhat KızıltaşAslında sorun sadece 10+4 ya da 12+2 meselesi değil. Asıl sorun, Türk futbolunda hiçbir kuralın uzun vadeli planlamaya imkân verecek kadar kalıcı görülmemesi.Türkiye futbol Federasyonu, 2026-27 sezonunda 10+4 yabancı kuralının uygulanacağını bir kez daha açıkladı. Buna göre kulüpler A takım listesine 14 yabancı yazarsa, bunlardan en az dördünün 1 Ocak 2003 ve sonrası doğumlu olması gerekiyor.Bu kuralın doğruluğu ya da yanlışlığı ayrıca tartışılır. Ben bu “artılı” formüllere çok sıcak bakan biri değilim. Sayı neyse net olmalı. Ama ortada bir gerçek var: Bu kural bugün açıklanmadı. Geçen sezondan beri biliniyordu.O yüzden kulüplerin bugün “Ne yapacağız?” noktasına gelmesi biraz da kendi plansızlıklarının sonucu.Trabzonspor örneği burada önemli. Çünkü Trabzonspor bu kurala göre planlama yaptı. Genç oyunculara yöneldi, risk aldı, bonservis ödedi, scoutinge dayalı hamleler yaptı. Bugün elinde bu kurala uyan bir oyuncu grubu var.Bu durum Trabzonspor’un kuraldan özel olarak faydalandığı anlamına gelmiyor. Trabzonspor’un avantajı kural değil; rakiplerinin bu kurala hazırlıksız yakalanmış olması.Bir kulüp önceden açıklanan kurala uygun hareket etti diye suçlu olmaz. Tersine, planlama yaptığı için örnek gösterilmesi gerekir. Asıl soru şu olmalı: Diğer kulüpler bu kuralın uygulanma ihtimalini neden ciddiye almadı?Türkiye’de kulüplerin önemli bölümü hâlâ “Nasıl olsa değişir” anlayışıyla hareket ediyor. Yabancı sınırı iki yılda bir değiştiği için herkes bir açık kapı bekliyor. Sonra federasyon “Değişmeyecek” dediğinde kriz çıkıyor.Bu, Türk futbolunun en büyük problemlerinden biri. Kuralların kendisinden önce kurallara duyulan güven yok. Kulüpler plan yapamıyor, yapanların planı da bir sonraki karar değişikliğiyle boşa düşebiliyor.Geçmişte bunun örneklerini çok gördük. Bir kulüp yabancı sınırına göre yerli ve gurbetçi oyunculara yatırım yapıyor, bir yıl sonra sistem değişiyor. Başka bir kulüp genç yabancıya yöneliyor, ertesi yıl serbestlik tartışılıyor. Böyle bir düzende sağlıklı kadro mühendisliği yapılması mümkün değil.Bu nedenle yabancı kuralı, federasyon yönetimlerinin kısa vadeli inisiyatifine bırakılmamalı. Futbolun paydaşlarıyla, teknik adamlarla, kulüplerle, uzmanlarla gerçek bir çalışma yapılmalı. Genel kurulda kabul edilen ve en az 5 yıl değişmeyecek bir model ortaya konulmalı.O model 10+4 olur, 12+2 olur, tamamen serbest olur ya da başka bir formül olur. Ama ne olacaksa herkes önceden bilsin ve buna göre plan yapsın.Çünkü bugün tartıştığımız şey sadece yabancı sayısı değil. Kulüplerin transfer stratejisi, altyapı planlaması, scouting yatırımı, bütçe yönetimi ve oyuncu satış politikası.Bir kulüp 30 yaş üstü hazır oyunculara gitmek yerine 20-23 yaş arası gelişime açık oyuncular bulup satabiliyorsa, bu kötü bir şey değil. Tam tersine Türk futbolunun ihtiyacı olan şey bu.Türkiye, kariyerinin sonuna gelen yabancı oyuncular için Avrupa’daki son durak olmamalı. Kulüpler genç oyuncu bulmalı, geliştirmeli, satmalı. Bunun için de kuralların öngörülebilir olması şart.Bugün federasyonun 10+4 kararında ısrar etmesi belki bazı kulüpleri zorlayacak. Ama daha büyük mesele şu: Kulüpler bundan sonra “Nasıl olsa değişir” kolaycılığıyla mı hareket edecek, yoksa gerçekten plan yapmayı mı öğrenecek?Yabancı kuralı tartışması bir kez daha gösterdi ki Türk futbolunda sorun sadece kural değil.Sorun, kuraldan çok plansızlık.
Spor
Yayınlanma: 01 Temmuz 2026 - 01:21
Kızıltaş: Futbolda yabancı kuralı değil, plansızlık tartışılmalı
Türkiye’de yabancı kuralı tartışması yine aynı yere geldi. Federasyon karar aldı, kulüpler itiraz etti, kamuoyu ikiye bölündü ve sezon başlamadan herkes yeniden aynı soruyu sormaya başladı: Bu kural değişecek mi?
Spor
01 Temmuz 2026 - 01:21
EDİTÖR

Ferhat Kızıltaş, gazeteci, editör ve spor yorumcusudur. Spor medyasında futbol gündemi, transfer süreçleri, kulüp politikaları ve Türkiye futbolunun...
İlginizi Çekebilir















