Hangi ayrımcılıklar kastediliyor?
Parlamento metni ve ilgili kaynaklar, Taliban’ın kadınlara yönelik uyguladığı çeşitli engelleri “cinsiyet temelli ayrımcılık” olarak tanımlıyor. İşte metinde ve belgelerde belirtilen başlıca örnekler:
| Uygulama / Kısıtlama | Açıklama / Etki |
|---|---|
| Kadınların eğitimine erişim engeli | Kadınlar ve kız çocukları için ortaokul sonrası eğitimin kapatılması, üniversiteye veya teknik eğitime erişimin kısıtlanması gibi uygulamalar var. |
| Kadın çalışanlara kısıtlamalar | Sivil toplum kuruluşlarında, yardım kuruluşlarında kadın çalıştırma yasağı ya da izin vermeme. Parlamento, “kadın insani yardım çalışanlarına uygulanan kısıtlamaların kaldırılması” çağrısında bulunuyor. |
| Sağlık ve tıbbi eğitim kısıtlamaları | Kadınların sağlık eğitimi alması veya sağlık alanında çalışması sınırlanıyor. Parlamento, kadınların tıbbi eğitimden mahrum bırakılmasını da “ayrımcı politika” olarak değerlendiriyor. |
| Eğitim ve yardım faaliyetlerine katılım engelleri | Kadınların sivil toplum, STK’lar ve yardım projelerinde yer alması yasaklanıyor ya da engelleniyor. |
| İnternet kesintileri / iletişim kısıtlamaları | Parlamento, Taliban’ın ülke çapında interneti kapatmasını da eleştiriyor — bu, toplumsal iletişimi kesiyor ve bilgi akışını kısıtlıyor. |
| Şiddet, zorla evlilik ve baskı | Parlamento, tecavüz, cinsel şiddet, erken ya da zorla evlilik gibi uygulamalarla kadınlara yönelik sürekli şiddeti kınıyor. |
Kararın temel talepleri
Parlamentonun metninde yer alan başlıca talepler:
Taliban yönetiminin kadınlara yönelik kısıtlamaları derhal kaldırması.
Kadınların eğitim, sağlık hizmetleri, insani yardım faaliyetlerine tam katılımının sağlanması.
Kadınlara yardım götüren STK’lar ve yardım çalışanlarının engellenmemesi, kadın insani yardım çalışanlarına izin verilmesi.
Avrupa Birliği’nin “cinsiyet ayrımcılığı/ayrılık rejimi (gender apartheid)” kavramını bir insanlığa karşı suçlar kapsamına almayı desteklemesi.
Taliban liderlerine karşı hedefli yaptırımlar, mal varlığı dondurma, seyahat yasağı gibi adımlar atılması.
Afgan insan hakları savunucuları, kadın gazeteciler ve STK çevresindeki riskli grupların AB içinde sığınma süreçlerinde destek görmesi.
Parlamento, Taliban’ın kadınlara yönelik sistematik kısıtlamalarının yalnızca ahlâki ya da toplumsal boyutta değil, hukuki sorumluluk doğurabilecek bir “ayrımcı rejim” niteliği taşıdığını vurguluyor.
Karar metninde ayrıca, uluslararası toplumun cinsiyet apartheid’ı resmi suç olarak tanımasını teşvik eden öneriler yer alıyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dahil birçok kurum, kadın sağlık çalışanlarına getirilen kısıtlamaların insani yardım krizini daha da derinleştirdiğini belirtiyor. Örneğin kadınların “male guardian (mahram)” şartıyla hareket etmesi zorunluluğu, sağlık servislerinin kadın hastalara ulaşımını büyük ölçüde engelliyor. Reuters
Ayrıca bazı haberler, Taliban’ın yardım kaynaklarını kendi gruplarına ya da belirli etnik topluluklara yönlendirdiği iddialarına yer veriyor — bu da ayrımcılığın hem cinsiyet hem etnik boyutunun olabileceğini gösteriyor. AP News
Avrupa Parlamentosu’nun açıklaması, Afganistan’daki depremzedelere yardım erişimini yalnızca lojistik değil, aynı zamanda toplumsal adalet açısından da ele alıyor. “Cinsiyet ayrımcılığı” tanımıyla kastedilen, kadınların yaşamın her boyutundan sistematik olarak dışlanması ve bu dışlanmanın devlet politikası düzeyinde sürdürülmesidir.


















