Ümit Özdağ: Erken seçimin tarihini Erdoğan dâhil kimse bilmiyor
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Giresun'da düzenlediği basın toplantısında ekonomi, erken seçim tartışmaları, sığınmacı politikaları, terörle mücadele süreci ve fındık üreticilerinin sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, 'Erken seçimin ne zaman olacağını Erdoğan dâhil Türkiye'de kimse bilmiyor' dedi.
(GİRESUN) – Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, iki günlük Giresun programı kapsamında Giresun Barosu, Giresun Muhtarlar Derneği, Giresun Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Türk Ocakları Giresun Şubesi’ni ziyaret etti. Giresun Kalesi’ndeki Osman Ağa Anıt Mezarı’nı da ziyaret eden Özdağ, programının ardından basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Türkiye’nin yaklaşık yedi yıldır giderek ağırlaşan bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğunu savunan Özdağ, toplumun büyük bölümünün bu süreçte yoksullaştığını söyledi.
“Türk milletinin yediği lokmadan kesiyorlar”
Hükümetin enflasyonla mücadele kapsamında uyguladığı ekonomi politikalarını eleştiren Özdağ, şunları kaydetti:
“Bütün ülke, yedi yıldan bu yana gittikçe ağırlaşan ve artık bir buhrana dönüşen ekonomik krizi yaşıyor. Türk halkının yüzde 90’ı bu ekonomik buhran sonucunda fakirleşiyor. Türkiye sanayisizleşirken Türk çiftçisi her geçen gün daha yoksul hâle geliyor ve üretimden kopuyor. Hükümet; çiftçinin, sanayicinin, esnafın, emeklinin ve asgari ücretlinin sorunlarını çözmek için ortaya bir makroekonomik plan koyabilmiş değil.”
Hükümetin üç yıldır iç talebi baskılayan bir ekonomi politikası yürüttüğünü belirten Özdağ, “Talep enflasyonunu azaltacağız diyerek Türk milletinin yediği lokmadan kesiyorlar. Üç yıl önce TÜİK rakamlarına göre enflasyon yüzde 38’di, bugün yine inanırsanız yüzde 32. Buna rağmen kayda değer bir sonuç elde edilmiş değil” dedi.
Esnafa ve şoförlere kesilen cezalarla kamunun nakit ihtiyacının karşılanmaya çalışıldığını öne süren Özdağ, ithal ürünlere getirilen yeni vergilerin sanayici tarafından fiyatlara yansıtılacağını ve bunun enflasyonu artıracağını savundu.
Sanayicinin krediye erişmekte zorlandığını ifade eden Özdağ, kredi maliyetlerinin yüzde 60 seviyelerine ulaştığını, firmaların limitleri bulunmasına rağmen bankalardan yeterli kredi kullanamadığını söyledi.
“Seçim öncesinde para dağıtarak günü kurtarmaya çalışıyorlar”
İktidarın ekonomi politikasının seçim odaklı olduğunu ileri süren Özdağ, yüksek faizli dış borç bulunarak emekli ve asgari ücretliye seçim öncesinde zam yapılmasının planlandığını iddia etti.
Özdağ, “İktidarın düşündüğü tek şey, yeni ve yüksek faizli borçlar bulup bu kaynaklarla emekliye ve asgari ücretliye seçim öncesinde zam yapmak, kredi faizlerini düşürerek seçimleri kazanmak. Peki seçimlerden sonra ne olacak? Kriz, buhran şeklinde ağırlaşarak devam edecek” diye konuştu.
Ekonomik kalkınma ile hukuk devleti arasında doğrudan ilişki bulunduğunu belirten Özdağ, muhalefet belediyelerine yönelik operasyonların ekonomik güven ortamına da zarar verdiğini savundu.
Özdağ, “Ekonomide güvenin kalmadığı, hukuk devletinin tasfiye edildiği, muhalefete mensup belediye başkanlarının ve belediye çalışanlarının operasyonlarla tutuklandığı bir ortamda ekonominin sağlıklı şekilde gelişmesi mümkün değildir. Türkiye hukuktan uzaklaştığı ölçüde ekonomik buhran derinleşecektir” ifadelerini kullandı.
“Cumhur İttifakı, DAM İttifakı’na dönüştü”
Siyasi gelişmelere de değinen Özdağ, Cumhur İttifakı’nın DEM Parti ile yürüttüğü temaslar sonucunda yeni bir yapıya dönüştüğünü ileri sürdü.
Özdağ, “Cumhur İttifakı iktidarı şimdi DAM İttifakı’na, yani DEM Parti, AK Parti ve MHP ittifakına dönüşerek Türk milletinin ve Türk devletinin üzerinde taşınması mümkün olmayan bir yük hâline gelmiştir” dedi.
Vatandaşların “Erken seçim ne zaman olacak?” sorusunu yöneltmesinin toplumun zihninde seçim sürecinin başladığını gösterdiğini belirten Özdağ, iktidarın yaklaşan seçimler öncesinde sığınmacılar üzerinden siyasi hesap yaptığını iddia etti.
“Sığınmacılar üzerinden seçmen ithali yapılmak isteniyor”
Hükümetin Suriyeli sığınmacılara yönelik politikalarını eleştiren Özdağ, sığınmacıların Türkiye’ye entegre edilmesinin ve vatandaşlık verilmesinin planlandığını öne sürdü.
Özdağ, “Seçimler yaklaşırken entegre edecekleri ve göndermeyecekleri Suriyelilere vatandaşlık verileceği açıktır. Türk milletinden kaybettikleri oyları seçmen ithali yaparak dengelemeye çalışıyorlar. Bu, Türkiye’nin millî kimliğine düzenlenmiş bir suikasttır” ifadelerini kullandı.
Yeni anayasa tartışmaları kapsamında Türkiye’nin etnik kimlikler üzerinden bölünmek istendiğini savunan Özdağ, Zafer Partisi’nin hukuk devletine, demokrasiye, millî, üniter ve laik devlet yapısına dönüşü savunduğunu söyledi.
“Öcalan’ın statüsü değiştirilmek isteniyor”
Terör örgütü PKK’nın silah bırakmasına yönelik tartışmalar ve bu kapsamda yürütülen sürece ilişkin de konuşan Özdağ, “çerçeve yasa” adı altında TBMM’ye getirilmesi planlanan düzenlemenin Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünü değiştireceğini iddia etti.
Özdağ, söz konusu düzenlemeyle Öcalan’ın cezaevi koşullarının değiştirilmesinin ve PKK mensuplarına yönelik bir af düzenlemesinin gündeme gelebileceğini savundu.
“Bu yasa taslağı çerçevesinde Abdullah Öcalan’ın İmralı’da mahkûm konumundan çıkarılarak bir eve geçirileceğini düşünüyoruz. Bu durumda yeni bir statüye ulaşmış olacaktır. Yine bu çerçeve yasayla PKK mensuplarına af getirileceğini ve yurt dışındakilerin Türkiye’ye dönebileceğini anlıyoruz” diyen Özdağ, bu iddiaları AK Parti, MHP ve CHP seçmenlerine anlatmayı sürdüreceklerini ifade etti.
“Fındık üreticisi hak ettiği kazancı elde edemiyor”
Basın mensuplarının fındık politikalarına ilişkin sorularını da yanıtlayan Özdağ, tarım politikalarının üreticiyi korumaktan uzak olduğunu savundu.
İthalat lobilerinin çiftçinin çıkarlarına zarar verdiğini ileri süren Özdağ, Tarım ve Orman Bakanlığının üreticinin menfaatlerini korumakta yetersiz kaldığını söyledi.
Karadeniz’de dünyanın en kaliteli fındığının üretildiğini belirten Özdağ, kahverengi kokarca başta olmak üzere zararlılarla mücadelede yeterli başarı sağlanamadığını ifade etti.
Özdağ, şöyle konuştu:
“Ordu’da, Giresun’da ve bütün Karadeniz’de fındık üreticisi dünyanın en kaliteli fındığını üretiyor. Buna rağmen hak ettiği desteği ve geliri elde edemiyor. Fındığa zarar veren böcekle yeterli mücadele yapılmıyor. Şu ana kadar yürütülen çalışmalar da başarılı olmadı. İtalyan firmaları Türk üreticisinin ürettiği fındığı uluslararası piyasalara çıkarabiliyor ancak Türk firmaları aynı başarıyı gösteremiyor.”
Bu tablonun plansız ekonomi ve tarım politikalarının sonucu olduğunu savunan Özdağ, Devlet Planlama Teşkilatının kapatılmasının tarım ve sanayi politikalarında önemli bir boşluk oluşturduğunu söyledi.
“Erken seçimin tarihini Erdoğan dâhil kimse bilmiyor”
Bir gazetecinin erken seçim tarihine ilişkin sorusunu yanıtlayan Özdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi açısından en uygun koşullar oluştuktan sonra seçim kararı almak isteyeceğini ancak mevcut ekonomik ve siyasi şartların bunu zorlaştırdığını belirtti.
Özdağ, “Erken seçimin ne zaman olacağını Erdoğan dâhil Türkiye’de kimse bilmiyor. Erdoğan, kendisi açısından en olumlu şartları oluşturduktan sonra seçim kararı alabileceğini düşünüyor ancak Türkiye’nin gidişatı bu şartların oluşmasının olağanüstü zor olduğunu gösteriyor” dedi.
AK Parti’nin iktidar dönemindeki en zayıf sürecini yaşadığını savunan Özdağ, partinin anketlerde yüzde 26-27 bandına gerilediğini ileri sürdü.
Özdağ, AK Parti’nin özellikle 45 yaş üzerindeki seçmenler, emekliler, dul ve yetimler ile esnaf kesiminde oy kaybettiğini; Doğu Karadeniz, İç Anadolu ve Ege bölgelerinde de iktidara yönelik desteğin azaldığını iddia etti.
Esnafın siftah yapamadan iş yerini kapattığını, sanayicinin ise iktidardan beklentisinin kalmadığını savunan Özdağ, “Ziyaret ettiğimiz sanayi ve ticaret odalarında artık ‘İktidar ne yapacak?’ diye sormuyorlar. Bize dönüp ‘Siz ne yapacaksınız?’ diyorlar. Biz de Zafer Partisi olarak programımızı ve çözüm haritamızı Türkiye’yi dolaşarak anlatmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
Özdağ’ın iki günlük Giresun programı; sivil toplum kuruluşlarına yapacağı ziyaretler ile Görele, Keşap ve Bulancak ilçelerinde parti teşkilatları, esnaf ve vatandaşlarla gerçekleştireceği buluşmaların ardından tamamlanacak.
Kaynak: Barış Tüysüz